0,00₺ 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
1843 Dergisi

Fed’in Çin casusluğu soruşturması

Mayıs 2021’de John Rogers, Amerikan Merkez Bankası’ndaki (Fed) görevinden erken emekli oldu. O sırada 59 yaşında olan Rogers, yaklaşık 30 yılını Fed’de geçirmiş, uluslararası para politikası alanında ...
Hülya Kocaer
Kasım 1, 2026
Paylaş

Mayıs 2021’de John Rogers, Amerikan Merkez Bankası’ndaki (Fed) görevinden erken emekli oldu. O sırada 59 yaşında olan Rogers, yaklaşık 30 yılını Fed’de geçirmiş, uluslararası para politikası alanında uzmanlaşmıştı. Londra, Berlin ve Hong Kong’da konferanslara katılan, alanında etkili kitap ve makalelere imza atan tanınmış bir isimdi. Son yıllarda Çin ekonomisi üzerine uzmanlaşmış, zamanını Washington ile Şanghay arasında bölüştürmeye başlamıştı. Fed’de ona sevgiyle “Bay Çin” deniyordu.

Rogers, meslektaşlarına erken emeklilik kararını ikinci eşi, Çinli makyaj sanatçısı Liu Yu ve küçük kızlarıyla daha fazla vakit geçirmek istediğini söyleyerek açıkladı. Ancak hikâyenin tamamı bu değildi.

2019’da, Liu ile evlenmesinden henüz bir yıldan biraz fazla zaman geçmişken, flört sitelerinde başka kadınlarla yazışmaya başladı. Ocak 2020’de çevrim içi ilişkilerinden birine, Fed’in spor salonunda iş telefonuyla çektiği çıplak fotoğraflarını gönderdi. Birkaç gün sonra tanımadığı biri kendisine e-posta göndererek yüklü miktarda para istedi. Aksi takdirde fotoğrafları Fed’in başkan yardımcısı Richard Clarida’ya göndermekle tehdit ediyordu. Şantajcılar bununla da yetinmedi; 18 aylık kızını kaçırıp fidye karşılığında serbest bırakacaklarını söylediler.

Rogers şantaj girişimini yöneticilerine bildirdi. Yöneticileri de onu kurumun iç denetim birimi olan Genel Müfettişlik Ofisi’ne (OIG) yönlendirdi. Rogers başlangıçta kendisine ait herhangi bir çıplak fotoğraf çekmediğini öne sürdü. Ardından bu fotoğrafları birkaç yıl önce çekmiş olabileceğini söyledi. Ancak ifadesi soruşturmacıları alarma geçirdi: Rogers’ın haberi yoktu ama kendisi zaten potansiyel bir casus olarak işaretlenmişti.

Amerikalı akademisyenler onlarca yıl boyunca Çin’le yakın ilişkiler geliştirmişti. Ancak iki ülke arasındaki ilişkiler bozuldukça yetkililer, bu temaslar aracılığıyla paylaşılan bilgilerin güvenlik açısından doğurabileceği sonuçlardan kaygılanmaya başladı. ABD Adalet Bakanlığı, 2018’de ekonomik casusluk ve üniversitelerle araştırma kurumlarındaki ticari sır hırsızlığına karşı “Çin Girişimi” (China Initiative) adlı operasyonu başlattı.

Aynı yıl Fed de Çin’in casusluk faaliyetlerini tespit etmek amacıyla bir görev gücü oluşturdu. Bu birim, siber saldırıların yanı sıra kurum içindeki olası casusları da izliyordu. Merkez bankası çalışanları, Çin açısından son derece değerli olabilecek bilgilere erişebiliyordu. Üstelik Çin, ABD Hazine tahvillerinin en büyük yabancı sahiplerinden biriydi. Amerikan faiz oranlarındaki değişiklikler, Çin’in rezervlerinin değerini, para biriminin gücünü ve ekonomisinin istikrarını doğrudan etkiliyordu.

Fed’in görev gücünde çalışan siber güvenlik analisti Jeremy Cannon, Rogers’ın Çin’e ne kadar sık seyahat ettiğini fark etti. Ayrıca Rogers’ın, üç yıl önce Çin adına casusluk yaptığı şüphesiyle soruşturulan bir bölgesel Fed ekonomistiyle Facebook’ta arkadaş olduğunu gördü. Söz konusu ekonomist hakkında herhangi bir suçlama yöneltilmemişti.

Cannon, Rogers’ın 2009’dan itibaren gönderdiği e-postaları ve seyahat kayıtlarını incelemeye başladı. 2013’te Rogers’ın, Çin’in doğusundaki Jinan kentinde bulunan Shandong Üniversitesi’nde çalışan Hummin Lee adlı biriyle yazışmaya başladığını keşfetti. Lee, üniversite e-posta adresi yerine kişisel Gmail hesabını kullanıyordu. Cannon’a göre bu başlı başına şüpheliydi. Ancak e-postaların içeriği daha da dikkat çekiciydi. Lee, Rogers’a bir hediye aldığından söz ediyor, ardından para politikası hakkında peş peşe sorular yöneltiyordu.

Çin ekonomisi konusunda uzmanlaşmış, zamanını Washington ile Şanghay arasında bölüştürmeye başlamıştı. Fed’de ona sevgiyle “Bay Çin” deniyordu.

Cannon 2018’in sonlarına doğru resmî bir rapor hazırladı. Ancak Rogers’ın gizli veya kısıtlı erişime tabi herhangi bir belgeyi paylaştığına dair kanıt bulunamadığından hakkında işlem yapılmadı. Görevine normal şekilde devam etmesine izin verildi. Kendisine yönelik şüphelerden habersizdi. Aynı yılın sonbaharında Şanghay’da geçirmek üzere izin aldı.

4 Şubat 2020’de Rogers, kendisine yönelik şantaj girişimini görüşmek üzere OIG’ye gitti. Gergin ve korkmuş görünüyordu. Şantajcıların neden kendisini hedef aldığını anlayamadığını söyledi.

“Bütün geçmişimi zihnimde tarıyorum,” dedi soruşturmacılara. “Neyi yanlış yaptım? Bu iş nasıl başladı?”

Konu Çin’e geldiğinde ise rahatlamış gibiydi. Özellikle Lee ile olan ilişkileri hakkında açıkça konuştu. Lee’nin kendisine karşı “insanı biraz ürkütecek kadar nazik” olduğunu kabul etti. İlk kez 2013’te bir konferansta tanışmışlardı. Lee o sırada doktora tezi için kendisinden yardım istemişti. Rogers’ın anlattığına göre Lee artık üniversitede görev yapıyor, ayrıca Shandong eyalet yönetimi için raporlar hazırlıyordu.

