
Dr. Artunç Kocabalkan | BS Ekonomi
3 Kasım 2026 — Seçim öncesi değerlendirme
Amerika bugün sandığa gidiyor.
Wall Street’in elinde seçim anketleri var. Seçmenin elinde elektrik faturası.
İkisinin aynı belgeye bakmadığını seçimden sonra daha iyi anlayabiliriz.
Birkaç yıldır yatırımcıya anlatılan hikâye belli: Yapay zekâ gelecek, verimlilik artacak, şirketler büyüyecek, hepimiz zenginleşeceğiz. Şimdilik bazı şirketler büyüdü. Seçmenin bir kısmına da elektrik faturası büyüyerek geldi.
Teknoloji şirketi veri merkezi istiyor. Veri merkezi elektrik istiyor. Elektrik şebekesi yatırım istiyor. Sonra biri dönüp vatandaşa “Bu maliyeti paylaşalım” diyor.
Vatandaş da bugün oyunu kullanıyor.
2026 Amerikan ara seçimlerinin finansal piyasalar açısından en ilginç taraflarından biri bu. Kongre’deki sandalye dağılımıyla, dünyanın en büyük yatırım hikâyelerinden birinin maliyeti aynı seçimin içine girmiş durumda.
Üzerine İran’ı, petrolü, Amerikan borçlanmasını ve Trump’ın seçim sonrasında ne yapacağını ekleyin.
Oldukça kalabalık bir masa. Üstelik hesabı henüz kimse istemedi.
Demokratlar önde; yatırımcı hangi sonuca hazırlanmış durumda?
Seçim öncesindeki kaynaklarda Demokratların Temsilciler Meclisi’ni kazanması güçlü beklenti. Senato için değerlendirmeler daha değişken olmakla birlikte, Demokratların iki kanadı kazanacağı görüşü de belirgin biçimde güçlenmiş durumda. Reuters’ın seçim günü haberleri Meclis’te Demokrat üstünlüğü beklentisini, Senato’da ise belirsizliği öne çıkarıyor.
UBS’nin 2 Kasım değerlendirmesinde Demokratların iki kanadı kazanmasına %50, Demokrat Meclis–Cumhuriyetçi Senato sonucuna %40, Cumhuriyetçilerin iki kanadı korumasına %10 olasılık veriliyor. Bu dağılım bankanın kendi senaryo değerlendirmesi.
Ian Bremmer daha güçlü bir Demokrat dalga bekliyor: Meclis’te en az 20 sandalye kazanımı ve Senato’da 51–53 sandalyelik Demokrat çoğunluk tahmin ediyor. Henüz tahmin aşamasındayız; sandıktan çıkmış sonuç anlatmıyoruz.
Ozan Tarman’ın 3 Kasım tarihli notunda dikkat çektiği nokta da burada: Demokrat dalga güçlü beklenti hâline gelmiş olabilir; bunun fiyatlara ne kadar girdiği ise ayrı bir tartışma. Tarman, Cumhuriyetçilerin Senato’yu korumasını kısa vadeli toparlanmayı destekleyebilecek bir sürpriz olarak değerlendiriyor.
Piyasada doğru tahmin yapmak bazen para kazandırmaz. Çünkü siz doğruyu bulana kadar başkaları onu satın almıştır.
Hatta beklediğiniz sonuç gelir, ekran kırmızı olur. Sonra yatırımcı televizyona bakıp “Ama bizimki kazanmıştı” der.
Borsa parti üyeliğiyle çalışmıyor. Beklentiyle gerçekleşen arasındaki farkı fiyatlıyor.
İki kanat, dört sonuç
Önce seçim hesabını temiz kuralım. Temsilciler Meclisi ve Senato için dört temel kombinasyon var:
| Sonuç | Temsilciler Meclisi | Senato | Trump açısından temel sonuç |
|---|---|---|---|
| Demokratlar ikisini de kazanır | Demokrat | Demokrat | Yasama, denetim ve atamalarda daha güçlü muhalefet |
| Cumhuriyetçiler ikisini de korur | Cumhuriyetçi | Cumhuriyetçi | Yeni girişimler için daha elverişli siyasi zemin |
| Demokratlar Meclis’i kazanır | Demokrat | Cumhuriyetçi | Meclis’te fren; Senato’da siyasi destek |
| Demokratlar Senato’yu kazanır | Cumhuriyetçi | Demokrat | Meclis’te destek; Senato ve atamalarda fren |
Bu dört sonuçta da Trump başkan olarak kalıyor.
