
ABD ile İran arasındaki gerilim, Orta Doğu’daki askeri çatışmaların yanı sıra Washington’da da önemli siyasi sarsıntılara neden oluyor. Son gelişmeler, İran üzerinde düşürülen bir F-15E Strike Eagle uçağı ve bunu takip eden kara çatışmalarıyla birlikte, Beyaz Saray’da üst düzey görevden almalara ve tartışmalara yol açtı.
Kohgiluyeh eyaleti üzerinde düşürülen F-15E Strike Eagle uçağının enkazının The War Zone tarafından doğrulanması, bölgedeki askeri gerilimin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu olayın hemen ardından, El Cezire’nin bildirdiğine göre, İran’ın derinliklerinde şiddetli kara çatışmaları yaşanmaya başladı. ABD kurtarma güçlerinin, düşürülen pilotları kurtarma çabaları sırasında İran Devrim Muhafızları ile girdikleri çatışmalarda ağır kayıplar verdiği belirtiliyor. Bu durum, Beyaz Saray için ‘tam bir felaket haberi’ olarak nitelendiriliyor ve kurtarma operasyonlarının ‘intihar görevi’ olarak yorumlanmasına yol açıyor.
Bu gelişmelerin ABD iç siyasetine yansımaları da gecikmedi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Ordu Kurmay Başkanı Randy George’u istifaya zorlaması, Adalet Bakanı Pam Bondi’nin görevden alınması ve Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın olası azledilme tartışmaları, Washington’da büyük yankı uyandırdı. Bu kadro değişiklikleri, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş sırasında Pentagon’da yaşanan geniş çaplı tasfiyelerin bir parçası olarak görülüyor; Hegseth’in ayrıca iki general daha görevden aldığı bildirildi. Tüm bu karmaşanın temelinde ise İran ile yaşanan gerginlik yatıyor.
Ekonomi cephesinde ise Beyaz Saray’ın baş ekonomi danışmanı Kevin Hassett, enerji fiyatlarının düştüğünü belirterek, “bana inanmak zorunda değilsiniz, vadeli işlem piyasasına bakın” dedi. Bu açıklama, artan askeri harcamalar ve bölgesel istikrarsızlığın küresel enerji piyasaları üzerindeki potansiyel etkileri bağlamında dikkat çekiyor.
İran’daki çatışmaların ve ABD’deki siyasi çalkantıların ortasında, eski Başkan Donald Trump’ın İran’dan uranyum çıkarmak için ülkenin içine bir pist inşa etme planları olduğu iddiaları da ortaya atıldı. Fransız bir generalin bu iddialara ‘Amerikalılar toplantılar arasında kokain çekmeyi bırakmalı’ şeklinde tepki vermesi, durumun ne kadar absürt bir boyuta ulaştığını gösteriyor. Bu tür iddialar, zaten yüksek olan tansiyonu daha da artırıyor ve uluslararası kamuoyunda şaşkınlık yaratıyor.
Analistler, mevcut durumun ABD’nin dış politika ve iç siyasetinde önemli bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor. Bir yandan İran’la doğrudan çatışmaların şiddetlenmesi, diğer yandan Beyaz Saray’da yaşanan üst düzey görevden almalar ve siyasi tartışmalar, ABD’nin Orta Doğu’daki stratejisini ve küresel konumunu yeniden değerlendirmesine yol açabilir. Yönetimin bu krizle başa çıkma yöntemleri, ülkenin gelecekteki gidişatını büyük ölçüde etkileyecek gibi görünüyor. Kimi uzmanlar, mevcut yönetimin yenilgiyi kabullenmek yerine durumu daha da sertleştirebileceğini veya krizden kaçınır gibi yapabileceğini öne sürüyor. Bu da, ABD’nin uluslararası arenadaki duruşunu ve müttefikleriyle ilişkilerini derinden etkileyebilir.