Rogers, Lee’nin çevresinden birinin Fed’e ait içeriden bilgileri paylaşması karşılığında kendisine “100 dolarlık banknotlarla dolu paketler” teklif ettiğini de açıkladı. Ancak görüşmenin ilerleyen bölümünde bu paranın rüşvet değil, verdiği dersler karşılığında ödenmek istenen bir telif veya konuşmacı ücreti olduğunu söyledi. Parayı kabul etmediğini belirtti.

Soruşturmacılar, Fed dışında herhangi biriyle gizli ya da erişimi kısıtlanmış bilgileri paylaşıp paylaşmadığını sordu.

“Hiçbir zaman,” diye yanıtladı Rogers.

Görüşmenin sonunda iş telefonunu ve kişisel iPad’ini sakin bir şekilde soruşturmacılara teslim etti. Fotoğrafların bulunacağını biliyordu. Sonradan anlaşıldığı üzere şantajcılar, kadın kılığına girerek onu tuzağa düşüren Fildişi Sahili merkezli dolandırıcılardı. Ancak Rogers’ın ihlali, şantaj girişiminden çok daha ciddi boyuttaydı.

Müfettişler telefonunu incelediklerinde, Çin’in mesajlaşma uygulaması WeChat üzerinden Lee ile yaptığı binlerce yazışmayı buldu. Ardından Lee’nin Facebook profilini tespit ettiler. Profil fotoğrafında, siyah bir atlet giymiş, kaslı bir adam arkası dönük şekilde görülüyordu. Lee, daha önce Bank of China’da finansal analist olarak çalıştığını söylüyordu. Facebook arkadaşları arasında hem Rogers hem de daha önce casusluk şüphesiyle soruşturulan ekonomist vardı.

Soruşturmaya FBI da dahil oldu. Lee’nin Gmail hesabının 24 Mayıs 2013’te, Rogers’ın Lee ile tanıştığı konferans için Çin’e uçtuğu gün açıldığını belirlediler. Hesabın yalnızca yedi kişilik bir iletişim listesi vardı. LinkedIn hesabında ise tek bir bağlantı bulunuyordu.

Üst veriler, Lee’nin e-posta adresini başka bir Gmail hesabıyla ilişkilendirdi. Farklı bir isimle, Jin Chuan adına açılmış bu ikinci hesapta aynı doğum tarihi kayıtlıydı. Hesapta 750’den fazla kişi bulunuyor ve yedi farklı takma adın yönetiminde kullanılıyordu. Rogers’ın yazıştığı kişinin Çin istihbaratında görevli bir yetkili olduğu anlaşılıyordu.

Ocak ayında, yaklaşık bir yılını cezaevinde geçirdikten sonra Rogers Washington’da yargılanmaya başladı. Ekonomik casusluk amacıyla komplo kurmak ve soruşturmacılara yalan söylemekle suçlanıyordu. Savcılar onu para ve statü uğruna ülkesine ihanet etmiş, hesapçı bir adam olarak resmetti. Avukatları ise Rogers’ın “akademik açıdan donanımlı ama sağduyudan yoksun” olduğunu, kendisini dostu sandığı son derece eğitimli istihbarat görevlileri tarafından ustaca kandırıldığını savundu. Mahkeme salonunda oturan Rogers, zaman zaman usta bir casustan çok neye uğradığını anlayamamış şaşkın bir profesörü andırıyordu.

Ancak meselenin arka planında başka dinamikler de vardı. Beyaz Saray, jeopolitik mücadelelerin yanı sıra ülke içinde, Fed ile yaşadığı gerilimler de dahil olmak üzere başka cephelerde savaşıyordu. Rogers kendi çöküşünü kendi mi hazırlamıştı? Yoksa orta yaş krizinin olağanüstü boyutlara ulaşmış bir kurbanı mıydı? Ya da çok daha karmaşık bir oyunun içine mi çekilmişti?

Rogers, 1961’de New York eyaletinin Buffalo kentinde, İrlandalı Katolik bir ailenin dört çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Ailesi, o sekiz yaşındayken Delaware eyaletinin Wilmington kentine taşındı. Babası John, kimya şirketi DuPont’ta mühendis olarak çalışıyordu. Annesi Barbara ise öğrenci değişim programında görevliydi. Aile sık sık yurt dışından gelen öğrencileri evinde ağırlıyordu. Barbara, çocuklarının Amerika dışındaki dünyayı tanımasını istiyordu.

Rogers’ın ablası Kathleen bana, “Dünyanın bir parçası olmamız için bizi hep teşvik ederdi,” diye anlattı.

1843 20261027 1843 CHINA SPY 02

Rogers, Delaware Üniversitesi’nde ekonomi eğitimi aldı. Üniversite hayatına da sıkı sıkıya bağlıydı: Yerel bir öğrenci dergisine müzik yazıları yazıyor, 1,90 metreyi aşan boyuyla basketbol takımının önemli oyuncuları arasında yer alıyordu. Ardından Virginia Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı. Danışmanı Charles Engel, ilerleyen yıllarda yakın dostlarından biri olacaktı. 1988’de kendisi gibi ekonomist olan Diane Lim ile evlendi. Çiftin dört çocuğu oldu.

Penn State Üniversitesi’nde ders verdikten sonra Rogers, 1994’te Fed’in uluslararası finans bölümüne katıldı. Burada, Amerikan ekonomi politikalarının diğer ülkelerin ekonomileri üzerindeki etkisini inceleyen çok ülkeli model üzerinde çalıştı. Rogers, yıllar sonra mahkemede Fed’deki çalışma hayatını profesörlüğe benzetmiş, tek farkın ders vermek zorunda olmaması olduğunu söylemişti.

Akademi dünyasında saygın bir isimdi. Daha sonra Rogers lehine mahkemeye mektup yazacak olan California Üniversitesi Irvine kampüsünden ekonomi profesörü Eric Swanson, onu uluslararası finans alanındaki en iyi 20 ekonomistten biri olarak tanımlıyordu. Rogers ile ortak bir makale kaleme alan Gabriele Ciminelli ise onu şöyle hatırlıyor: “Çok iyi ve eğlenceli bir insandı. Her zaman neşeliydi. Birlikte çalışmak isteyeceğiniz türden bir ortak yazardı.”

2009’da Rogers ile eşi ayrıldı. Kathleen, hâkime yazdığı mektupta Lim’in başka biri için kendisini terk etmesinin Rogers’ı “yıktığını ve derinden sarstığını” anlattı. “John’un aylar boyunca neyi yanlış yaptığını anlamaya çalışarak kendini yiyip bitirdiğini hatırlıyorum,” diye yazdı. Evliliğinin sona ermesi, Rogers’ın ruhunda “büyük bir boşluk” bırakmıştı.

