
AB–ABD Ticaret Gerginliği Tırmanıyor: Brüksel 9 Temmuz’a Hazırlanıyor
BS Ekonomi – Brüksel | Reuters Kaynaklı Haber Derlemesi
Avrupa Birliği, ABD ile derinleşen ticaret gerilimini yönetmeye çalışırken, Brüksel’de kritik bir karar haftasına girdi. Liderler, ABD’nin çelik, alüminyum ve otomotiv ürünlerine uyguladığı yüksek tarifelere nasıl karşılık verileceğini ve Washington’la hızlı ama tek taraflı bir ticaret anlaşması mı, yoksa daha eşit koşullarda uzun bir müzakere süreci mi yürütülmesi gerektiğini tartışıyor.
Başkan Donald Trump, 9 Temmuz’u Avrupa için bir “son tarih” olarak belirledi. Bu tarihe kadar anlaşma yapılmazsa, mevcut %10’luk tarifelerin %50’ye çıkarılabileceği tehdidini sürdürüyor. Avrupa Komisyonu ise liderlere, bu tarihe kadar hızlı bir uzlaşı mı yoksa müzakereye devam mı edilmesi gerektiğini netleştirmeleri çağrısında bulundu. AB içindeki eğilim ise hızla “zararı sonradan dengelemeye yönelik hızlı bir anlaşma” lehine şekilleniyor.
Brüksel’in masasında güçlü karşılık seçenekleri de bulunuyor. AB Komisyonu, daha önce onaylanıp uygulanmayan 21 milyar euroluk ABD ürününe gümrük vergisi planını tekrar gündeme getirdi. Ayrıca:
Ancak bazı ülkeler, bu adımların ticarî savaşı körükleyeceğinden endişeli. Belçika Başbakanı Bart De Wever, “Ticaret savaşı Atlantik’in her iki yakasını da yoksullaştırır, bu aptalca olur,” diyerek Komisyon’un dengeli yaklaşımına destek verdi.
ABD, AB ile daha önce İngiltere dışında kapsamlı bir ticaret anlaşması imzalamadı. AB’nin sunduğu sıfır gümrük önerisine rağmen, Washington çevre standartları, platform kuralları ve katma değer vergisi gibi konuları müzakerenin ön şartı olarak öne çıkarıyor. Brüksel’deki diplomatlar, ABD’nin bu başlıkları pazarlık unsuru olarak kullandığını değerlendiriyor.
Zirve kapsamında bir başka başlık da Slovakya ve Macaristan’ın Rus gazına erişimi. AB, 2027 sonuna kadar Rus gazını aşamalı olarak sonlandırmayı hedefliyor. Ancak iki ülke, enerji güvenliği gerekçesiyle bu hedefe itiraz ediyor. Brüksel, bu ülkelerin onayını almak için enerji güvenceleri sunarak, 18. yaptırım paketine yönelik engelleri aşmayı planlıyor.
Avrupa Komisyonu’nun önünde çetin bir tercih var: ABD’nin zorlayıcı şartlarını kabul ederek kısa vadeli krizleri önlemek mi, yoksa siyasi bağımsızlık ve dijital egemenliği koruyarak uzun vadeli bir denge mücadelesi yürütmek mi?
“Yeniden dengeleme” adı verilen karşı önlemler, ekonomik bir tepki değil, stratejik bir pozisyon alma arayışının işaretidir.