
Finansal piyasalar bazen merkez bankalarının attığı adımdan çok, kullandıkları dili fiyatlar.
Sintra’da konuşan Fed Başkanı Kevin Warsh tam da bunu yaptı.
Piyasalar ilk şoku atlattı. Ancak faiz, dolar ve riskli varlıklardaki ana eğilim değişmiş değil.
Ozan Tarman’ın da dikkat çektiği gibi kısa vadeli fonlar (“fast money”) hâlâ aynı pozisyonlarda kalmaya devam ediyor:
Warsh piyasaya yeni bir mesaj vermedi.
Asıl önemli olan, piyasaların duymak istemediği şeyi tekrar etmesiydi.
Enflasyon hâlâ fazla yüksek.
Bu nedenle Temmuz toplantısı tamamen masadan kalkmış değil.
Sintra panelinin en önemli cümlesi faiz artıracağız ya da artırmayacağız değildi.
Warsh açık biçimde şunu söyledi:
“Ben size Temmuz hakkında ipucu vermeyeceğim.”
Bu aslında Powell döneminden önemli bir kopuş.
Warsh, Fed’in önceden piyasalara yön vermesi yerine tamamen verilere göre karar alınacağını vurguluyor. Reuters ve Wall Street Journal da konuşmanın en önemli kısmının bu olduğunu öne çıkardı.
Bu yaklaşım piyasalar açısından daha yüksek oynaklık anlamına geliyor.
Fast money fonlarının ana senaryosu değişmedi.
Çünkü;
Warsh’ın konuşması sonrasında ABD 10 yıllık tahvil faizleri %4,50 seviyesinden hafif geri çekilse de yaklaşık %4,48 civarında günü tamamladı.
EUR/USD ise 1,13 bölgesinde kalmaya devam etti.
Yani fiyat hareketi sakinleşti.
Ancak trend değişmedi.
Önümüzdeki iki hafta belki de yazın en önemli dönemi olacak.
Beklentiden güçlü gelecek bir veri;
Zayıf veri ise yalnızca kısa süreli rahatlama sağlayabilir.
Piyasanın yeni odak noktası burası.
Aynı gün;
aynı anda fiyatlanacak.
Temmuz ayının asıl yönünü büyük ölçüde bu tarih belirleyebilir.
Konuşmanın ilginç taraflarından biri de iş gücü piyasasına neredeyse hiç değinmemesiydi.
Powell döneminde Fed’in ikinci ayağı istihdamdı.
Warsh ise sürekli fiyat istikrarını ön plana çıkarıyor.
Bu nedenle piyasada şu yorum güçleniyor:
Fed artık enflasyon tarafına daha fazla ağırlık verebilir.
Reuters’ın aktardığına göre Warsh, “%2 enflasyon hedefinden taviz bekleyenlerin hayal kırıklığı yaşayacağını” söyleyerek fiyat istikrarını merkezde tutacağını açık biçimde vurguladı.
Günün ikinci büyük hikâyesi ise Meta cephesinden geldi.
Bloomberg’in haberine göre şirket;
değerlendiriyor.
Bu oldukça kritik.
Çünkü son iki yıldır yatırımcıların en büyük sorusu şuydu:
Meta milyarlarca dolar harcıyor ama bunun geliri nerede?
Şimdi ilk kez bu soruya cevap oluşmaya başlıyor.
Analistler bu hamlenin üç önemli sonucu olabileceğini düşünüyor:
Eskiden soru şuydu:
Bu kadar yatırım neden yapılıyor?
Artık soru şu olabilir:
Bu yatırımlar ne kadar gelir yaratacak?
Meta;
üçüncü taraflara satabilir.
Bazı senaryolarda:
oluşabileceği hesaplanıyor.
Bu nedenle yatırımcı hikâyesi tamamen değişebilir.
Meta artık yalnızca reklam şirketi değil;
aynı zamanda potansiyel bir AI altyapı sağlayıcısına dönüşebilir.
Şu anda küresel piyasalarda iki farklı tema aynı anda çalışıyor.
Makro tarafta
Mikro tarafta
Bir tarafta Fed finansal koşulları sıkı tutmaya çalışırken,
diğer tarafta teknoloji şirketleri milyarlarca dolarlık AI yatırımlarını nakit akışı üreten iş modellerine dönüştürmeye hazırlanıyor.
Önümüzdeki aylarda piyasaların yönünü yalnızca Fed değil,
aynı zamanda AI yatırımlarının gerçekten para kazandırıp kazandırmayacağı da belirleyecek.
Bu nedenle Temmuz ayı hem makro ekonomi hem de teknoloji hisseleri açısından yılın en kritik dönemlerinden biri olmaya aday görünüyor.