Boşanma sürecinde işine sığınması, yaşadığı sıkıntıları bir ölçüde hafifletti. Kariyeri hızla ilerliyor, giderek daha üst düzey görevlere getiriliyor ve ekonomi konferanslarının tanıdık yüzlerinden biri hâline geliyordu. Mayıs 2013’te Dallas Fed’de araştırma direktörü olarak görev yapan arkadaşı Mark Wynne, Şanghay’da düzenlenecek bir konferansta kendisiyle aynı panelde yer almasını önerdi. Rogers teklifi hemen kabul etti. Çin’e uzun zamandır ilgi duyuyordu; 1998’de ülkenin borsa piyasası üzerine ortak bir makale bile yazmıştı. Ancak henüz Çin’e hiç gitmemişti.

Konferansın ardından 40’lı yaşlarının başında, geniş göğüslü, iri yapılı bir adam Rogers’a doğru yaklaştı. Adının Hummin Lee olduğunu ve Shandong Üniversitesi’nde ekonomi doktorası yaptığını söyledi. Rogers, daha sonra Fed soruşturmacılarına verdiği ifadede bu adamı “iri bir halterciye” benzetmiş, biraz kaybolmuş görünen, doktora tezinin en zorlu aşamalarında bocalayan öğrencilerden biri olduğunu düşündüğünü anlatmıştı.

“Benden doktora tezini yazmamı isteyecek sandım,” dedi. “Ama aynı zamanda çok nazik biriydi.”

İkili e-posta adreslerini paylaştı ve iletişimde kalmak üzere anlaştı.

Yazışmaları kısa sürede sıcak ve samimi bir hâl aldı. Lee, 2014 baharında gönderdiği bir e-postada şöyle yazıyordu: “Sevgili John, uzun zaman oldu. Nasıl gidiyor?” Rogers’ı Jinan’a davet ediyor, yoga yaptığını bildiği için programında buna da zaman ayıracağını söylüyordu. Lee ayrıca ona hediyeler gönderdi. Bunlar arasında Sun Tzu’nun Savaş Sanatı adlı kitabı ve dört ipek eşarp da vardı.

Rogers teşekkür notunda, “Çok naziksin,” diye yazdı.

Bunların hiçbiri tek başına kurallara aykırı değildi. Fed ekonomistleri, dünyanın dört bir yanındaki akademisyenlerle ilişkiler geliştirmeye teşvik ediliyordu. Rogers’ın Çin’deki bağlantılarını bildirme zorunluluğu yoktu. Ayrıca yalnızca 350 doları aşan hediyeleri beyan etmesi gerekiyordu.

40’lı yaşlarının başında, iri yapılı bir adam Rogers’a doğru yaklaştı. Adının Hummin Lee olduğunu ve ekonomi doktorası yaptığını söyledi.

Mayıs 2016’da Rogers, bir konferans vermek üzere Shandong Üniversitesi’ne gitti. Lee onu, danışmanı olduğunu söylediği “Profesör Cui” ile tanıştırdı. Rogers’a göre Cui, bu ziyaret sırasında faiz oranları hakkındaki kurum içi bilgileri paylaşması karşılığında kendisine para teklif etti.

“Durumu hemen açıklığa kavuşturdum,” dedi Rogers, Fed soruşturmacılarına. Cui’ye, “Bu parayı önüme koymayın,” diye karşılık verdiğini anlattı.

The Economist konuyla ilgili görüşünü sorduğunda ise Rogers, OIG’ye verdiği ifadeyi yineleyerek teklif edilen paranın dersleri karşılığında ödenmek istenen bir ücret olduğunu savundu.

Rogers, Cui’nin teklifini o dönemde Fed’e bildirmedi. Üstelik hem Cui hem de Lee ile görüşmeyi sürdürdü. Mahkemede verdiği ifadeye göre Cui, neşeli tavırlı biriydi ve kendisinden Fed hakkında sürekli “duyumlar ve dedikodular” öğrenmeye çalışıyordu. Rogers ise bilmediği herhangi bir şey olmadığını söylediğini belirtti.

Aralık 2016’da Lee, Virginia eyaletinin Washington’a yakın banliyölerinden Vienna’daki evine Çin yapımı bir tablo gönderdi.

Hayat olağan akışında devam ediyordu. Ancak Rogers kendisini yalnız hissediyor gibiydi. O yılbaşı gecesini evinde tek başına geçirdi. Duruşmada jüriye, “Kendimi başarısız biri gibi hissettim,” dedi. OIG’ye verdiği ifadede ise o gece kendi kendine, “Ne olacak yani? Artık bir şeyler yapmalıyım,” diye düşündüğünü anlattı.

Aynı gece AsianDating adlı flört sitesine üye oldu. Kısa süre sonra Şanghaylı, yedi yaşında bir kız çocuğu bulunan 31 yaşındaki Liu ile tanıştı.

Rogers mahkemede, aralarındaki çevrim içi ilişkinin “hızla ve oldukça yoğun biçimde geliştiğini” söyledi. Liu’yu fiziksel olarak çok çekici bulduğunu, güzel gülümsemesinden ve hoş gözlerinden etkilendiğini anlattı. Mesajlaşmaları şakalar ve emojilerle doluydu.

Bir keresinde, “Sana tatlı öpücükler vereceğim,” diye yazdı. Liu ise şöyle karşılık verdi: “O güzel sahneyi düşünmek bile yüzümü kızartıyor.”

Yüz yüze tanışmaları için fazla beklemeleri gerekmeyecekti.

Rogers, ocak ayında Lee’ye bir e-posta gönderdi:

“Pekin’de uçak biletini ve üç gecelik oteli, ayrıca Jinan’da üç gecelik oteli karşılayacak bir düzenleme yapabilir misin?”

Lee’nin yanıtı gecikmedi: “Sorun değil. Pekin’de istediğin oteli ayırt, fiyatını bana bildir.”

Lee daha önce de Rogers’a Çin’i dilediği zaman ziyaret edebileceğini söylemişti. “Masrafları dert etme,” diye yazmıştı.

Savcılar duruşmada, Rogers’ın Çinli sponsorların uçak biletleri, hızlı tren yolculukları ve lüks oteller dahil Çin seyahatlerinin masraflarını karşıladığını beyan etmediğini ileri sürdü. Savunma ise seyahatlerin meşru akademik amaçlarla yapıldığını, Rogers’ın yıllık mali bildirimlerini ve Fed’in etik görevlileriyle temaslarını öne çıkardı.