Dolayısıyla Demokratlar Kongre’yi kazandığında Amerika’nın dış politikasının, tarifelerinin ve ekonomik tercihlerinin ertesi sabah bütünüyle değişeceğini düşünmeyelim. Başkanın hareket alanı daralabilir; yürütmenin yetkileri devam eder.
Demokratlar ikisini de kazanırsa: Fren var, yeni şoför yok
Trump’ın yeni vergi ve harcama paketlerini geçirmesi zorlaşabilir. Denetim artabilir. Senato onayı gerektiren atamalar daha çetin pazarlıklara dönüşebilir.
Fakat Demokratların seçim programı da kendiliğinden yasaya dönüşmez. Başkanlık Cumhuriyetçilerde kalır. Washington’un önünde uzun bir pazarlık dönemi açılabilir.
Tahvil yatırımcısı başlangıçta “Yeni harcama yapmak zorlaşacak” diyerek rahatlayabilir. Bir süre sonra “Peki mevcut açığı kim azaltacak?” diye hesap yapmaya başlayabilir.
Yeni masraf çıkaramamakla, eski borcu ödeyecek planı kurmak farklı beceriler.
Citi’nin değerlendirmesi de bu ayrımı vurguluyor: Demokratların iki kanadı kazanması, bütçe açığında otomatik bir düşüş sağlamadan bütçe ve borç limiti çatışmalarını artırabilir.
Teknoloji tarafında soruşturmalar, kamuoyu baskısı ve veri merkezlerine yönelik denetim gündeme gelebilir. Ancak federal düzeyde bütün yapay zekâ yatırımlarının önünü kesecek bir yasa varsaymak da fazla iddialı. Reuters’ın analizinde eyalet ve yerel kararların yatırımın zamanlamasını ve maliyetini etkileyebileceği özellikle belirtiliyor.
Ben bu sonuçta otomatik bir satış veya ralli beklemem. Önce sonucun beklentiden ne kadar farklı olduğuna, ardından eyalet seçimlerine ve piyasanın finansman koşullarına bakarım.
Cumhuriyetçiler ikisini de korursa: Borsa kutlamaya başlar, tahvil hesabı getirir
Bu, erişilebilen banka değerlendirmelerinde daha az beklenen sonuç.
Bazı sektörler vergi avantajı, deregülasyon ve daha hızlı karar beklentisiyle olumlu tepki verebilir. Fakat yeni mali genişleme ihtimali devletin borçlanma hesabını da büyütebilir.
Goldman Sachs Asset Management, Cumhuriyetçilerin birleşik kontrolü korumasını maliye politikası ve faiz sonuçları açısından daha geniş bir olasılık aralığı yaratabilecek senaryo olarak görüyor. Barclays de ek harcama kaygılarının tahvil piyasasında baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Şirketin vergisini düşürürsünüz, kârı artar. Faiz yükselir, o kâra biçilen değer geriler.
Bir elin verdiğini diğer elin ne kadar geri aldığını hesaplamak gerekir.
Bu nedenle Cumhuriyetçi zaferinde hisse ekranı yeşillenirken uzun vadeli tahvil faizleri sert yükseliyorsa, kutlamanın sesini biraz kısarım. Özellikle yüksek değerlemeli, borçla büyüyen ve kazancı uzak geleceğe bağlı şirketlerde.
Demokrat Meclis, Cumhuriyetçi Senato: Piyasanın sevebileceği denge, bütçenin sevmeyebileceği pazarlık
Tarman’ın kısa vadeli toparlanma açısından dikkat çektiği Senato sürprizi bu kombinasyonda yer alıyor.
Meclis’in Demokratlara geçmesi yeni yasalarda freni güçlendirebilir. Senato’nun Cumhuriyetçilerde kalması ise atamalar konusunda yönetimin siyasi desteğini koruyabilir.
Yatırımcı bu tabloyu daha sınırlı politika değişikliği ve belirsizliğin azalması olarak okuyabilir. Ancak bölünmüş yönetimin bütün sorunları çözeceğini düşünmem.
Washington’da herkes birbirini durdurabilir. Borç kendi kendini durdurmuyor.
Benim bu senaryoda ilk beklentim, sonuç net ve kabul edilmişse bir rahatlama ihtimalidir. Kalıcılığı için petrolün, tahvil faizlerinin ve şirket kârlarının desteğini ararım.
Cumhuriyetçi Meclis, Demokrat Senato: Frenin yeri değişiyor
Daha az tartışılan dördüncü kombinasyon da bu.
Cumhuriyetçiler Meclis’in gündemini korurken Demokratlar Senato’da yasa ve atama süreçlerini etkileyebilir. Bütçe için yine uzlaşma gerekir; başkanın onay gerektiren yeni atamalarında daha fazla pazarlık yaşanabilir.
