
Kral III. Charles, dokuz günlük Karayipler turu kapsamında salı günü Antigua’da düzenlenecek İngiliz Milletler Topluluğu Hükûmet Başkanları Toplantısı’nda konuşacak. Konuşmasında, ele alınması siyasi açıdan hassas kölelik meselesine de değinmesi bekleniyor. Britanya tarihinin en uzun süre tahtta kalan hükümdarının ölümünün ve en uzun süre tahtın varisi olarak bekleyen ismin tahta çıkışının üzerinden dört yıl geçti. Charles yeniden kamuoyunun dikkatini üzerine çekerken akıllara şu soru geliyor: Kral nasıl gidiyor?
Aslında hiç de fena değil. Donald Trump’la ilişkilerini ve ailesindeki çeşitli krizleri başarıyla yönetmeyi başardı. Zamanlama da lehine işliyor. Mimarlıktan ekolojiye kadar hayatı boyunca savunduğu pek çok konu, bugün giderek daha geniş kesimlerin ilgisini çekiyor. Kamuoyu araştırma şirketi YouGov’un verilerine göre Charles’ın olumlu görüş oranı %58 ile makul bir seviyede (grafiğe bakınız).
Kralın değişen tutumu da bu olumlu tabloya katkıda bulunuyor. Artık sürekli yakınan, şikâyet eden bir figür olarak görülmüyor; bir başka deyişle, eski “Sızlanan Prens” imajından uzaklaşmış durumda. Görünen o ki Charles’ın artık keyfini yerine getirmek için pek çok nedeni var.