Fed o tarihten sonra kurallarını sıkılaştırdı. Ancak o dönemde ekonomistlerin yabancı kurumlar tarafından finanse edilen seyahatleri kabul etmesi yaygındı. Resmî görev kapsamında olmayan seyahatlerin bildirilmesi de gerekmiyordu.

The Economist‘in sorularını yanıtlayan Rogers, Çin’e gidiş ve dönüş yolculuklarının masraflarını “genellikle kendisinin karşıladığını” ve geri ödemelerin “çoğunu Fed’e bildirdiğini” söyledi.

Mayıs ayında Çin’e gitti. Liu’yu ziyaret edebilmek için seyahat programını değiştirmiş, Pekin’deki konaklamasını iptal ederek Şanghay’da üç gece kalmayı tercih etmişti. (Rogers da Liu da bu düzenlemeyi Lee’nin yapmadığını veya masraflarını karşılamadığını The Economist’e söyledi.)

İkili birlikte hot pot yedi. Rogers çok az Mandarin, Liu ise neredeyse hiç İngilizce bildiğinden iletişim kurmak için Google Translate’e başvurdular. Rogers daha sonra Jinan’a geçerek bir konferans verdi ve Washington’a döndü.

O sonbaharda Liu’yu yeniden ziyaret ettiğinde genç kadın hamile kaldı. Liu’nun çocuk sahibi olmak için fazla yaşlı olduğunu düşündüğünden haberi öğrenince büyük şaşkınlık yaşadı. Ancak bu şaşkınlık kısa sürede yerini büyük bir sevince bıraktı.

“57 yaşında yeniden baba olma fırsatını her zaman Tanrı’nın bana verdiği gerçek bir armağan olarak gördüm,” dedi mahkemede.

Çift evlenmeye karar verdi. Lee, evlilik işlemlerinde yardımcı oldu ve evlilik öncesi mal paylaşımı sözleşmesine tanıklık etti.

Mart 2018’de Rogers ile Liu, Hong Kong’daki bir otelde soluk sarı şifon perdelerle süslenmiş bir çardağın altında evlilik yemini etti. Kız kardeşleri ve erkek kardeşi dahil olmak üzere ailesinden birkaç kişi törene katılmak için Hong Kong’a geldi. Lee de oradaydı.

Temmuz ayında Lee, çiftin kızlarının doğumu için onları Şanghay’daki bir hastaneye götürdü.

Rogers soruşturmacılara, “Onsuz hiçbir şeyi halledemezdik,” dedi. “Bu bebek onun yardımı olmadan dünyaya gelemezdi.”

Fed’deki yöneticilerinin onayıyla Rogers, 2018 sonbaharında izin aldı ve Şanghay’daki Fudan Üniversitesi’nde misafir profesörlük görevine başladı.

Yeni eşi ve bebeğiyle kurduğu bu hayat, Rogers’ın uzun zamandır aradığı mutluluğa sonunda kavuştuğu izlenimini veriyordu.

1843 20261027 1843 CHINA SPY 03

Araştırmacılar, Rogers’ın o yılın aralık ayında iPad’ine yazdığı bir günlük notunu buldu. Notta, yeni yaşamına duyduğu hayranlığı uzun uzun anlatıyordu:

“Çin halkını seviyorum. Nezaketinizi, cömertliğinizi, mütevazı ama çalışkan ve başarı odaklı toplumunuzu seviyorum. Şanghay, seni koşulsuz seviyorum. Üniversitelerinizi, yemeklerinizi, binalarınızı… Şehir silüetinizi ve trenlerinizi, şık alışveriş merkezlerinizi ve capcanlı açık hava pazarlarınızı; torunlarını büyüten yaşlılarınızı, her yerde karşımıza çıkan büyükannelerinizi ve büyükbabalarınızı… Güvenli ve temiz sokaklarınızı, çılgın trafiğinizi, bitmek bilmeyen kuyruklarınızı, her yerde gördüğümüz kurye motosikletlerinizi ve ne yazık ki hava kirliliğinizi…”

Rogers’ın Çin’e duyduğu hayranlık geçici değildi. Mayıs 2024’te ekonomi podcast’i The Hale Report’a verdiği röportajda, Batılıların Çin hakkında pek çok yanlış kanıya sahip olduğunu söyledi. Amerikalıların demokrasi ve basın özgürlüğü konusundaki kaygılarını anladığını, ancak Şanghay’da yaşamanın kendisine bu meselelerdeki farklı dengeleri daha iyi kavrama fırsatı verdiğini belirtti. Çin’de bu tartışmalı konulara “daha incelikli bir bakış açısıyla yaklaşıldığını” söyleyen Rogers, ABD’den farklı bir sistemle işlemesine rağmen Çin toplumunun ne kadar iyi işlediğini takdir etmeye başladığını anlattı.

Rogers, Mayıs 2021’de Fed’deki görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Kurumun işyerinde ve çalışma telefonuyla uygunsuz fotoğraflar çekerek etik kurallarını ve bilgi teknolojileri güvenlik politikalarını ihlal ettiği kendisine bildirilmişti. Genel Müfettişlik Ofisi (OIG) çalışanları, karşı istihbarat soruşturmasını ondan bilerek gizli tutmuştu. Ancak FBI’ın devreye girmesiyle bu hikâyenin henüz sona ermediği anlaşıldı.

Federal ajanlar o yılın nisan ayında Rogers’ın kapısını çaldı. Rogers, 18 Mayıs’ta avukatlarının ofisinde FBI tarafından sorgulanmayı kabul etti. Kendi anlatımına göre görüşme yedi saatten fazla sürdü. Ancak mahkemede bu görüşmeye ait herhangi bir tutanak sunulmadı.

Rogers, Ocak 2025’e kadar FBI’dan bir daha haber almadı. Hakkında yürütülen soruşturmanın boyutundan habersizdi. Savcılara göre ajanlar, Rogers’ın şantaj girişimini bildirmesinden kısa süre sonra, Şubat 2020’den itibaren tanıklarla görüşmek ve mesajlaşmaları incelemek için binlerce saat harcamış, on binlerce dolar masraf yapmıştı.

Bu tanıklardan biri de Rogers’ın kız kardeşi Kathleen’di. Soruşturmanın ilk dönemlerinde FBI tarafından sorgulanan Kathleen’e, 2018’deki düğünde göze çarpan, ortama yabancı görünen biri olup olmadığı, Liu’nun arkadaşlarını tanıyıp tanımadığı ve kardeşiyle ilişkisinin nasıl olduğu soruldu. Kathleen, kardeşinin başının belada olup olmadığını, birilerinin ona zarar vermeye çalışıp çalışmadığını öğrenmek istediğinde ajanlar şu yanıtı verdi: “Hedef alındığından endişe ediyoruz.”