Dolayısıyla iki ayrı bölünmüş Kongre sonucunu aynı saymayalım. Meclis’teki çoğunlukla Senato’daki çoğunluk aynı araçları kullanmıyor.
Bu sonuçta ilk piyasa tepkisinin daha karışık olmasını beklerim. Bazı şirketler Meclis’in korunmasını olumlu okurken, yatırımcı atamalardaki ve politika uygulamasındaki belirsizliği ayrıca fiyatlayabilir.
İlk saatlerdeki hareketi görüp iki yıllık yatırım kararı vermem.
Teksas’ta seçmen Nvidia çarpanı hesaplamıyor
Gönderdiğiniz Tarman notunun en güçlü katkılarından biri Teksas vurgusu.
Çünkü veri merkezlerinin geleceğini yalnızca Washington’daki siyasetçiler belirlemiyor. Elektrik bağlantısı, su, izin, yerel altyapı ve maliyet paylaşımı gibi kararlar eyalet ve yerel düzeyde alınıyor.
Houston Üniversitesi’nin araştırmasında Teksas’taki muhtemel seçmenlerin %79’u kurulabilecek veri merkezi sayısının sınırlandırılmasını destekliyor. Elektrik fiyatları üzerindeki etki konusunda çok veya son derece kaygılı olanların oranı %69.
Seçmenin hesabı anlaşılır: “Sizin yapay zekânız çok akıllıysa benim faturayı da düşürsün.”
Üstelik bu tepkiyi yalnızca Demokratlara bağlamak da yanlış olur. Cumhuriyetçi Vali Greg Abbott da şebeke bağlantısı onaylarında denetim amaçlı duraklamaya gitmiş durumda.
Burada yatırımcı için önemli olan parti etiketinden sonra gelecek somut kararlar:
Tesis ne zaman açılacak? Elektriği hangi maliyetle bulacak? Şebeke yatırımını kim ödeyecek? Gelir gecikirse borç nasıl çevrilecek?
Banka kredisi, valilik seçiminin sonucunu beklerken faize ara vermiyor.
Bu yüzden nakit gücü yüksek teknoloji şirketiyle tek bir tesisin zamanında açılmasına bağımlı borçlu işletmeyi aynı “yapay zekâ” başlığı altında değerlendirmem.
Faiz düşünce sevinmeden önce neden düştüğüne bakarım
Seçim sonrasında Amerikan tahvil faizleri düşerse, bunun sebebi önemli olacak.
Enflasyon sakinleştiği için düşüyorsa şirketlerin finansman koşulları rahatlayabilir. Yatırımların ve büyümenin zayıflayacağı korkusuyla düşüyorsa, şirket kârlarına ilişkin tahminler de aşağı gelebilir.
İkinci durumda tahvil yükselirken teknoloji hisselerinin düşmeye devam etmesi mümkündür.
Fortune’un aktardığı BofA Global Research değerlendirmesi, yapay zekâ temasındaki kalıcı bir düzeltmenin yatırımlar ve servet etkisi üzerinden küresel ekonomiye risk yaratabileceğini belirtiyor.
Yani daha düşük faiz tek başına yeterli olmayabilir. Parayı biraz daha ucuza bulduğunuzda, onunla yapacağınız yatırımın hâlâ para kazandırması gerekir.
Finansın tatsız tarafı bu. Hikâyenin bir yerinde nakit akışı istiyorlar.
Bankaların ayrıştığı nokta: Toparlanma hemen mi, sonra mı?
Morgan Stanley’nin Reuters tarafından aktarılan 2 Kasım değerlendirmesi, düzeltmenin son aşamalarına yaklaşıldığını ve seçimin belirsizliği azaltabileceğini savunuyor. Kaliteli döngüsel hisselerde fırsat ihtimalini öne çıkarırken İran’da tırmanma ve yeni tarifeleri sonraki riskler arasında sayıyor.
Tarman’ın yaklaşımı daha kısa vadeli ve temkinli. Bir toparlanma ihtimalini görüyor; hemen başlaması açısından Cumhuriyetçilerin Senato’yu korumasına önem veriyor.
Ben bu iki görüşü aynı zaman ufkunda okumam. Biri düzeltmenin ilerleyen aşamasında fırsat arıyor; diğeri seçim gecesindeki sürprizin ilk fiyatlamasını tartışıyor.
Demokrat dalga beklendiği için mutlaka fiyatlandı diyemeyiz. Herkes bir sonucu konuşuyor olabilir ama herkes portföyünü o sonuca göre düzenlemiş olmayabilir.
Piyasanın ne söylediği kadar, hangi pozisyonla söylediği de önemli.
