






Ekonomist TV’de BES, fonlarda yaşanan sorunlar ve yatırımcıların nakit ihtiyacı değerlendirildi. Dr. Artunç Kocabalkan, portföy yönetiminde likiditenin önemini vurgularken, aralık ayında faiz indirimi beklediğini ancak bunun dolar/TL’de sert yükseliş yaratacağını düşünmediğini söyledi.
BS Ekonomi | 3 Kasım 2026
Ekonomist TV Artunç Kocabalkan kanalının 3 Kasım tarihli yayınında, bireysel emeklilik sisteminde birikimlerin enflasyona karşı korunması, fon dağılımı, piyasalardaki güven sorunu ve likidite yönetimi ele alındı.
Programda yatırım kararlarının yalnızca beklenen getiriye göre verilmemesi gerektiği vurgulandı. Paraya ne zaman ihtiyaç duyulacağı, yatırımın hangi koşullarda nakde çevrilebileceği ve olumsuz senaryolara karşı ne kadar dayanılabileceği tartışmanın merkezinde yer aldı.
Kocabalkan, şirketler ve bireyler açısından nakde erişimin önemini şu sözlerle anlattı:
“Merkez Bankası’nın faiz indirmesi başka bir şey. Krediye ulaşabilmek, likiditeye ulaşabilmek başka bir şey.”
“Sürekli şerit değiştirirseniz kaza yaparsınız”
Yayında BES’in enflasyona karşı koruma sağlayıp sağlamadığı değerlendirilirken, sistemde bulunmakla doğru fon dağılımına sahip olmak arasındaki fark üzerinde duruldu.
Kocabalkan, yatırımcıların her fiyat hareketini yakalamaya çalışmasının karar kalitesini bozabileceğini belirterek trafik benzetmesi yaptı:
“Sürekli şerit değiştirirseniz kaza yaparsınız.”
Programda, fırsatı kaçırma korkusuyla bir yatırım aracından diğerine geçmek yerine, tasarruf sahibinin hedeflerine ve risk taşıma kapasitesine uygun bir dağılım oluşturmasının önemi vurgulandı.
Konuklar, değişen piyasa koşullarına göre fon dağılımının gözden geçirilmesini savunurken Kocabalkan, zamanlamanın her kısa vadeli hareketi yakalamak anlamına gelmediğini söyledi:
“Timing her saniyeyi yakalamak değil. Büyük dönüşleri yakalamak.”
Tartışmada, aktif yönetim ile sürekli işlem yapmanın aynı şey olmadığı öne çıktı. Bazı dönemlerde mevcut dağılımı korumanın, bazı dönemlerde ise kademeli değişikliklerin tercih edilebileceği belirtildi.
BES’te nominal kazanç kadar satın alma gücü de önemli
Programda emeklilik birikimlerinin değerlendirilmesinde yalnızca hesap bakiyesindeki artışa bakılmaması gerektiği ifade edildi.
Kocabalkan, yatırımcının gelecekte karşılayacağı harcamaları hatırlatarak eğitim, konut ve emeklilik ihtiyaçlarının satın alma gücü üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Konuklar, geçmişte uyguladıkları fon değişiklikleri ve elde ettiklerini belirttikleri sonuçlar üzerinden deneyimlerini paylaştı. Bu değerlendirmeler, bütün BES fonlarının veya bütün katılımcıların aynı getiriyi sağladığı anlamına gelmiyor. Katılımcıların sonuçları; seçilen fonlara, katkıların zamanlamasına, kesintilere ve sistemde kalış koşullarına göre farklılaşabiliyor.
Fon tartışmalarında güven ve nakde erişim öne çıktı
Yayında, fonlarda yaşanan sorunların yatırımcı davranışlarına etkisi de değerlendirildi. Konuklar, görüştükleri tasarruf sahiplerinde güven kaybı ve paraya erişim konusunda kaygı gözlemlediklerini aktardı.
Kocabalkan, bir yatırımda yaşanan likidite sorununun yalnızca portföy değerini etkilemediğini; işletmelerin ödemelerine ve bireylerin günlük nakit ihtiyacına da yansıyabileceğini belirtti.
Programda bu nedenle yatırımın beklenen getirisi kadar, ihtiyaç anında kullanılabilir olmasının da önem taşıdığı vurgulandı. Para piyasası fonlarına yönelimi değerlendiren konuşmacılar, fonların içeriklerinin ve taşıdıkları risklerin ayrıca incelenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Kocabalkan’ın aralık beklentisi: Faiz indirimi, kurda sert hareket olmadan gerçekleşebilir
Kocabalkan, aralık ayında politika faizinde indirim beklediğini söyledi. Buna karşılık, olası indirimin ardından dolar/TL’de sert bir yukarı hareket öngörmediğini belirtti.
Bu görüşünü, ekonomi yönetiminin kurdaki hareketi sınırlama çabasının devam edeceği beklentisine dayandırdı. Yıl sonu yaklaşırken pozisyon kapatma eğilimi, petrol fiyatları ve yabancı yatırımcı davranışlarının da izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Yayında dile getirilen bu değerlendirme, açıklanmış bir Merkez Bankası kararı değil; Kocabalkan’ın politika ve piyasa beklentisini yansıtıyor.
Tahvil fonlarında fırsatın zamanı tartışıldı
Programda para piyasası fonlarından borçlanma araçları fonlarına olası geçiş de ele alındı.
Konuklar, faizlerde düşüş beklentisinin borçlanma araçları fonlarını gündeme getirebileceğini söyledi. Ancak geçiş zamanlaması konusunda temkinli değerlendirmelerde bulundu.
Bu başlıkta fonların vadesi ve portföy yapısı önem taşıyor. Politika faizindeki bir indirim, bütün tahvil faizlerinin aynı ölçüde düşeceği veya bütün borçlanma araçları fonlarının aynı getiriyi sağlayacağı anlamına gelmiyor.
Stopaj konusunda farklı görüşler
Mevduat ve fonlarda olası stopaj değişikliği de yayının başlıkları arasındaydı.
Kocabalkan, Türk lirası tasarruflarının cazibesini desteklemek amacıyla stopaj yükünün azaltılmasının gündeme gelebileceğini değerlendirdi. Konuklar arasında ise kamunun vergi ihtiyacı ve mevduata mevcut yönelim nedeniyle böyle bir indirimi beklemeyen görüşler de dile getirildi.
Programda bu konuda kesinleşmiş yeni bir düzenleme duyurulmadı; farklı politika ihtimalleri tartışıldı.
BIST için koşullu toparlanma senaryosu
Kocabalkan, dış politikada gerilimin azalması ve petrol fiyatlarının gerilemesi hâlinde Borsa İstanbul’da kısa vadeli, yaklaşık yüzde 10’luk bir yukarı hareket görülebileceğini söyledi. Ancak bu senaryoyu koşullu değerlendirdiğini ve olası yükselişin kalıcılığı konusunda temkinli olduğunu belirtti.
Altın tarafında da dip oluşumuna ilişkin işaretlerin tek başına yeterli olmadığını, gelişmelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Yayının ortak mesajı, yatırımcının bütün fırsatları aynı anda yakalamaya çalışmak yerine birikimini, nakit ihtiyacını ve taşıyabileceği riski birlikte değerlendirmesi oldu.
Kaynak: Ekonomist TV Artunç Kocabalkan, 3 Kasım 2026 yayınının paylaşılan dökümü. Haberdeki piyasa beklentileri konuşmacıların yayın tarihindeki görüşlerini yansıtmaktadır.