
The New York Times’ın sızdırdığı son kulis bilgileri, Ukrayna savaşını bitirme yolundaki müzakerelerin Çarşamba günü somut bir sonuç vermese de perde arkasında “toprak ve güvenlik” eksenli çok riskli bir pazarlığın döndüğünü ortaya koyuyor. Doğu Ukrayna’daki toprak kontrolü barışın önündeki en büyük engel olarak dururken, taraflar artık “askerden arındırılmış bölge” ve “serbest ticaret alanı” gibi ekonomik tabanlı ara formülleri masaya yatırmış durumda.
Toprak Pazarlığında 50-40 Denklemi: Rusya, Donetsk bölgesinde cephe hattı ile idari sınır arasında kalan yaklaşık 50 mil uzunluğunda ve 40 mil genişliğindeki stratejik alanın devrini şart koşuyor.
28 Maddelik Gizli Plan: Kasım ayında gündeme gelen ve bugün ayrıntıları sızan plan, tartışmalı bölgenin Rus kontrolünde kalmasını ancak askeri konuşlandırmaya izin verilmemesini, asayişin ise Rus polisi veya ulusal muhafızlarınca sağlanmasını öngörüyor.
Ekonomik ve Sivil İdare Formülü: Sanayisi büyük ölçüde yıkılmış olan ve sadece bir kömür madeninin aktif olduğu bölgede, bir “serbest ticaret alanı” oluşturulması ve uluslararası barış gücü denetiminde sivil bir idare kurulması seçeneği müzakere ediliyor.
The New York Times’ın geçtiği bu detaylar, savaşın askeri bir zaferden ziyade karmaşık bir diplomatik mimariyle dondurulmaya çalışıldığını gösteriyor. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin “simetrik çekilme” ve “güvenlik garantisi” ısrarı sürerken, Abu Dabi’deki son temaslarda gündeme gelen “simetrik olmayan kısmi Rus çekilmesi” önerisi, masadaki tıkanıklığı aşmak için atılmış bir adım olarak okunuyor. Rusya’nın bölgede polis gücü bulundurma talebi ise Ukrayna tarafından “yeniden saldırı için bir hazırlık” riski olarak değerlendiriliyor.
Yatırımcı ve piyasa perspektifinden bakıldığında, bölgedeki sanayi altyapısının yıkılmış olması ve tek bir kömür madenine sıkışmış ekonomik faaliyet, olası bir barışın ardından bölgenin devasa bir “yeniden inşa” fonuna ihtiyaç duyacağını belgeliyor. Ukrayna’nın Donbas’tan herhangi bir çekilme kararı almadan önce seçim ve güvenlik garantileri konusundaki “ön şart” duruşu, müzakerelerin daha uzun bir süre “perde arkasında” pişmeye devam edeceğini kanıtlıyor. 190 bin sivilin kaderi, askeri stratejilerle serbest ticaret hayalleri arasında sıkışmış durumda.