Trump’ın Kongre’de kaybetmesi, İran riskinin bitmesi anlamına gelmiyor
Seçim sonrasında Kongre’nin finansman ve denetim gücü önem kazanabilir. CFR’nin analizinde İran politikası üzerindeki olası etkinin önemli kanallarından biri olarak harcama yetkisi gösteriliyor.
Bununla birlikte Trump’ın dış politikadaki hareket alanı devam edecek.
İçeride uzlaşmaya yönelebilir. Dışarıda daha sert kararlar da alabilir. Bunları olasılık olarak izlerim; seçim sonucu belli olmadan gelecek askerî kararları biliyormuş gibi konuşmam.
Petrolün düşmesi, enflasyon ve risk iştahı açısından destekleyici olabilir. Ancak birkaç diplomatik açıklamanın kalıcı arz güvenliği yarattığını varsaymak için erken davranmam.
Çin tarafında da Kongre’nin değişmesiyle teknoloji rekabetinin biteceğini beklemem. Chicago Council değerlendirmesi, Tayvan ve yapay zekâyı yeni Kongre’nin yaklaşımını sınayacak başlıklar arasında gösteriyor.
Diplomatik fotoğrafta herkes gülümseyebilir. İhracat lisansları fotoğraftan ayrı dosyada duruyor.
Türkiye’nin hesabı petrol, faiz ve dolardan geçiyor
Türkiye açısından daha düşük petrol destekleyici olabilir. Fakat bunun yanında Amerikan faizine, dolar likiditesine ve küresel büyümeye bakmak gerekir.
Petrol düşerken dünya ekonomisinin büyümesi korunuyorsa daha elverişli bir tablo oluşur. Petrol küresel talep zayıfladığı için düşüyorsa, enerji avantajının karşısına ihracat ve risk iştahı baskısı çıkabilir.
Aynı nedenle Demokratların kazanmasıyla BIST arasında doğrudan ve değişmez bir bağ kurmam. Cumhuriyetçilerin kazanmasıyla dolar veya altın için de otomatik yön tayin etmem.
Türkiye’ye gelen etkiyi Amerikan seçmeninin parti tercihi kadar, seçim sonrasındaki ekonomik kararlar belirleyecek.
Ben seçim gecesinden sonra dört noktayı birlikte izleyeceğim: Kongre’de çoğunluğun büyüklüğü, Teksas ve veri merkezi yatırımlarını etkileyen yerel sonuçlar, petrol ve Amerikan finansman koşulları.
Hisseler yükselirken şirketlerin borçlanma risk primi de yükseliyorsa, o rahatlamayı temkinli okurum. Faiz düşerken kâr tahminleri bozuluyorsa, yalnızca tahvil ekranına bakıp iyimserleşmem.
Yapay zekânın geleceğine inanmakla, o geleceğe hangi maliyetle ulaşılacağını hesaplamak aynı iş değil. Seçim sonrasında ikinci hesap daha fazla masaya gelebilir.
ABD ara seçimleri: Dört Kongre senaryosu, Teksas sürprizi ve seçim sonrasında piyasaların önündeki yol
3 Kasım 2026 — Seçim sonuçları kesinleşmeden hazırlanmıştır. Bankaların görüşleri, piyasa yorumları ve kendi senaryo değerlendirmelerimiz ayrı belirtilmiştir.
Amerikalılar bugün Kongre’yi seçiyor. Wall Street ise Washington’daki sandalye hesabıyla birlikte Teksas’taki elektrik bağlantılarını sayıyor.
Çünkü bu seçimin piyasalar açısından en ilginç tarafı burada: Amerikan borsasını taşıyan yapay zekâ yatırımları, seçmenin hayat pahalılığı şikâyetiyle aynı noktada buluşuyor. Dev teknoloji şirketlerinin veri merkezlerine ihtiyaçları var. Seçmen ise elektrik ve su faturasının bu yatırımlar yüzünden büyümesini istemiyor.
Trump’ın kalan iki yıldaki hareket alanını Kongre’nin yeni yapısı belirleyecek. Fakat teknoloji yatırımlarının hızını bazı eyaletlerde valiler, yerel yönetimler ve elektrik altyapısı kararları da etkileyebilir.
Bu nedenle seçim sonrasını üç başlık birlikte belirleyecek: Washington’daki güç dağılımı, yapay zekâ yatırımlarının finansmanı ve İran üzerinden petrolün seyri.
Bunlardan yalnızca birini takip ederek piyasanın tamamını açıklamak zor.
