
Jeffrey Epstein skandalına ilişkin kamuoyuna sızan yeni mahkeme belgeleri, küresel siyaset ve iş dünyasının zirvesindeki isimlere yönelik ağır suçlamaları yeniden gündeme getirdi. Epstein mağdurlarından Sarah Ransome’un ifadelerine dayanan belgelerde, eski ABD Başkanı Donald Trump’a ait olduğu öne sürülen gizli video kayıtları hakkındaki detaylar dikkat çekiyor.
Mağdur Sarah Ransome tarafından 2016 yılında bir köşe yazarına gönderilen ve dava dosyasına giren e-postalarda, Epstein’in elinde Donald Trump’a ait “şantaj kasetleri” bulunduğu öne sürülüyor. Ransome, ismini vermediği bir arkadaşının Epstein tarafından sağlanan ortamda Trump ile defalarca birlikte olduğunu ve bu anların Epstein tarafından gizlice kaydedildiğini iddia etti.

İfadelerde öne çıkan diğer başlıklar ise şöyle:
E-postalarda yer alan iddialarda, Trump’ın Epstein’in New York’taki malikanesinde düzenli vakit geçirdiği ve burada yaşananlardan haberdar olduğu belirtiliyor. Ransome, arkadaşının Trump ile yaşadığı cinsel deneyimlere dair şoke edici detaylar paylaşırken, Epstein’in bu görüntüleri bir koruma ve güç unsuru olarak sakladığını iddia etti.
Donald Trump ve ekibi, söz konusu iddiaları kesin bir dille reddetti. Trump’ın sözcüleri, Sarah Ransome’un geçmişte bu iddialarının bir kısmını geri çektiğini hatırlatarak, bu açıklamaların asılsız ve itibar zedeleme amaçlı olduğunu savundu. Epstein’in avukatları da Ransome’un “güvenilirliğini yitirmiş bir tanık” olduğunu öne sürerek, mahkemeye sunulan bu e-postaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.
Dünya kamuoyu, Epstein’in ölümünün ardından bile etkisini sürdüren bu gizemli “arşiv” ve içindeki olası kayıtların akıbetini tartışmaya devam ediyor.