Fed’den ayrıldıktan iki ay sonra Rogers, Fudan Üniversitesi Uluslararası Finans Okulu’nda ders vermeye başladı. Görünüşe göre öğrenciler ve akademisyenler arasında oldukça popülerdi. Enflasyon üzerine verdiği bir konferansın çevrim içi izleyici sayısının 1,4 milyona ulaştığı kendisine bildirildi. Rogers ve ailesi yılın bir bölümünü Şanghay’da, diğer bölümünü ise Virginia eyaletinin Vienna kentinde geçirdi. Burada evini satmış, tek yatak odalı bir daire kiralamıştı.

Rogers’ın anlatımına göre FBI, 2024’ün ikinci yarısında kendisini izlemeye başladı. Duruşma sırasında öğrendiğine göre ajanlar beş ay boyunca hareketlerini takip etmiş; ne zaman koşuya çıktığını, alışveriş merkezine gittiğini ve bir arkadaşıyla kahve içtiğini kaydetmişti.

Günlüğüne yeni yaşamına duyduğu hayranlığı şöyle dökmüştü: “Çin halkını seviyorum. Nezaketinizi, cömertliğinizi, mütevazı ama çalışkan ve başarı odaklı toplumunuzu seviyorum…”

Ocak 2025’te bir sabah, köpeği Prada’yı gezdirdikten sonra evine dönen Rogers’ın karşısına bir adam çıktı. Rogers onu, yaklaşık beş yıl önce görüştüğü Fed soruşturmacılarından biri olarak tanıdı. Ancak bu kez adamın elinde kelepçe vardı ve FBI ajanlarını taşıyan araçlar da olay yerindeydi.

Olayı gören komşularından biri, Rogers’ın oldukça bitkin ve gergin göründüğünü, su şişesinden art arda büyük yudumlar aldığını anlattı.

Ajanlar, Rogers ve Liu’nun yaşadığı dairenin bulunduğu binanın bakımsız merdivenlerinden yukarı çıktı. Evde arama yaparak telefonlara, Çin Bankası’ndan gelen mektuplara, Savaş Sanatı kitabının bir nüshasına ve siyah bir çantada saklanan 50 bin dolara el koydular.

Rogers, 30 Ocak’ta casusluk amacıyla komplo kurmak ve soruşturmacılara yanlış beyanda bulunmakla suçlandı. Kaçma riski taşıdığı gerekçesiyle Washington’daki DC Cezaevi’ne gönderildi. Tutuklanması dünya basınında geniş yankı uyandırdı.

Rogers’ın birlikte akademik çalışma yaptığı Ciminelli, o sırada Manila’daki evindeydi. Bir arkadaşı kendisine haberin bağlantısını gönderdiğinde büyük şaşkınlık yaşadı. “Şoke oldum,” dedi. “Ondan hiç böyle bir şey beklemiyordum.”

Bir yıl sonra Rogers, Federal Rezerv binasına birkaç blok uzaklıktaki Constitution Avenue üzerinde bulunan mahkeme salonuna girdi. Lacivert bir ceket giymişti. Elleri önünde kelepçeliydi; sanki iki eliyle bir fincan çay taşıyordu.

91 yaşındaki annesi Barbara’yı görünce hafifçe başını eğdi. Kız kardeşi Kathleen ve erkek kardeşi Tom da salondaydı. Bir ara Barbara, puantiyeli bastonunu sıranın arkasına takarak devletin hukuk ekibini işaret etti.

“Şu adamların hepsi avukat,” dedi Kathleen’e. “Ne kadar çoklar.”

Başsavcı Thomas Saunders jüriye hitap etti:

“Bu dava boyunca casuslardan, devlet sırlarından, trilyonlarca dolardan, uluslararası finanstan, Şanghay otellerindeki gizli toplantılardan, baştan çıkarmadan ve yalanlardan söz edeceğiz.”

Rogers başını yavaşça salladı ve kendi kendine “Hayır, hayır” diye mırıldandı.

Savcılığa göre Rogers, sanıldığı gibi beceriksiz bir Mr Bean değildi. Aksine, ABD’nin ulusal güvenliğine zarar vermek için kullanılabilecek hassas bilgileri bilerek yabancı bir güce aktaran biriydi. Savcılar, Rogers’ın para karşılığında ülkesine ihanet ettiğini ve Çin’deki bir üniversiteden aldığı öğretim üyesi maaşının aslında casusluk faaliyetlerinin karşılığı olduğunu ileri sürdü. Rogers, 2022-2024 yılları arasında bu üniversiteden 750 bin dolardan fazla ödeme almıştı.

Savcılara göre Rogers, 2018’de, Liu ile evlendiği yıl Lee için casusluk yapmaya başlamıştı. Bilgi alışverişinin önemli bir bölümü, akademik dersler görüntüsü altında yürütülüyordu. Rogers, Çin’in farklı kentlerindeki otel odalarında Lee ve kendisini uluslararası ilişkiler alanında doktora öğrencisi olarak tanıtan, “Ricky” kod adlı başka bir Çinli ajanla buluşuyordu.

Rogers, 5 Eylül 2018’de WeChat üzerinden Lee’ye bir mesaj göndererek bu derslerin Fed’in gözünde meşru görünmesi için altı koşul sıraladı: Resmî bir ders adı, öğrenci listesi, müfredat, sınavlar, ödevler ve notlandırma sistemi.

Savcılık, Rogers’ın hassas bilgileri WeChat ve e-posta yoluyla da paylaştığını öne sürdü. Mayıs 2018’de Lee, kendisine dolar, Başkan Donald Trump’ın ticaret savaşı ve Çin’in finansal teknolojileri hakkında sorular gönderdi. Rogers bunun üzerine Fed’deki meslektaşlarından ABD-Çin ticareti ve yuanın değeri hakkında arka plan bilgileri istedi ve bunları Lee ile paylaştı. Ayrıca faiz oranlarıyla ilgili, gizlilik derecesi taşımayan bir kurum içi belgeyi önce kişisel Gmail hesabına aktardı, ardından Lee’ye gönderdi.

Bazı mesajlarda ise yüz yüze yapılan görüşmelerde paylaşılan bilgilere atıfta bulunuluyordu. Rogers, Aralık 2018’de Lee’ye Fed’in gelecek yıl için ekonomik büyüme tahminini yüzde 2,5’ten yüzde 2,3’e düşürdüğünü, faizleri ise daha önce öngörülen üç kez yerine iki kez artırmayı planladığını söyledi.

Lee’nin yanıtı kısa ve anlamlıydı:

“Demek ki akşam yemeğinde konuştuğumuz gibi.”