Beklenti Demokratlara dönmüş durumda; fiyatlara ne kadar girdiği tartışmalı
Reuters’ın seçim günü değerlendirmesinde Demokratların Temsilciler Meclisi’ni kazanması öne çıkıyor; Senato yarışı ise belirsizliğini koruyor. Senato’daki mevcut 53–47 Cumhuriyetçi üstünlüğünün değişmesi için Demokratların net dört sandalye kazanması gerekiyor. www.reuters.com
UBS’nin 2 Kasım tarihli değerlendirmesi Demokratların Kongre’nin iki kanadını kazanmasına %50, Demokrat Meclis–Cumhuriyetçi Senato sonucuna %40, Cumhuriyetçilerin iki kanadı da korumasına %10 olasılık veriyor. Bunlar UBS’nin senaryo ağırlıkları; bütün Wall Street’in ortak tahmini değil. www.ubs.com
Ian Bremmer de 2 Kasım tarihli GZERO değerlendirmesinde belirgin bir Demokrat dalga bekliyor: Meclis’te en az 20 sandalye kazanımı ve Senato’da 51–53 sandalyelik Demokrat çoğunluk tahmin ediyor. Bu, bir analistin seçim öncesi öngörüsü; sonuç değil. gzeromedia.com
Gönderdiğiniz Ozan Tarman’ın 3 Kasım tarihli notu, bu noktada yazıya önemli bir piyasa boyutu ekliyor. Tarman’ın değerlendirmesi, Demokrat dalganın güçlü beklenti hâline geldiği; buna rağmen fiyatlara ne ölçüde yansıdığının açık olmadığı yönünde. Cumhuriyetçilerin Senato’yu korumasını ise kısa vadeli toparlanmayı destekleyebilecek bir sürpriz olarak değerlendiriyor.
Bu yaklaşımı bir banka raporu veya doğrulanmış sonuç tahmini olarak değil, piyasa yorumu olarak okumak gerekiyor.
Ama ortaya koyduğu ayrım değerli: En muhtemel seçim sonucunu tahmin etmekle, en büyük fiyat hareketini yaratacak sonucu tahmin etmek farklı işler.
Önce sandalye hesabını netleştirelim
Meclis ve Senato iki ayrı seçim alanı. Her kanatta çoğunluk kontrolü açısından iki olasılık bulunduğundan dört temel kombinasyon var.
Bir partinin iki kanadı kazanması, diğerinin iki kanadı kaybetmesi demek. İki partinin de aynı anda iki kanadı kazanması veya kaybetmesi mümkün değil. Birer kanadı kazandıkları sonuçların ise iki farklı biçimi var:
| Senaryo | Temsilciler Meclisi | Senato | Demokratlar açısından | Cumhuriyetçiler açısından |
|---|---|---|---|---|
| 1. Demokratlar iki kanadı kazanır | Demokrat | Demokrat | İkisini de kazanır | İkisini de kaybeder |
| 2. Cumhuriyetçiler iki kanadı korur | Cumhuriyetçi | Cumhuriyetçi | İkisini de kaybeder | İkisini de kazanır |
| 3. Meclis Demokrat, Senato Cumhuriyetçi | Demokrat | Cumhuriyetçi | Birini kazanır, birini kaybeder | Birini kazanır, birini kaybeder |
| 4. Meclis Cumhuriyetçi, Senato Demokrat | Cumhuriyetçi | Demokrat | Birini kazanır, birini kaybeder | Birini kazanır, birini kaybeder |
Önceki değerlendirmede ayrıca açılması gereken dördüncü kombinasyon buydu: Cumhuriyetçilerin Meclis’i koruyup Senato’yu kaybetmesi. Erişilen banka değerlendirmelerinde öne çıkan bir beklenti değil; yine de mümkün sonuçlar tablosunda bulunmalı. Buna doğrulanmış bir olasılık yüzdesi atfetmiyorum.
1. Demokratlar Meclis’i ve Senato’yu kazanır
Bu sonuç Trump’ın yasama alanındaki hareketini en fazla daraltacak tablo olur. Yeni vergi ve harcama paketleri zorlaşabilir; yönetimin faaliyetlerine yönelik denetim artabilir. Senato kontrolünün değişmesi, onay gerektiren başkanlık atamalarında da yeni pazarlıklar yaratabilir.
Fakat buradan doğrudan “Demokratların ekonomi programı uygulanacak” sonucu çıkmaz. Başkanlık Cumhuriyetçilerde kalır. Yeni yasalar için başkanın tutumu, veto ve Kongre’deki çoğunlukların büyüklüğü önem taşır.
Piyasa açısından iki ayrı mekanizma çalışabilir.
İlki, yeni mali genişlemenin zorlaşmasıdır. Daha sınırlı ilave borçlanma beklentisi tahvilleri destekleyebilir.
