
BS Ekonomi | Haziran 2025 – Söyleşi Özeti
FIBA Portföy Genel Müdürü Hakan Avcı, finans piyasalarının doğasına dair kritik mesajlar verdiği söyleşisinde, yatırımcılara yalnızca piyasaları okumayı değil, kendilerini de yönetmeyi öneriyor. 30 yılı aşkın deneyimiyle, hem yatırım profesyonellerine hem bireysel yatırımcılara sade ama derin bir çerçeve çiziyor: Piyasada mükemmel zamanlama yoktur; ama sağlam duruş, sabır ve çeşitlendirme vardır.
Avcı, piyasaların temel itici gücünün belirsizlik, risk ve likidite olduğunu vurguluyor. Riskin ölçülebilir oynaklık, belirsizliğin ise bilinmeyen sonuçlar olduğunu belirterek, bu ikisinin sıkça karıştırıldığını söylüyor. Ona göre bu ayrımı anlamak, yatırım stratejisinin temelini oluşturmalı.
Savaşlar, ticaret gerilimleri ve siyasi krizler doğrudan belirsizlik kaynağıdır; ancak piyasalar bu olaylara her zaman beklendiği şekilde ve zamanda tepki vermez. Nedensellik doğrusaldan çok karmaşıktır. Bu nedenle yatırımcıların sadece haberlere değil, makro yapıların genel hareketine odaklanması gerekir.
Yatırımcı davranışı çoğu zaman haber akışları ve duygularla şekillenir. Avcı’ya göre bu noktada gerçek ve samimi iletişim belirleyicidir. Piyasaya güven, yalnızca ürün performansıyla değil, yatırımcıyla kurulan açık iletişimle de sağlanır.
Volatilite sadece bir tehdit değil, doğru pozisyon alındığında bir kazanç fırsatıdır. Ancak, zamansız kararlarla bu oynaklık zarar doğurabilir. Bu nedenle yatırımcının tepkisel değil, disiplinli bir risk yönetimi anlayışıyla hareket etmesi gerekir.
Portföy çeşitlendirmesi yalnızca risk dağıtımı değil, aynı zamanda psikolojik denge sağlar. Avcı, mükemmel zamanlama hayaline kapılmak yerine, uzun vadeli odaklanmanın kısa vadeli şokları tolere etmede daha etkili olduğunu vurguluyor.
Alfa yaratmak, yani piyasa ortalamasının üzerinde getiri elde etmek, rastlantı değil bilgiye, deneyime ve sabra dayanır. Warren Buffett örneğini vererek, başarılı yatırımcıların zamana karşı değil, zamana uyumla hareket ettiğini anlatıyor.
Piyasalardaki istikrarsızlık, özellikle Türk yatırımcısını altına yöneltiyor. Bu, riskten kaçınmanın en belirgin örneği. Döviz ve altın fonlarına yönelik yoğun ilgi, yatırımcının korunma arayışını ve güvenli liman ihtiyacını yansıtıyor.
Bu söyleşi, özellikle belirsizlik dönemlerinde yatırımcının hangi prensiplerle ilerlemesi gerektiğine dair güçlü bir rehber niteliği taşıyor. Mükemmel zamanlama mümkün olmayabilir; ama samimiyet, çeşitlendirme ve uzun vadeli sabır, yatırımın sağlam temellerini oluşturur.
Hakan Avcı’nın yaklaşımı, “yatırım bir yarış değil, bir yolculuktur” düşüncesinin pratik karşılığı. Piyasalardaki risk ve belirsizlik, kaçınılacak değil, yönetilecek unsurlar olarak görülmeli. Bugünkü yatırım dünyasında “sakin kalan kazanır” ilkesi her zamankinden daha geçerli. Türk yatırımcısının altın fonlarına yönelimi ise sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyolojik bir refleks. Bu da yatırım psikolojisinin, piyasa dinamikleri kadar önemli olduğunu gösteriyor.