Haziran 2019’da Fed’in faiz kararını açıklamasının ardından Rogers, basın duyurusunu WeChat üzerinden Lee’ye gönderdi. Lee’den gelen yanıt ise şöyleydi:

“Aynen tahmin ettiğin gibi!”

1843 20261027 1843 CHINA SPY 04

Rogers hakkındaki davanın en kritik noktası, gizlilik derecesi taşıyan belgeleri başkalarıyla paylaşıp paylaşmadığıydı. Kasım 2018’de Lee, Rogers’tan ABD para politikası ve ticaretteki belirsizlikler üzerine rapor hazırlamak için bazı fikirler istedi. Rogers da bir Fed yöneticisi için hazırlanmış, faiz oranlarında yapılması planlanan değişikliklere ilişkin bilgiler içeren bir brifing dosyasını meslektaşından talep etti. Dosya eline ulaştığında üzerinde açık bir uyarı vardı: “Kamuya açık olmayan bilgi / KESİNLİKLE PAYLAŞILMAMALIDIR.” Rogers buna rağmen belgeyi kişisel Gmail hesabına yönlendirdi.

Savcılığın tanıklarından Robert Greene, Trump’ın ilk başkanlık döneminde Hazine Bakanlığına Çin konusunda danışmanlık yapmıştı. Greene mahkemede, söz konusu bilgilerin Çin açısından “son derece değerli” olacağını söyledi. Bu bilgiler, Çin yönetiminin finans politikalarını şekillendirmesine ve Fed’in nasıl çalıştığını daha iyi anlamasına yardımcı olabilirdi.

Rogers’ın brifing dosyasını doğrudan Lee’ye e-postayla gönderdiğine dair herhangi bir kanıt yoktu. Savcılık ise belgeyi ya yazdırarak Çin’e götürdüğünü ya da otel odalarındaki görüşmeler sırasında içeriğini ve Fed’in kurum içi değerlendirmelerini Lee ile paylaştığını ileri sürdü.

Rogers ayrıca Fudan Üniversitesi’nde ekonomi profesörü olan Wenbin Wu’ya, Fed’in Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve enflasyon tahminlerine ilişkin değerlendirmelerini içeren bir belge gönderdi. Ancak göndermeden önce belgedeki “RESTRICTED FR” (Federal Rezerv için kısıtlı) ibaresini kaldırdı. Ardından dosyayı iş e-posta hesabından kişisel Gmail adresine aktardı.

Savcılığa göre bu belgeler, Rogers’ın Fed dışından hiç kimseyle kısıtlı bilgi paylaşmadığı yönündeki ifadesinin yalan olduğunu kanıtlıyordu. Savcılar, bu yalanın “bir anlık panik ya da muhakeme hatası” olmadığını; “yıllarca süren bilinçli aldatmacaların, örtbas girişimlerinin ve gizli otel odası buluşmalarının doruk noktası” olduğunu savundu. Rogers’ın eylemleri, Federal Rezerv’e zarar vermiş ve “Amerika’nın başlıca ekonomik rakibine muazzam faydalar sağlamıştı”.

Savcıların iddiaları boyunca Rogers öfkeli görünüyordu. Şakağını o kadar sert kaşıyordu ki derisi kıpkırmızı olmuştu. 30 Ocak’ta tanık kürsüsüne çıktı. İçinde bulunduğu koşullara rağmen kendinden emin ve rahattı; soruları sohbet edercesine yanıtlıyordu.

Rogers, verdiği derslerin gerçek bir akademik faaliyet olduğunu söyledi. Lee’nin, Ricky ve Jack adlı iki öğrenci de dahil olmak üzere lisansüstü öğrencileri kendisinden ders almaları için organize ettiğini anlattı. Derslerin “meşru” görünmesinden söz ederken kastının, Fed’in kurum dışı öğretim faaliyetlerine ilişkin kurallarına uymak olduğunu belirtti.

Savunma avukatları, soruşturmacıların on binlerce WeChat mesajını incelemesine rağmen kısıtlı bir belgenin veya gizli bilginin paylaşıldığına ilişkin hiçbir kanıt bulamadığını vurguladı. Onlara göre Rogers ile Lee, kamuya açık bilgiler üzerinden ekonomi hakkında sohbet eden iki kişiden ibaretti. Ayrıca Rogers’ın telefonunu ve iPad’ini kendi isteğiyle teslim ettiğine dikkat çektiler. Saklayacak bir şeyi olduğuna inansaydı bunu yapmayacağını savundular.

Savunma, Rogers’ın Çin’deki derslerinde kullanmak üzere bazı materyallerden yararlanmayı planladığını meslektaşlarına açıkça söylediğini belirtti. Lee’ye gönderdiği faiz belgesinde kullanımını kısıtlayan herhangi bir ibare bulunmadığını, bir meslektaşının da belgedeki görüşlerin paylaşılmasında sakınca olmadığını söylediğini hatırlattılar. ECB hakkındaki belgeyi gönderdiği akademisyen Wu ise Lee ile hiçbir bağlantısı bulunmayan, uzun yıllardır birlikte çalıştığı bir meslektaşıydı.

Savcılık, Rogers’ın beceriksiz bir Mr Bean olmadığını; hassas bilgileri yabancı bir güce bilerek aktaran biri olduğunu ileri sürüyordu.

Rogers, kısıtlı belgelerle ilgili prosedürlere uymamakta “ihmalkâr” davranmış olabileceğini kabul etti. Ancak herhangi bir sırrı aktarma veya soruşturmacıları yanıltma niyeti olduğunu reddetti. The Economist’e yaptığı açıklamada da “hassas bilgi” paylaşmadığını, faiz oranları konusunda en üst düzey gizlilik derecesine sahip belgelere erişiminin dahi bulunmadığını söyledi.

Savunma avukatlarından Jonathan Gitlen, Rogers’ın daha önce Fed soruşturmacılarına “kardeşim gibi seviyorum” dediği Lee hakkında sorular yöneltti. Rogers, Lee’nin kızına Çin hükümetinin bürokratik engellerini aşarak ülkeden çıkış vizesi almasına nasıl yardımcı olduğunu anlattı. Mahkemede, “Adam sanki her şeyi biliyordu,” dedi.

Gitlen, Lee’nin gerçek kimliğini öğrendiğinde ne hissettiğini sorduğunda Rogers başını öne eğdi:

“Kandırılmıştım… O benim arkadaşımdı.”

Jürinin karara varması dokuz saat sürdü. Bekleyiş sırasında duruşma boyunca sürekli el yazısıyla notlar alan Rogers’ın kardeşi Tom gözlerini kapatıp başını tavana doğru kaldırdı.