İkincisi, bütçe ve borç limiti pazarlıklarının sertleşmesidir. Bu da belirsizliği artırabilir. Citi’nin 27 Ekim değerlendirmesi özellikle bu noktaya dikkat çekiyor: Demokratların iki kanadı kazanması, bütçe açığında otomatik bir azalma sağlamadan siyasi riski büyütebilir. www.citigroup.com
Teknoloji tarafında ise denetim ve soruşturmaların artması gündeme gelebilir. Reuters’ın veri merkezlerine ilişkin analizinde, federal düzeyde yatırımları kapsamlı biçimde durduracak bir yasanın geçmesine kuşkuyla yaklaşılırken, eyalet ve yerel kararların yatırım takvimini etkileyebileceği belirtiliyor. investing.com
Benim değerlendirmem: Demokratların iki kanadı kazanması tek başına güçlü bir borsa rallisi veya sert satış gerekçesi değil. Sonucun ne kadar beklendiği, çoğunluğun büyüklüğü ve eyalet seçimleriyle birlikte nasıl bir politika sinyali verdiği belirleyici olur.
2. Cumhuriyetçiler Meclis’i ve Senato’yu korur
Erişilebilen değerlendirmelerde daha az beklenen sonuç bu.
İlk tepki, bazı sektörlerde yeni vergi avantajları, deregülasyon ve daha kolay politika uygulaması beklentisi üzerinden olumlu olabilir. Fakat tahvil piyasasının vereceği cevap ayrıca izlenmeli.
Goldman Sachs Asset Management, Cumhuriyetçilerin birleşik kontrolü sürdürmesini daha az beklenen ve maliye politikası ile faizler açısından daha geniş sonuç aralığı yaratabilecek senaryo olarak ele alıyor. Barclays ise bu sonuçta ek harcama ve borçlanma kaygılarının tahvil yatırımcılarını yeniden harekete geçirebileceğini belirtiyor. am.gs.com
Buradaki gerilim basit: Vergi indirimi şirketin kârını destekleyebilir. Buna karşılık devletin finansman ihtiyacı büyür ve uzun vadeli faizler yükselirse, aynı şirketin gelecekteki kârlarına biçilen değer baskılanabilir.
Yapay zekâ hisselerinde de Cumhuriyetçi zaferi bütün izin sorunlarının çözülmesi anlamına gelmez. Teksas’ta Cumhuriyetçi Vali Greg Abbott’ın da veri merkezlerine yönelik şebeke bağlantısı onaylarını denetim amacıyla duraklatmış olması, yerel tepkinin parti sınırlarını aştığını gösteriyor. texastribune.org
Benim değerlendirmem: Bu senaryoda ilk hisse tepkisinin ardından Amerikan uzun vadeli faizlerine bakarım. Hisselerle birlikte faizler de sert yükseliyorsa, başlangıçtaki iyimserliğin finansman maliyetine takılma riski vardır.
3. Demokratlar Meclis’i kazanır, Cumhuriyetçiler Senato’yu korur
Ozan Tarman’ın gönderdiğiniz notunda kısa vadeli toparlanma açısından dikkat çektiği kombinasyon bu.
Meclis’in Demokratlara geçmesi, yönetimin yeni yasalar ve bütçe üzerinde daha fazla pazarlık yapmasını gerektirebilir. Senato’nun Cumhuriyetçilerde kalması ise atama sürecindeki mevcut siyasi desteğin korunmasını sağlayabilir.
Bu yapı, yatırımcı tarafından sınırlı politika değişikliği ve daha öngörülebilir bir denge olarak karşılanabilir. Ancak “bölünmüş yönetim her zaman piyasaya yarar” demek fazla kolay olur.
Yeni harcamayı sınırlandıran siyasi denge, bütçe açığını azaltacak anlaşmayı da engelleyebilir. Hükümet finansmanı ve borç limiti başlıklarında çatışma sürebilir.
Benim değerlendirmem: Sonuç net ve kabul edilmişse, seçim belirsizliğinin azalmasına bağlı bir rahatlama görülebilir. Tarman’ın Senato sürprizi üzerinden kurduğu kısa vadeli toparlanma ihtimali bu çerçevede anlamlı. Ancak petrol ve tahvil piyasası destek vermiyorsa hareketin devamını varsaymam.
4. Cumhuriyetçiler Meclis’i korur, Demokratlar Senato’yu kazanır
Bu kombinasyon daha az tartışılıyor; kurumsal etkisi ise diğer bölünmüş Kongre senaryosuyla aynı değil.
