0,00TL 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Analiz - bülten - Dünya - Manşet - The Economist

The Economist Her Zaman Yanılıyor mu? Yapay Zekâ 25 Yıllık Tahmin Performansını Ölçtü

The Economist’in 2000-2026 arasındaki 1.400 öngörüsü GPT-5.5 ile analiz edildi. Sonuçlar, karşıt görüş üretmenin neden zor olduğunu, piyasanın neden çoğu zaman haklı çıktığını ve yatırımcıların ...
Artunç Kocabalkan
Temmuz 4, 2026
Paylaş

Finans piyasalarında yıllardır dolaşan bir şehir efsanesi vardır.

“The Economist kapağı ne diyorsa tam tersini yap.”

Özellikle petrol, teknoloji hisseleri, dolar, Çin ve küresel ekonomi konusunda dergi yıllardır “ters gösterge” olmakla suçlanıyor.

Peki gerçekten öyle mi?

Bu soruyu bu kez sosyal medya değil, The Economist’in kendisi cevaplamaya çalıştı.

Ve bunu yaparken de yaklaşık 25 yıllık arşivini yapay zekâya analiz ettirdi.

Sonuç?

Aslında finans dünyasına dair çok önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor.


Önce yönteme bakalım…

The Economist, 2000 yılından bugüne kadar yayımladığı yaklaşık 7.000 başyazıyı (Leader) tarıyor.

Bunların içerisinden;

  • doğrulanabilir,
  • ölçülebilir,
  • net tahmin içeren

yaklaşık 1.400 yazı seçiliyor.

Ardından GPT-5.5 her tahmini iki farklı kriterle puanlıyor.

Birincisi doğruluk.

Yani gerçekten oldu mu?

İkincisi ise konsensüsten ne kadar farklı olduğu.

Yani herkes aynı şeyi söylerken siz başka bir şey mi söylediniz?

Grafikte yatay eksen bunu gösteriyor.


İşte en ilginç sonuç burada ortaya çıkıyor.

Grafiğe dikkatlice baktığınızda siyah kesikli eğri aslında bütün hikâyeyi anlatıyor.

Ne kadar marjinal konuşursanız…

Ne kadar “herkes yanılıyor, bir tek ben biliyorum” noktasına giderseniz…

Hata yapma ihtimaliniz belirgin şekilde artıyor.

Aslında şaşırtıcı değil.

Çünkü fiyat dediğimiz şey;

milyonlarca yatırımcının,

binlerce fon yöneticisinin,

merkez bankalarının,

şirketlerin,

ekonomistlerin ortak bilgisinin oluşturduğu bir denge.

Bunu sürekli yenebilmek zaten kolay değil.


Ama işin güzel tarafı şu…

Grafik aynı zamanda başka bir şeyi de söylüyor.

The Economist tamamen sürü psikolojisiyle hareket ettiğinde değil…

Bir miktar konsensüsün dışına çıktığında ortalamada hâlâ doğru tarafta kalabiliyor.

Yani…

Farklı düşünmek tek başına hata değildir.

Ama ne kadar uçlaşırsanız risk de aynı oranda büyüyor.


Tarihin en başarılı tahminlerinden bazıları

Grafikte özellikle iki örnek dikkat çekiyor.

2005

ABD konut piyasasında balon oluştuğunu ve sert düşüş gelebileceğini söylüyor.

Henüz Lehman Brothers yok.

Mortgage krizi konuşulmuyor.

Ama birkaç yıl sonra yaşananlar malum.


Ocak 2020

“Wuhan virüsü pandemi olur mu?”

Başlıklı analiz.

COVID henüz dünyanın gündemi bile değilken gelen bu uyarı bugün geriye dönüp bakıldığında en isabetli öngörülerden biri olarak görülüyor.


Yanlışlar da var.

Ve bence en değerli tarafı da bu.

The Economist bunları gizlemiyor.

Irak Savaşı sırasında kitle imha silahları konusundaki yaklaşım bugün açık biçimde editoryal hata olarak görülüyor.

Son olarak da 2026’da petrol piyasalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede jeopolitiğin fiyatları desteklemeye devam edeceği görüşü beklenen sonucu vermedi.

Dergi bunu açıkça kabul ediyor.

Finans dünyasında bu kadar net öz eleştiri yapan kurum sayısı çok fazla değil.


Buradan yatırımcı ne öğrenmeli?

Bence asıl soru bu.

Çünkü konu The Economist değil.

Konu tahmin üretmenin doğası.

Bugün sosyal medyada en çok etkileşim alan paylaşımlara bakın.

“Herkes yanılıyor.”

“Çöküş geliyor.”

“Altın 10 bin dolar.”

“Dolar bitecek.”

“Yapay zekâ bütün işleri yok edecek.”

Ne kadar uç tahmin…

O kadar fazla görüntülenme.

Ama grafik bize başka bir şey söylüyor.

En çok konuşulan tahminler, en doğru tahminler olmak zorunda değil.


Yatırım bankaları yıllardır aynı şeyi söylüyor.

Goldman Sachs…

J.P. Morgan…

Morgan Stanley…

BlackRock…

Uzun vadeli raporların neredeyse tamamında ortak bir tema var.

Tek bir büyük tahmine güvenmeyin.

Olasılık dağılımıyla düşünün.

Portföyünüzü farklı senaryolara hazırlayın.

Çünkü piyasa tek bir hikâyeden ibaret değildir.


Benim çıkardığım sonuç ise şu…

İyi analist;

her zaman doğru çıkan kişi değildir.

Yanıldığında neden yanıldığını anlatabilen kişidir.

Çünkü finansın doğasında belirsizlik vardır.

Kesinlik satanlar genellikle en büyük hataları yapanlardır.

Bu yüzden de The Economist’in bu çalışması aslında kendi performansından çok daha önemli bir şeyi gösteriyor.

Piyasalarda cesur olmak değerlidir.

Ama…

Cesaret ile kibir arasındaki çizgi de sandığımızdan çok daha incedir.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction