
Fiziki metal ile ekranda alınıp satılan “kâğıt metal” aynı şey değil
COMEX’te olası bir “force majeure” kararı fiyat mekanizmasını bozabilir
Böyle bir senaryoda yatırımcıya nakit ödeme yapılabilir, fiziki teslimat durabilir
Son dönemde altın ve gümüş fiyatlarındaki sert hareketler, yalnızca enflasyon ya da faiz beklentileriyle açıklanmıyor. İşin arka planında vadeli işlem piyasaları, özellikle de ABD merkezli emtia borsası olan Chicago Mercantile Exchange çatısı altındaki COMEX bulunuyor. Burada işlem gören altın ve gümüş kontratları, küresel referans fiyatı belirliyor.
Ancak kritik soru şu: Ekranda gördüğümüz fiyat gerçekten kasadaki altın ve gümüşün fiyatı mı?
Fiziki metal ile “kâğıt metal” arasındaki fark
Fiziki altın ya da gümüş aldığınızda, elinizde gerçek bir varlık vardır. Külçe, sikke ya da gram formunda saklayabilirsiniz. Bu varlık, sistemden bağımsızdır; banka ya da aracı kurum riskine doğrudan bağlı değildir.
COMEX’te işlem gören vadeli kontratlar ise çoğu zaman fiziki teslimat amacıyla alınmaz. Büyük kısmı vade gelmeden kapatılır. Yani piyasada işlem gören ons miktarı, kasalardaki gerçek metal miktarının kat kat üzerindedir. Buna “kâğıt metal piyasası” denir.
Normal şartlarda bu sistem çalışır. Çünkü herkes aynı anda fiziki teslimat istemez.
Force majeure nedir?
“Force majeure” (mücbir sebep), olağanüstü ve kontrol dışı bir durum nedeniyle sözleşme şartlarının geçici ya da kalıcı olarak değiştirilebilmesi anlamına gelir. Savaş, doğal afet, ciddi lojistik krizi veya piyasa çöküşü gibi durumlarda uygulanabilir.
COMEX tarafında olası bir force majeure kararı şu anlama gelebilir:
Fiziki teslimat yerine yatırımcılara nakit ödeme yapılması.
Bu durumda, elinde vadeli kontrat olan bir yatırımcı “Ben gümüşümü fiziki istiyorum” dediğinde, sistem “Nakit karşılığını al” diyebilir. Böyle bir karar, fiziki metal ile vadeli fiyat arasında ciddi kopuş yaratabilir.
Tehlike nerede?
Altın ve gümüş piyasasında uzun süredir konuşulan konu şu: Vadeli piyasadaki açık pozisyon miktarı, fiziki stoklara kıyasla çok yüksek. Eğer bir gün büyük oyuncular aynı anda teslimat talep ederse, sistem zorlanabilir.
Böyle bir senaryoda üç risk ortaya çıkar:
Birincisi, fiziki ve vadeli fiyat ayrışabilir. Ekranda görülen ons fiyatı düşük kalırken, fiziki piyasada prim oluşabilir.
İkincisi, kontrat sahiplerine zorunlu nakit ödeme yapılabilir.
Üçüncüsü, piyasa güveni sarsılırsa sert fiyat hareketleri yaşanabilir.
Bu risk bugün için kesinleşmiş bir kriz anlamına gelmiyor. Ancak özellikle altın 5.000 dolar üzerinde haftalık kapanış yapmışken ve gümüşte fizik talebi artarken, sistemin dayanıklılığı daha fazla sorgulanıyor.
Yatırımcı neye dikkat etmeli?
Fiziki altın ve gümüş sahibi olan yatırımcı için en kritik nokta saklama ve likidite koşullarıdır. Vadeli kontrat, ETF ya da banka ürünü alan yatırımcı ise karşı taraf riskini ve sözleşme şartlarını bilmelidir.
COMEX’te olası bir force majeure kararı, doğrudan “altın çöker” ya da “gümüş biter” anlamına gelmez. Ancak fiyatın nasıl belirlendiği ve kimin neye sahip olduğu sorusunu yeniden gündeme getirir.
Sonuç olarak mesele fiyat değil, teslimattır.
Ekranda gördüğünüz ons ile kasada duran metal aynı sistemin ürünü olsa da, kriz anında farklı kaderlere sahip olabilir.