Cumhuriyetçiler Meclis’in gündemini ve komite kontrolünü korurken, Demokratlar Senato’da yasama sürecini ve onay gerektiren atamaları etkileyebilir. Böylece yönetimin karşısındaki fren farklı bir yerde çalışır.
Bütçe ve vergi yasalarında iki kanadın uzlaşması gerekir. Başkanın yeni atamalarında ise Demokrat Senato’nun tutumu ayrıca önem kazanır. Mevcut görevlilerin seçim sonucuyla otomatik olarak görevden ayrılmayacağını da unutmamak gerekir.
Benim değerlendirmem: Bu sonuçta ilk fiyatlama daha karmaşık olabilir. Meclis’in Cumhuriyetçilerde kalması bazı şirketlerde olumlu karşılanırken, Senato’nun değişmesi atamalar ve politika uygulaması konusunda yeni belirsizlik yaratabilir. İlk birkaç saatlik fiyat hareketini kalıcı yön olarak kabul etmem.
Teksas neden ulusal seçim kadar dikkat çekiyor?
Gönderdiğiniz notun en güçlü katkılarından biri Teksas vurgusu.
Notta, Teksas’ın veri merkezi yatırımlarındaki payına ve Demokrat bir valinin seçilmesinin yaratabileceği etkiye ilişkin değerlendirmeler var. Ancak nottaki yaklaşık üçte bir oranını, farklı kapsamlarla hesaplanan başka tahminlerle aynı veriymiş gibi kullanmıyorum.
Doğrulayabildiğimiz temel mesele şu: Veri merkezleri artık somut bir seçim konusu. Houston Üniversitesi’nin araştırmasında Teksas’taki muhtemel seçmenlerin %79’u kurulabilecek veri merkezi sayısının sınırlandırılmasını destekliyor. Elektrik fiyatlarına etkileri konusunda çok veya son derece kaygılı olanların oranı %69. University of Houston
MarketWatch da seçim günü Teksas valilik yarışını yapay zekâ yatırımcıları açısından kritik yarışlardan biri olarak ele alıyor. marketwatch.com
Bu tartışmanın şirket bilançosuna geçişi şöyle olabilir:
Bunlar her projede gerçekleşecek sonuçlar değil; gecikmeye duyarlı projelerde incelenmesi gereken riskler.
Nakit gücü yüksek teknoloji şirketiyle tek bir projenin zamanında açılmasına bağımlı borçlu işletmeyi aynı sepete koymamak gerekir.
Yapay zekâ yatırımları yavaşlarsa tahvil faizi düşebilir; borsa yine de rahatlamayabilir
Gönderdiğiniz not, önceki yazının petrol ve tahvil ağırlıklı çerçevesini bu noktada genişletiyor.
Önceki metindeki “kalıcı yükseliş için faizlerin gerilemesi gerekir” yaklaşımına bir koşul eklemeliyiz: Faizlerin neden gerilediği önemli.
Enflasyonun sakinleşmesiyle düşen faiz, şirketler açısından destekleyici olabilir. Yatırımların ve büyüme beklentilerinin bozulmasıyla düşen faiz ise daha zayıf kâr beklentileriyle birlikte gelebilir.
Fortune’un aktardığı BofA Global Research değerlendirmesi de yapay zekâ temasında kalıcı bir düzeltmenin küresel ekonomi için risk oluşturabileceğini; yatırım ve servet etkisi üzerinden büyümeyi baskılayabileceğini belirtiyor. Bu görüşü BofA’nın doğrudan erişilmiş tam raporu olarak değil, medyanın aktardığı kurum değerlendirmesi olarak kullanıyorum. fortune.com
Böyle bir tabloda tahvil yükselirken teknoloji hisselerinin düşmeye devam etmesi şaşırtıcı olmaz. Piyasa daha ucuz para kadar, o parayla yapılacak yatırımın getirisini de hesaplar.
Wall Street tek bir seçim sonrası görüşünde birleşmiyor
Morgan Stanley’nin Reuters tarafından aktarılan 2 Kasım değerlendirmesi, düzeltmenin son aşamalarına yaklaşıldığını ve seçimin belirsizliği azaltabileceğini savunuyor. Kaliteli döngüsel hisselerde fırsat oluşabileceğini belirtiyor; İran’da tırmanma ve yeni tarifeleri ise sonraki riskler arasında sayıyor. www.reuters.com
Ozan Tarman’ın notu daha kısa vadeli ve temkinli: Bir toparlanma ihtimalini görüyor, fakat bunun hemen başlaması konusunda Cumhuriyetçilerin Senato’yu korumasına önem veriyor.
