
Finansal piyasalarda yapılan en yaygın hatalardan biri, yerel (domestic) ekonomik koşullar ile küresel (global) sermaye hareketlerini aynı şeymiş gibi okumaktır. Oysa piyasa fiyatlamaları, çoğu zaman ülke içindeki ekonomik gerçeklikten ziyade, küresel para akışlarının yönüyle şekillenir. Bu ayrım gözden kaçırıldığında, yatırımcılar doğru analiz yapsalar bile yanlış zamanlama nedeniyle kayba uğrayabilir.
Son dönemde küresel piyasalarda yaşanan fiyatlamalar, bu ayrımı bir kez daha gündeme taşıyor.
Bir ülkede büyümenin yavaşlaması, bütçe dengesinin bozulması ya da siyasi risklerin artması, otomatik olarak o ülkenin finansal varlıklarının düşeceği anlamına gelmez. Çünkü piyasalar yalnızca yerel aktörlerin kararlarıyla değil, uluslararası sermayenin alternatif getiriler arasında yaptığı tercihlerle hareket eder.
Küresel ölçekte risk algısı değiştiğinde, sermaye bir ülkeden çıkıp başka bir ülkeye yönelirken; bu geçişler çoğu zaman yerel ekonomik verilerden bağımsız hızda gerçekleşir. Bu nedenle “ekonomi kötüye gidiyor, piyasa düşmeli” önermesi, pratikte sıkça yanıltıcı olur.
Küresel yatırımcı için temel soru şudur:
“Param şu anda dünyada en güvenli ve en verimli nerede durabilir?”
Bu soru yanıtlanırken:
ön plana çıkar. Yerel ekonomik sorunlar ancak bu başlıklarla aynı yönde ve aynı anda etkili olduğunda belirleyici olur.

Piyasalarda asıl sert hareketler, yerel ve küresel risklerin üst üste binmesiyle ortaya çıkar. Yani:
aynı anda gerçekleştiğinde, “mükemmel fırtına” oluşur.
Ancak tarihsel olarak bakıldığında, bu koşulların eşzamanlı ve kalıcı biçimde oluşması nadirdir. Çoğu dönemde ya küresel akımlar yerel sorunları bastırır ya da yerel dayanıklılık küresel dalgayı yumuşatır.
Piyasalarda yalnızca yönü doğru tahmin etmek yeterli değildir. Zamanlama hatası, doğru analizleri bile zarara dönüştürebilir. “Tepe geldi” ya da “dip oluştu” varsayımları, küresel para akışının yönü değişmeden yapıldığında, yatırımcıyı piyasanın karşısına geçirir.
Bu nedenle profesyonel yatırım yaklaşımında şu ayrım kritik önemdedir:
Bu ikisi örtüşmediği sürece, piyasa sonuçları yatırımcının aleyhine çalışır.
Yerel ekonomi ile küresel piyasa dinamiklerini tek bir anlatı içinde eritmek, analiz konforu sağlar ama yatırım başarısı getirmez. Sağlıklı bir piyasa okuması için:
değerlendirilmelidir.
“Mükemmel fırtına” söylemi güçlü bir metafordur; ancak her rüzgâr fırtına değildir. Asıl mesele, hangi rüzgârın, hangi yönden ve ne kadar süreyle estiğini doğru okumaktır.
İstersen bir sonraki adımda:
hazırlayabilirim. Nasıl ilerleyelim?