Mahkeme salonundaki pek çok kişiyi şaşırtan bir kararla Rogers, casusluk amacıyla komplo kurmak suçlamasından beraat etti. Ancak soruşturmacılara yanlış beyanda bulunmaktan suçlu bulundu.

Beraat kararı okunduğunda Rogers’ın yüzünde herhangi bir ifade değişikliği olmadı. Ailesi ise rahatladığını gizlemekte zorlanıyordu. Kardeşi Tom gülümseyerek bana döndü:

“Bu adam bir casus değil, sadece bir budala.”

Mahkeme görevlilerinden biri Rogers’ı adliye binasından çıkarırken, “Dostum, gidip piyango bileti almalısın,” dedi.

Dışarıda jüri üyeliği yapmış iki kişiyle konuştum. İkisi de Rogers’ın Çin’e hassas bilgiler aktarmış olabileceğinden şüphelendiklerini, ancak savcılığın suçlamayı makul şüphenin ötesinde kanıtlayamadığını düşündüklerini söyledi.

Jüri üyelerinden biri, Trump döneminde Adalet Bakanlığının (DoJ) siyasallaşmasına ilişkin daha geniş kaygıları da hesaba kattıklarını belirtti. Rogers’ın davası, Beyaz Saray’ın Fed üzerindeki kontrolünü artırmaya çalıştığı bir dönemde görülüyordu. Adalet Bakanlığı, dönemin Fed Başkanı Jerome Powell hakkında, kurumun binalarındaki yenileme çalışmaları konusunda Kongreyi yanıltıp yanıltmadığına ilişkin soruşturma yürütüyordu. Washington DC Bölgesi Federal Savcısı Jeanine Pirro’nun gözetimindeki soruşturma, savcıların cezai suçlamayı destekleyecek kanıt bulamaması üzerine daha sonra kapatıldı.

Jüri üyeleri, bu gelişmelerin kendilerini kanıt konusunda özellikle titiz davranmaya yönelttiğini söyledi. Rogers’ın suçlu olduğunu savunan her jüri üyesine bir başkası şu soruyu yöneltiyordu: “Peki, kanıt nerede?”

Bunun üzerine belgeleri yeniden ve sistematik biçimde inceliyor, ancak suçlamaları kesin biçimde doğrulayacak bir kanıta ulaşamıyorlardı.

Jüri üyelerinden biri, “Bir sınırı aştığını düşünüyoruz ama bunu kanıtlayacak delil yoktu,” dedi.

Rogers’ın doktora danışmanı Charles Engel de davanın siyasallaştırıldığını düşündüğü için süreci eleştirdi. Rogers tutuklandığında birlikte bir akademik makale üzerinde çalışıyorlardı. Şimdi Wisconsin Üniversitesi’nde profesör olan Engel, telefon görüşmemizde Rogers’ın tutuklanmasının ardından Pirro’nun selefi Ed Martin’in Çinli casusların peşine düşmekle övündüğünü anlattı.

Başkan Joe Biden, akademisyenlerin haksız yere hedef alındığı yönündeki kaygılar nedeniyle Çin Girişimi’ni (China Initiative) sona erdirmişti. Buna rağmen soruşturmalar ve kovuşturmalar devam etti. Trump’ın ikinci başkanlık döneminde ise Çin bağlantılı davaların üzerine gitme baskısı daha da arttı.

Engel, Çinli akademisyen ve araştırmacılara yönelik genel bir şüpheciliğin giderek yaygınlaşmasından rahatsızdı. Ona göre bu yaklaşımın temelinde, “her Çinlinin bir casus olabileceği” yönündeki yıkıcı bir inanç yatıyordu.

“Böyle bir bakış açısını benimsemek kabul edilemez,” dedi.

1843 20261027 1843 CHINA SPY 05

Rogers’ın değerli istihbarat bilgilerini paylaştığı iddiasına itiraz ediyordu. Fed ekonomistlerinin değerlendirmelerinin herkesin erişebileceği bilgilere dayandığını söylüyordu. “Yüzde 90 eminim ki Bloomberg okuyorlardı. Görünüşe bakılırsa içeriden edindikleri herhangi bir bilgi yoktu.” Bu tür araştırmaların piyasaları hareket ettirebilecek güçte olduğu iddiasını ise “tamamen saçmalık” olarak nitelendiriyordu.

Bununla birlikte Engel, Rogers’ın Lee ile kurduğu ilişkiye bulaşmasından rahatsızdı. “Anlaşılan o ki yeterince dikkatli davranmamış. Bütün bunlardan en başından uzak durmalıydı” diyordu.

Birkaç hafta sonra, ilkbaharın serin bir öğleden sonrasında, Rogers’ın cezası açıklanmadan kısa süre önce nakledildiği Maryland eyaletinin Snow Hill kasabasındaki Worcester County Cezaevi’ne gittim. Ziyaretçi bölümünde bir gardiyan, masasının arkasında oturmuş lolipop emiyordu. Beni, Rogers’ın çiziklerle kaplı pleksiglasın arkasında oturduğu küçük bir odaya götürdü. Rogers solgun ve bir hayli zayıflamış görünüyordu.

Rogers, içinde bulunduğu durumu unutabilmek için roman okuduğunu, yakın zamanda Mark Twain’in Huckleberry Finn’in Maceraları adlı kitabını beğenerek bitirdiğini anlattı. Washington’daki cezaevindeyken yetişkin kızlarından biri ona Elena Ferrante’nin Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım romanını vermişti. Kitabı, biraz “kız işi” bulmasına rağmen bir solukta okumuştu.

Davayı sorduğumda maviye çalan gri gözleri sertleşti.

“Hükümetin avukatları yalan söyledi” dedi. “Yalan söylediler.”

Bir süre sustu.

“Beni casus olmakla suçluyorlar. Yalan söylediler.”

Sesini yükseltti: “Dinliyorlarsa umurumda değil.”

Özellikle Lee tarafından yüzüstü bırakıldığını düşünmesi onu öfkelendiriyordu.

“Bunu bana nasıl yapabildi?” dedi başını sallayarak. “Arkadaş olduğumuzu sanıyordum.”

Bana baktı.

“Cehennemde onun için özel bir yer olmalı.”

Mahkemedeki karar açıklanırken neden hiçbir tepki vermediğini sordum.

“İnsanın bütün insanlığını elinden alıyorlar” dedi. “Geriye hiçbir şey kalmıyor.”

Rogers, ellerini kullanarak kariyerinin seyrini anlattı: Genç bir ekonomist olarak yükselişi, zamanla gerileyişi ve ardından yeniden zirveye tırmanışı…

“Bir araştırma fonum vardı. Araştırma görevlileri istihdam ediyordum” dedi. Kollarını havaya kaldırıp avuçlarını açtı. Ardından öne eğilerek kollarını aşağı indirdi.

