
Zirvede Savaşın Gölgesi, Trump’ın Gövdesi: Kananaskis’te Diplomasi, Kriz ve Belirsizlik İç İçe
Yedi büyük ekonominin liderleri, küresel diplomasinin kırılganlaştığı bir dönemde, 16–18 Haziran tarihleri arasında Kanada’nın batısındaki Kananaskis Dağları’nda bir araya geldi. G7 Zirvesi’nin bu yılki temel sorusu sadece “ne yapılacak?” değil, “kimle yapılabilecek?” Ve bu soru doğrudan, sahneye ikinci kez çıkan ABD Başkanı Donald Trump’a işaret ediyor.
Zirvenin açılış saatlerinden hemen önce, İsrail ile İran arasında karşılıklı saldırılar tırmandı, gece yarısına kadar süren çatışmalarda onlarca can kaybı yaşandı. Bu gelişme, toplantının odak noktasını belirledi. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in net açıklaması, küresel diplomatik yönelimi de özetliyor:
“İran’ın nükleer silah geliştirmemesi ya da bulundurmaması; İsrail’in kendini savunma hakkının tanınması; çatışmanın yayılmasının engellenmesi ve diplomasiye alan açılması.”
Zirve, Calgary’ye 90 kilometre uzaklıktaki Kananaskis dağ tatil köyünde düzenleniyor. Ev sahibi Kanada’nın Başbakanı Mark Carney, zirvenin önceliklerini “barış ve güvenlik, kritik minerallerde tedarik zinciri kurmak ve istihdam yaratmak” olarak sıralarken, ABD’nin çelik ve alüminyum vergileri, Ortadoğu’daki gerilim ve Ukrayna savaşı gibi kırılgan gündemlerin de masada olduğunu belirtti.
Trump’ın katılımı, diplomatik çevrelerde temkinle karşılanıyor. 2018’de Kanada’da düzenlenen son zirvede Trump, dönemin başbakanı Justin Trudeau’yu “sahtekâr ve zayıf” diye suçlayarak zirveyi terk etmiş ve ABD heyetine nihai bildiriyi onaylamama talimatı vermişti.
Bugünse, benzer bir senaryonun yaşanmaması için tüm diplomatik enerji, kriz yönetimine yönelmiş durumda. Ottawa Üniversitesi profesörü Roland Paris’in çarpıcı ifadesi:
“Trump toplantıyı altüst etmezse bu başarılı bir zirve olur. Gerisi sostur.”
Trump’ın patlayıcı etkisi nedeniyle Kanada bu yıl ortak bildiri yayımlamayacak. Yerine, “başkan özetleri” adı verilen sınırlı ve kontrollü içerikler hazırlanacak. Bu taktiksel karar, bir yandan Trump’ın agresif söylemlerini kontrol altına alma çabası, diğer yandan ABD ile angajmanı koruma arayışı.
ABD’li bir üst düzey yetkili, G7’nin gündeminde yer alacak başlıkları şöyle sıraladı:
Trump’ın tüm bu alanlarda “Amerikan çıkarlarını adil ve karşılıklı temelde koruma” hedefiyle hareket ettiği vurgulanıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin zirveye katılması planlanıyor. Ancak Şubat ayında Oval Ofis’te yaşanan gergin görüşme, Kiev tarafında beklentileri minimuma indirmiş durumda. Bir Ukraynalı yetkili, “Bizim için başarı, Trump’la dostane bir görüşme olur” diyerek durumun kırılganlığını özetledi.
Kanada, Ukrayna’nın en güçlü destekçilerinden biri olmaya devam ederken; Trump’ın “24 saat içinde savaşı bitirme” söylemi, NATO ülkelerinde rahatsızlık yaratıyor. Bu söylem, diplomatik çabaları sekteye uğratma riski taşıyor.
Haziran sonunda Lahey’de yapılacak G7 ve NATO zirveleri, AB ülkeleri için bir fırsat olarak görülüyor. Hedef, Trump’a, senatörlerin hazırladığı “Rusya’ya ateşkes ve müzakere” odaklı yaptırım paketini sunmak ve destek alabilmek. Ancak Trump’ın dış politikasında tek taraflılık vurgusu, bu hedefin gerçekleşmesini zorlaştırıyor.
Bu yıl zirvenin bazı bölümlerine Ukrayna, Meksika, Hindistan, Avustralya, Güney Afrika, Güney Kore ve Brezilya liderleri de davet edildi. Bu genişletilmiş katılım, sadece G7 değil, küresel diplomatik ağın yeni haritasını şekillendirme çabası olarak okunuyor.
Senatör Peter Boehm, zirvenin normalden uzun tutulmasının nedeninin Trump’la ikili görüşmelere daha fazla zaman tanımak olduğunu belirtiyor. Çünkü birçok liderin, kendi ulusal endişeleri hakkında Trump’la doğrudan konuşmak istediği ifade ediliyor.
Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Direktörü Max Bergmann’ın sorusu oldukça kritik:
“ABD, hâlâ G7 gibi çok taraflı formatlara bağlı mı?”
Trump’ın ikinci dönemindeki bu ilk zirve, ABD’nin küresel ortaklık anlayışına dönüp dönmediğini test edecek. Eğer Trump, geçmişte olduğu gibi çok taraflılıktan uzak, çatışmacı bir çizgi sürdürürse, G7’nin etkisizleşmesi ve yerini ikili anlaşmalara dayalı, daha parçalı bir dünya düzeninin alması muhtemel.
Bu nedenle Kananaskis sadece bir zirve değil, dünyanın yeni güç haritasının sessizce yeniden çizildiği yer olabilir.
Not: Yatırımcılar için izlenmesi gereken alanlar –
Dağlar sessiz… ama dünya liderlerinin gölgesi uzun.