
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın barış istediğini ve Hürmüz’de trafik düzenine destek verileceğini açıkladı. “Ortadoğu’nun altın çağı” söylemiyle süreci ekonomik fırsat çerçevesine oturttu.
Trump’ın dili, askeri gerilimden ekonomik yeniden inşa ve ticaret akışına geçiş sinyali olarak okunuyor.
Bloomberg haberine göre ateşkes ihtimali 800’den fazla gemi için çıkış penceresi yaratabilir. Ancak sahadaki belirsizlik nedeniyle gemi sahipleri hâlâ temkinli.
Enerji arz zinciri fiilen kilitli kalmaya devam ediyor; çözülme henüz fiyatlara tam yansımış değil.
Pakistan, ateşkesin Lübnan’ı da kapsadığını belirtirken, İsrail bunun dışında kaldığını açıkladı.
Bu durum sahada “parçalı ateşkes” riskini artırıyor; yani jeopolitik risk tamamen ortadan kalkmış değil.
Ro Khanna, Trump’ın geri adımını “Amerikan halkının baskısı” olarak yorumladı.
Demokrat cephede ise Trump’ın kısa süre önce savaş söylemi kullanması sert şekilde eleştiriliyor; liderlik tartışması büyüyor.
İran’ın ateşkese Çin’in telkiniyle yaklaştığı iddiaları güçleniyor.
Müzakerelerin Pakistan’da yapılacak olması, sürecin ABD dışı aktörler tarafından da yönlendirildiğini gösteriyor.
Hedge fonlar Avrupa hisselerine karşı rekor seviyede short pozisyon açtı.
Bu, risk iştahındaki toparlanmanın küresel değil, seçici olduğunu gösteriyor.
Financial Times haberine göre Türkiye, savaş sonrası süreçte yaklaşık 20 milyar dolarlık altın satışı veya ödünç verme işlemi gerçekleştirdi.
Bu satışların, altındaki sert aylık düşüşte (2008’den bu yana en büyük) etkili olduğu belirtiliyor.
Piyasa tarafında fiyatlama net şekilde “ateşkes rahatlaması” ekseninde şekilleniyor ancak hareketler tek yönlü değil. Altın 4.785 dolar seviyesinde yaklaşık %1.8 yükselirken, güvenli liman talebinin tamamen kaybolmadığı görülüyor. Gümüş tarafında ise 76 dolar 80 cent civarında fiyatla %5’e yaklaşan daha agresif bir yükseliş dikkat çekiyor ve platin, paladyum ile bakırda da benzer şekilde yukarı yönlü hareketler izleniyor. Buna karşılık petrol, dün gelen barış beklentisiyle 92 dolar seviyelerine kadar geri çekilerek yaklaşık %9 ila %10 bandında sert bir düşüş yaşadı; bu da doğrudan jeopolitik risk priminin çözülmeye başladığını gösteriyor.
Asya tarafında risk iştahı daha belirgin; Hang Seng 25.893 seviyesine çıkarak yaklaşık %3 yükselirken Nikkei’de de %2.32 civarında artış görülüyor. Avrupa açılışı Asya kadar güçlü olmasa da genel yön yukarı; DAX 23.935 seviyesinde %3 civarında prim yaparken CAC 40 yaklaşık 8.238 seviyesinde benzer bir artış gösteriyor, FTSE ise 10.610 seviyesinde %1.85 civarında yükseliyor. ABD vadeli işlemlerinde tablo daha net bir “risk-on” sinyali veriyor; S&P 500 vadeli kontratları 6.780 civarında %2.55 yükselirken Nasdaq vadeli endeksi 25.000 bandında %1.13 artıda, Russell 2000 ise 2.641 seviyesinde %0.69 yukarıda seyrediyor. Volatilite tarafında ise VIX’in 21.83 seviyesine gerileyerek %8.58 düşmesi, piyasada stresin hızlı şekilde çözülmeye başladığını gösteriyor.
Kripto tarafında ilk tepki yukarı olsa da momentum zayıflıyor; Bitcoin 71.700 seviyesinde hafif negatif (%−0.33) seyrederken Ethereum 2.250 dolar civarında %0.41 artıda kalmayı sürdürüyor.
İlk fiyatlama net: “savaş riski azalıyor → enerji düşüyor → riskli varlıklar yükseliyor.” Petrolün %10’a yakın düşmesi, bu sürecin merkezinde enerji kanalının olduğunu gösteriyor. Bu, doğrudan enflasyon beklentilerini aşağı çekerek özellikle hisse senetleri ve gelişen piyasalar için pozitif bir zemin oluşturuyor.
Ancak altının aynı anda yükselmesi kritik. Bu, piyasanın ateşkesi tam olarak “kalıcı barış” olarak fiyatlamadığını, daha çok “geçici rahatlama + hedge ihtiyacı” kombinasyonu içinde kaldığını gösteriyor. Yani risk tamamen kapanmış değil, sadece yön değiştirmiş durumda.
Hürmüz’de 800 geminin hâlâ bekliyor olması, arz şokunun fiziksel olarak çözülmediğini ortaya koyuyor. Eğer ateşkes sahada uygulanmazsa petrol fiyatında ikinci dalga yukarı hareket riski masada kalır. Bu nedenle mevcut rallinin karakteri “haber bazlı kısa vadeli rahatlama rallisi.”
ABD vadelilerindeki güçlü yükseliş ve VIX’teki düşüş, risk iştahının hızlı geri döndüğünü gösteriyor. Ancak Avrupa’ya açılan rekor short pozisyonlar, küresel yatırımcıların bu süreci homojen bir iyimserlik olarak görmediğini, bölgesel ayrışmanın devam edeceğini düşündüğünü ortaya koyuyor.
Sonuç olarak piyasa şu an barışı değil, “barış ihtimalini” fiyatlıyor. Bu fark kritik. Eğer masa dağılmazsa bu hareket trend dönüşümüne evrilebilir; aksi durumda bu sadece sert ama geçici bir rahatlama rallisi olarak kalır.