Not içinde aktarılan bazı isimsiz piyasa yorumlarında Demokrat dalga sonrasında %5–10 satış ihtimalinden de söz ediliyor. Kurum ve rapor kimliği doğrulanmadığı için bu oranı yatırım bankalarının ortak tahmini olarak sunmuyorum. Bu, paylaşılan notta yer alan bir risk senaryosu.
Dolayısıyla araştırmanın sonucu “Wall Street yükseliş bekliyor” veya “Wall Street düşüş bekliyor” şeklinde özetlenemez. Kurumlar arasında vade, fiyatlama ve risklerin ağırlığı bakımından farklar var.
Dış politikada Kongre freni var; otomatik bir yön değişikliği yok
Trump seçimden sonra da başkan olarak kalacak. Ticaret politikası ve dış politikada yürütmenin hareket alanı sürecek. Morgan Stanley’nin araştırması da Kongre’nin değişmesinin temel politika çerçevesini sınırlı ölçüde değiştirebileceğini vurguluyor. www.morganstanley.com
İran açısından Demokratların güçlenmesi, askerî harcamalar ve yönetimin kararları üzerinde daha fazla denetim yaratabilir. CFR analizinde, olası etkinin önemli kanallarından biri olarak Kongre’nin finansman yetkisi öne çıkıyor. Fakat bu, askerî gerilimin seçimden hemen sonra sona ereceği anlamına gelmiyor. www.cfr.org
Ben iki ihtimali de açık tutarım: Yönetim diplomasiye ağırlık verebilir; iç politikada daralan hareket alanını dış politikada daha sert tercihlerle telafi etmeye de çalışabilir. İkinci ihtimal bir risk senaryosudur, gerçekleşmiş karar değil.
Çin konusunda da Kongre’nin el değiştirmesinden kapsamlı bir yumuşama çıkarmam. Chicago Council analizinde Tayvan ve yapay zekâ, yeni Kongre’nin yaklaşımını sınayacak başlıklar olarak öne çıkıyor. Rekabetin biçimi değişebilir; teknoloji ve güvenlik boyutu sürebilir. globalaffairs.org
Türkiye açısından iki ayrı gelişmenin aynı anda yaşanması mümkün
Petrolün gerilemesi Türkiye’nin enerji ithalatı ve enflasyonu açısından destekleyici olabilir. Aynı anda Amerikan teknoloji yatırımlarına ilişkin kaygılar küresel risk iştahını bozabilir.
Dolayısıyla daha düşük petrol, her koşulda bütün riskli varlıkların yükselmesini gerektirmez. Benzer biçimde düşen Amerikan tahvil faizi de tek başına gelişen ülkelere güçlü para girişi garantilemez.
Türkiye açısından seçim sonucunu şu bileşimle okurum:
| Seçim sonrası gelişme | Türkiye açısından olası etkisi |
|---|---|
| Petrol düşer, küresel büyüme korunur | Enerji maliyeti ve enflasyon açısından daha elverişli ortam |
| Petrol düşer, küresel yatırım ve büyüme sert zayıflar | Enerji avantajına karşı ihracat ve risk iştahı baskısı |
| Petrol yükselir, Amerikan faizleri yükselir | Dış finansman ve enflasyon açısından daha zor ortam |
| Sonuçlar tartışmalı kalır, dolar likiditesine talep artar | Küresel finansman koşullarında sıkılaşma riski |
Seçim sonrası ana senaryom
Demokratların en az bir kanadı kazanması güçlü beklenti. Cumhuriyetçilerin Senato’yu koruması, özellikle teknoloji ve düzenleme kaygılarının ağır bastığı bir piyasada kısa vadeli rahatlama yaratabilir. Cumhuriyetçilerin iki kanadı koruması daha büyük bir siyasi sürpriz olur; bunun tahvil maliyetini ayrıca hesaplamak gerekir.
Demokratların iki kanadı kazanması durumunda ise sonucun büyüklüğü kadar Teksas ve diğer yerel yarışların verdiği mesaj önem kazanır. Beklenen sonuç gerçekleşse bile yatırım takvimine ilişkin yeni bilgiler fiyatları değiştirebilir.
Ben seçim sonrası yükselişin kalıcılığını değerlendirirken petrolü, Amerikan faizlerini, kredi koşullarını ve yapay zekâ projelerinin takvimini birlikte izlerim. Faiz düşerken şirketlerin borçlanma risk primi yükseliyorsa, piyasanın bütünü rahatlamıyor olabilir.
Wall Street yapay zekânın gelirini satın aldı. Bu seçim, o gelire ulaşmak için gereken elektriğin, iznin ve finansmanın maliyetini yeniden hesaba katmasına yol açabilir.