
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemilere koridor açmayı hedefleyen “Project Freedom / Özgürlük Projesi” operasyonunun kısa süreliğine durdurulduğunu açıkladı. Trump, İran ile nihai anlaşma konusunda “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunurken, ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının ise devam edeceğini söyledi. (New York Post)
Washington yönetimi operasyonu “insani güvenlik koridoru” olarak tanımlarken, İran basını bunu Trump’ın geri adımı olarak yorumladı. İran’a yakın medya organları operasyonun askıya alınmasını “başarısızlık” şeklinde servis etti. Özellikle yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’nın kullandığı dil, Tahran’ın bu gelişmeyi psikolojik üstünlük olarak sunmaya çalıştığını gösterdi. (New York Post)
Piyasalar açısından kritik başlık ise Hürmüz’de tansiyonun düşmesi halinde petrol lojistiğinin yeniden normalleşip normalleşmeyeceği olacak. Çünkü küresel petrol akışının yaklaşık yüzde 20’si bu boğazdan geçiyor.
Trump’ın İran ile anlaşma konusunda ilerleme sağlandığını söylemesi sonrası petrol fiyatlarında ikinci günlük düşüş yaşandı. Brent petrolde savaş primi bir miktar geri çekilirken piyasa, “kontrollü normalleşme” ihtimalini fiyatlamaya başladı. (Reuters)
Özellikle Hürmüz’de ABD eskort operasyonunun askıya alınması ve diplomasi mesajlarının öne çıkması, enerji piyasasında kısa vadeli rahatlama yarattı. Ancak analistler, İran-ABD hattındaki kırılganlığın sürdüğünü ve olası yeni saldırıların petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıyabileceğini belirtiyor.
Jeopolitik tansiyon tam anlamıyla düşmemesine rağmen altın fiyatları yükselişini koruyor. Piyasa bir yandan İran riskini fiyatlamaya devam ederken diğer yandan Fed tarafındaki yeni faiz tartışmaları güvenli liman talebini canlı tutuyor. (Investing.com)
Gram altın sabah saatlerinde 6 bin 779 TL seviyelerinde işlem görürken, ons altında yatırımcıların dikkatini çeken unsur “savaş sonrası stagflasyon” senaryoları oldu. Özellikle enerji maliyetleri ve küresel büyüme baskısı nedeniyle altın tarafında orta vadeli yukarı yönlü beklentiler korunuyor.
Samsung Electronics, yapay zekâ çiplerine yönelik patlayan talebin etkisiyle piyasa değerini 1 trilyon doların üzerine taşıdı. Böylece şirket, TSMC’nin ardından bu seviyeye ulaşan ikinci Asyalı teknoloji devi oldu. (Reuters)
Şirket hisseleri yalnızca bir yılda yaklaşık dört kat yükselirken, özellikle HBM (yüksek bant genişlikli bellek) çiplerine olan talep Samsung’un gelir beklentilerini dramatik şekilde artırdı. Reuters’a göre şirketin piyasa değeri 1,500 trilyon won seviyesini aşarak yaklaşık 1,03 trilyon dolara ulaştı. (Reuters)
Yapay zekâ altyapısı yarışı artık yalnızca Nvidia merkezli değil; bellek üreticileri ve yarı iletken devleri de yeni AI döngüsünün ana kazananları haline geliyor.
Çin’in devlet destekli çip yatırım fonunun, ülkenin en dikkat çekici yapay zekâ girişimlerinden biri olan DeepSeek’in yeni yatırım turuna liderlik etmek için görüşmeler yürüttüğü bildirildi.
Yaklaşık 45 milyar dolarlık değerleme üzerinden konuşulan finansman turu, Pekin’in yerli yapay zekâ ekosistemine verdiği stratejik önemi yeniden ortaya koydu. Bu süreç aynı zamanda ABD-Çin teknoloji savaşının artık yalnızca ticaret değil, doğrudan sermaye ve yapay zekâ kapasitesi üzerinden yürüdüğünü gösteriyor.
Piyasalarda dikkat çeken yeni fiyatlama, Fed’in bir sonraki adımının faiz indirimi değil faiz artırımı olabileceği yönünde şekilleniyor.
Swap piyasasında, Kevin Warsh etkisinin daha şahin bir Fed beklentisi yarattığı konuşulurken, yatırımcılar gelecek Nisan ayına kadar yeni faiz artırımı ihtimalini yüzde 50’nin üzerinde fiyatlamaya başladı.
Bu durum özellikle dolar endeksini desteklerken, gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde yeni baskı yaratabilecek bir senaryo olarak görülüyor.
U.S. Securities and Exchange Commission, halka açık şirketlerin üç aylık finansal rapor yerine altı aylık raporlama yapabilmesine olanak sağlayacak yeni düzenleme teklifini açıkladı.
Teklifin temel amacı şirketler üzerindeki kısa vadeli raporlama baskısını azaltmak ve uzun vadeli yatırım perspektifini güçlendirmek. Ancak piyasalarda bazı yatırımcı grupları bunun şeffaflığı azaltabileceği görüşünde.
Abbas Araghchi, Çinli mevkidaşıyla görüşmek üzere Pekin’e gitti. Görüşmenin odağında enerji ticareti, yaptırımlar ve İran’ın savaş sonrası diplomatik pozisyonu bulunuyor.
Bu temas, Çin’in İran krizinde yalnızca ekonomik değil diplomatik dengeleyici rol üstlenmeye çalıştığını gösteriyor. Özellikle enerji akışı ve yuan bazlı ticaret başlıklarının görüşmede öne çıktığı belirtiliyor.
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin usulsüzlük iddiaları kapsamında açılan davada, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 sanığın yargılanması 1 Temmuz tarihine ertelendi.
Siyasi tarafta ise dava sürecinin muhalefet üzerindeki baskıyı artırabileceği ve yaklaşan seçim tartışmalarıyla birlikte yeniden gündemin merkezine oturabileceği değerlendiriliyor.
Bloomberg’in aktardığı etki analizine göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ihracatçılara yönelik vergi desteğinin bütçeye ilave maliyetinin yaklaşık 34 milyar TL olması bekleniyor.
Bu destek paketi, Türk lirasındaki reel değerlenme nedeniyle zorlanan ihracatçı sektörlere nefes aldırmayı amaçlıyor. Ancak bütçe disiplini tarafında yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.