“Sonra bütün bunlar oldu. Artık bir daha çalışamayacağım.”

“Dostum, bence gidip piyango oynamalısın.”

Mahkemeden çıkarılırken görevlilerden biri Rogers’a böyle seslenmişti.

Herhangi bir pişmanlık duyup duymadığını sordum. Başını salladı.

“Çin’e gittiğime pişman değilim” dedi. Lee ile ilk kez tanıştığı 2013 yılındaki konferansı kastederek, “O konferansa katıldığıma da mı?” diye ekledi. Buna bile pişman değildi.

Rogers, yaşadığı sıkıntıların sorumlusu olarak kendi davranışlarını görmüyordu. Bunun yerine, kendisine haksızlık ettiğine inandığı güçlere odaklanıyordu: Şantaj tehditlerine yol açan internet ilişkileri, tutuklanması ve cezaevine gönderilmesi…

Her şeyden çok, masum olduğuma inanmamı istiyordu.

“Belki safım” dedi, “ama casus değilim.”

Eşi onu ziyaret etmişti ancak artık yedi yaşında olan kızları henüz gelmemişti.

“Beni bu halde görmesini istemiyorum” dedi ve turuncu üniformasının yakasıyla oynamaya başladı.

Kızına telefonda, devlet görevlilerinin kendisine bazı sorular sorması gerektiği için bir süre evden uzak kalacağını anlatmıştı.

“Ona Çin hakkında bilgi edinmek istediklerini söylüyorum. ‘Çin’deki kötü adamları bulmalarına yardım ediyorum’ diyorum. Ona yalan söylemek istemiyorum. Bir gün bana, ‘Neden sorularını evdeyken sormuyorlar?’ diye sordu.”

Rogers’ın omuzları sarsılmaya başladı. Ağlıyordu.

Yaklaşık bir hafta sonra Virginia’ya giderek Liu ile görüşmeye çalıştım. Liu ve küçük kızı, Rogers’ın tutuklandığı aynı dairede yaşamaya devam ediyordu. İçeriden televizyon sesi geliyordu ama kapıyı açmadı. Birkaç kez daha uğradım ve not bıraktım.

Sonunda onu dışarıda gördüm. Beyaz ipek pantolon, siyah deri ceket ve ışıltılı makyajıyla mahallede akşam yürüyüşüne çıkıyordu.

“Az önce eşinizi gördüm” dedim. “Sizinle konuşmayı çok isterim.”

Liu başını sallayarak yürümeye devam etti.

“Kızınız nasıl?” diye sordum.

Kendilerinin iyi olduğunu ancak konuşmak istemediğini söyledi.

“Teşekkür ederim, canım. Hoşça kal.”

15 Temmuz’da, cezasının açıklanacağı gün, Rogers hâkim Dabney Friedrich’e hitap etti. Yaptıkları için özür diledi ve merhamet gösterilmesini istedi.

“Ülkeme ihanet etmedim” dedi.

Rogers, The Economist’e jüri kararını kabul ettiğini, ancak soruşturmacılara yanlış beyanda bulunduğu yönündeki suçlamaya katılmadığını söyledi.

“Çin adına casusluk yapmadım” diye ekledi.

Friedrich, soruşturmacılara yalan beyanda bulunmaktan Rogers’ı 38 ay hapis cezasına çarptırdı. Hâkim, savunmanın Rogers’ı “sağduyudan yoksun, parlak bir ekonomist ve Çinli ajanlar tarafından kandırılmış masum bir kurban” olarak göstermeye çalıştığını söyledi. Ancak ona göre Rogers’ın “hesaplanmış eylemleri, özenle kurgulanmış açıklamaları ve kişisel çıkarları”, bütünüyle saf ve masum olduğu yönündeki anlatıyı geçersiz kılıyordu.

Evinden yaklaşık 800 kilometre uzaktaki Kentucky’de bir cezaevine nakledilen Rogers, karara itiraz ediyor. Avukatı Gitlen, verilen cezanın bu tür suçlar için öngörülen kılavuz sınırların çok üzerinde olduğunu düşündüğünü söyledi.

Rogers, masum olduğuma inanmamı istiyordu. “Belki safım” dedi, “ama casus değilim.”

Casusluk suçlamasından beraat etmiş olmasına rağmen savcılar, Rogers’ın yıllar boyunca Çin’e bilgi aktarmaya yönelik sistematik bir çaba içinde olduğunu savunmayı sürdürdü.

Pirro, cezanın açıklanmasının ardından yayımladığı açıklamada şöyle dedi:

“John Rogers yıllarca Federal Rezerv’e ait hassas bilgileri gizlice Çinli casuslara aktardı, ardından soruşturmacıların gözlerinin içine bakarak yalan söyledi. Bununla da yetinmeyip duruşmada yemin altında bir kez daha yalan söyledi.”

Rogers’ın kız kardeşi Kathleen, ceza haberini aldığında Delaware’de annesine bakıyordu. Tepkisinin iki aşamalı olduğunu anlattı. Önce davanın sona ermesinden dolayı rahatlamış, ardından derin bir adaletsizlik duygusuna kapılmıştı.

“Bence hiçbir şekilde hapse girmemeliydi” dedi. “Onu mutlaka mahkûm etmek istediler. Sanki ellerindeki bütün suçlamaları üzerine yıkmaya çalışıyorlardı.”

Savcılığın, Rogers’ın para hırsıyla hareket ettiği iddiasını da reddetti.

“Kardeşim paranın peşinde koşan biri değildir. O düzgün, ahlaklı, nazik ve duyarlı bir insan. İddia ettikleri şeyleri yapmadı.”

Rogers’ın Tufts Üniversitesi’nde görev yapan eski dostu Michael Klein da ona şüpheyle yaklaşmak yerine şans tanımaya hazırdı.

“Boşanmanın ardından Rogers, kandırılmaya oldukça müsait bir hedef haline gelmişti” dedi Klein. “İnanmak istiyordu ve diğer işaretleri görmek istemiyordu.”

Klein, Rogers’ın yaşadıklarını, Güney Afrika’da büyük bir yıldız olduğunu bilmeden yaşayan Amerikalı şarkıcıyı konu alan Searching for Sugar Man belgeseline benzetti.

Ona göre Rogers, Çin’de çalışmalarına hayranlık duyan ve kendisini göklere çıkaran insanlarla tanışmaktan büyük mutluluk duymuştu.

“Oraya gidiyor ve herkes onun şarkılarını kendi ağzından söylüyormuş gibi karşılıyor.”.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
[email protected]
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction