
• Prof. Dr. Ege Yazgan, küresel ekonominin artık duraklama evresini aşıp gerileme sürecine girdiğini vurguladı.
• ABD’nin artan dış ticaret açığı, doların rezerv para statüsü ve Trump’ın yeni dönem stratejileri panelin merkezindeydi.
• Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu, verimlilik, büyüme ve enerji kullanımı üzerinden dünya ekonomisindeki yapısal kırılmayı ortaya koydu.
Ekonomist Talks paneli, küresel ekonomik ve jeopolitik dönüşümün sertleştiği bir dönemde, dünyanın nereye evrildiğine dair güçlü tespitlerle başladı. Moderatörlüğünü Dr. Artunç Kocabalkan’ın üstlendiği panelde konuşmacılar Prof. Dr. Ege Yazgan, Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu ve Prof. Dr. Ahmet Kasımhan oldu.
Panelin açılışında Prof. Dr. Ege Yazgan, çerçeveyi net bir tespitle çizdi:
“Dünya duraklama evresinden gerileme evresine geçmiştir.”
Yazgan’a göre küresel sistem artık yavaşlama değil, doğrudan güç ve refah kaybı üreten bir aşamaya girmiş durumda. Bu dönüşümün merkezinde ise Amerika Birleşik Devletleri yer alıyor. Yazgan, ABD’nin 2024 itibarıyla 1 trilyon 180 milyar dolarlık dış ticaret açığı verdiğine dikkat çekerek, bu tablonun Washington’un izlediği yeni politikaların arka planını oluşturduğunu ifade etti.
ABD’nin özellikle Avrupa’ya yönelik yaklaşımını sert ifadelerle özetleyen Yazgan, Washington’un mesajını şu sözlerle aktardı:
“Ben sizi koruyorum, bunun karşılığını alamıyorum ve bundan sonra size tarife uygulayacağım.”
Bu yaklaşımın sadece ticaretle sınırlı olmadığını vurgulayan Yazgan, ABD’nin temel kırmızı çizgisinin doların küresel statüsü olduğunu belirtti. Yazgan’a göre ABD açık bir şekilde şu tehdidi masaya koyuyor:
“Benim rezerv para statümü kaybettirmeyeceksiniz.”
Bu noktada moderatör Dr. Artunç Kocabalkan, tartışmayı derinleştiren soruyu yöneltti: “Trump tam olarak ne istiyor?”
Prof. Dr. Ege Yazgan, bu sorunun cevabının Stephen Miller’ın kaleme aldığı makalede açık biçimde yer aldığını ifade etti. Yazgan, bu denklemin kendi içinde ciddi bir gerilim barındırdığını ve küresel finansal mimariyi zorladığını vurguladı.
Panelin devamında Dr. Artunç Kocabalkan, bu politikalar altında ABD ekonomisinin ayakta kalıp kalamayacağını ve dünya siyasetinin finansal piyasalar üzerinden nereye evrildiğini tartışmaya açtı.
Bu noktada sözü alan Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu, büyüme ve verimlilik ekseninde küresel tabloyu rakamlarla ortaya koydu. Arslanoğlu, ABD ekonomisinde verimlilik artışının dikkat çekici olduğunu belirterek, büyüme beklentilerinin yüzde 2,3 seviyelerinden yüzde 3,3 civarına doğru yükseldiğini söyledi.
Çin’e ayrı bir parantez açan Arslanoğlu, “Çin şu anda dünyaya deflasyon ihraç ediyor” ifadesini kullandı. Çin’in büyümeye devam ettiğini, ancak bu büyümenin yüzde 4–5 bandında takılma riski taşıdığını ifade etti.
Japonya için “bilinmeyen sularda geziniyor” değerlendirmesini yapan Arslanoğlu, Avrupa cephesinde ise bütçe açıklarına dikkat çekti. Avrupa’da bütçe açıklarının yüzde 2’den yüzde 5’e çıkmasının ciddi bir sosyal ve siyasal baskı yarattığını söyledi.
Panelin en çarpıcı tespitlerinden biri ise enerji verimliliği üzerinden geldi. Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu, küresel üretim yapısındaki dönüşümü şu örnekle özetledi:
“30 yıl önce 1000 dolarlık üretim için bir varil petrol kullanılıyordu. Bugün ise bir varil petrolün sadece üçte biri kullanılıyor.”
Bu değişimin, enerji fiyatları ile büyüme arasındaki ilişkinin köklü biçimde dönüştüğünü gösterdiğini vurguladı.
Arslanoğlu, konuşmasının ilerleyen bölümünde paritelere ve para sistemine değinerek, “Dünya çok değişiyor, sıfırlanıyor” ifadesini kullandı. Trump 2.0 döneminde doların rezerv para özelliğinin yeniden merkezde olduğunu belirten Arslanoğlu, uzun vadede ABD’nin hedeflerinden bahsetti.
Economist Talks paneli, küresel sistemin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve parasal olarak da yeniden şekillendiğini ortaya koyarken; Prof. Dr. Ege Yazgan’ın “dünya duraklamadan gerilemeye geçti” tespiti, bu dönüşümün ana çerçevesini belirleyen başlık olarak öne çıktı.