
Sene başından beri zaman zaman “endeks kompozitleri” diyerek, isim vermeden dikkat çekmeye çalıştığım tablo aslında tam olarak buydu.
Evet, bu tür tablolar her zaman yüzde yüz doğru sonucu vermez. Çünkü endeksin seviyesi değişir, hisse ağırlıkları değişir, gün içi fiyatlar değişir. Ancak özü itibarıyla bize çok net bir fikir verir:
BIST 100’ü bugün kim taşıyor?
Ve daha önemlisi:
Endeks yükselirken piyasanın tamamı mı yükseliyor, yoksa birkaç hisse mi endeksi yukarı sürüklüyor?
Burada mesele tam da bu.
Son dönemde endeksin mevcut seviyelere gelmesinde alışageldiğimiz klasik kompozisyonun etkili olmadığını görüyoruz. Yani bu hareket, bildiğimiz banka-holding-sanayi ağırlıklı geniş tabanlı bir BIST rallisi değil.
Aksine, belli başlı hisselerin endekse yaptığı puan katkısı çok daha belirleyici hale gelmiş durumda.

Bu konuda sosyal medyada zaman zaman gereksiz sert tartışmalar görüyoruz. Oysa işin matematiği günlük bazda oldukça basit.
Bir hissenin endekse günlük puan etkisi kabaca şöyle hesaplanır:
Endeks Puan Etkisi ≈ Endeks Seviyesi × Hissenin Endeksteki Ağırlığı × Hissenin Günlük Değişimi
Örnek:
Endeks seviyesi: 14.183
Hissenin endeksteki ağırlığı: %6,835
Hissenin günlük yükselişi: %2,45
Hesap:
14.183 × 0,068350 × 0,0245 = 23,75 puan
Yani bu hisse, o gün endekse yaklaşık 23,75 puan katkı yapmış olur.
Günlük hesap için mantık bu kadar net.
Ancak iş kümülatif hesaplamaya gelince tablo değişir. Çünkü hem endeks seviyesi hem de hisselerin endeks içindeki ağırlıkları sabit değildir. Bugünkü kapanış ile T gün önceki kapanış arasındaki farktan gidip, hisse performansını doğrudan kümülatif puan katkısına çevirmek sağlıklı sonuç vermez.
Doğru yöntem, her günün artı/eksi katkısını ayrı ayrı hesaplayıp bunları toplamak olmalıdır.
Bu tablo bize şunu söylüyor:
BIST 100’de görünen endeks seviyesi ile yatırımcının hissettiği piyasa aynı şey olmayabilir.
Endeks yukarıda duruyor olabilir. Fakat bu yükseliş çok sayıda hisseye yayılmıyorsa, yatırımcıların önemli bir bölümü aynı yükselişi portföyünde göremeyebilir.
Yani endeksin güçlü görünmesi, piyasanın tamamının güçlü olduğu anlamına gelmez.
Bugünkü yapı daha çok şunu anlatıyor:
Endeks birkaç güçlü hissenin omzunda taşınıyor.
Bu durumun iki sonucu var.
Birincisi, endeks seviyesi yukarıda kaldığı halde piyasa geneline yayılan kuvvet sınırlı olabilir.
İkincisi, endeksi taşıyan hisselerde kâr satışı başladığında, endeks üzerinde beklenenden daha sert baskı oluşabilir.
Bana göre evet.
Alıştığımız BIST hareketlerinde bankalar, holdingler, sanayi devleri ve büyük likit hisseler daha dengeli bir taşıyıcı rol üstlenirdi.
Bugün ise endeksin puan hareketinde bazı spesifik hisselerin etkisi olağanüstü artmış durumda.
Bu nedenle sadece “BIST şu seviyeye geldi” demek artık yeterli değil.
Asıl soru şu olmalı:
BIST’i kim taşıyor?
Ve ikinci soru:
Bu taşıma sağlıklı mı, sürdürülebilir mi?
Burada düzenleyici kararların ve piyasa yapısına müdahalelerin de etkisini göz ardı etmemek gerekir.
Eğer endeksin doğal kompozisyonu bozuluyor, belli hisseler endeks seviyesini taşırken piyasa geneli zayıf kalıyorsa, bir süre sonra endeks paylaşımlarının yatırımcı açısından bilgi değeri azalır.
Çünkü yatırımcı için önemli olan yalnızca endeksin seviyesi değil, o seviyenin nasıl oluştuğudur.
14.000 üzerindeki bir endeks seviyesi ile geniş tabanlı bir piyasa rallisi aynı şey değildir.
Bu tablo kusursuz olmayabilir.
Ama özü doğru anlatıyor.
BIST 100 bugün eski alışkanlıklarla okunabilecek bir endeks değil.
Endeksin seviyesi kadar, endeksi taşıyan hisselere de bakmak gerekiyor.
Çünkü piyasa sağlığı sadece kaç puanda olduğumuzla değil, o puana kimlerin katkı verdiğiyle anlaşılır.
Bugün görünen tablo şunu söylüyor:
Endeks var, ama endeksin içindeki piyasa eskisi kadar net değil.
Bu tablo, BIST 100’ü bugün hangi hisselerin taşıdığı veya aşağı çektiğini gösteren en değerli ekranlardan biridir. Tek başına bakarak bile endeks hakkında önemli çıkarımlar yapılabilir.
Benim dikkatimi çeken noktalar şunlar:
En yüksek katkıyı veren hisseler:
Özellikle ilk iki hissenin katkısı olağanüstü yüksek.
Buna karşılık ASELSAN’ın katkısı 638 puan.
Yani ilk iki hisse, üçüncü hissenin kat kat üzerinde etki yaratmış.
Yorum:
Endeks yükseliyorsa bunun nedeni tüm piyasanın yükselmesi olmayabilir. Çok sınırlı sayıdaki büyük hareket eden hisse endeksi yukarı taşıyor olabilir.
Bu durum sağlıklı bir “geniş tabanlı yükseliş” değildir.
Normalde güçlü bir boğa piyasasında şunları üst sıralarda görürüz:
Ama burada
AKBNK yalnızca 47 puan
ISCTR 20 puan
YKBNK 21 puan
gibi oldukça gerilerde.
Bu da şunu söyler:
Para henüz bankalara yayılmış değil.
Bankalar katılmadığı sürece BIST’te güçlü ve kalıcı ralliler biraz daha zor olur. Çünkü banka ağırlığı endekste oldukça yüksektir. (GCM Yatırım)
ASELS
ASTOR
EUPWR
gibi hisseler yukarıda.
Bu da yatırımcıların hâlâ
temasını satın aldığını gösteriyor.
BIMAS
CCOLA
MGROS
üst sıralarda.
Bu önemli.
Çünkü piyasa sadece sanayiye değil
aynı zamanda
iç tüketime de para gönderiyor.
Bu da ekonomide tamamen resesyon fiyatlanmadığını gösterir.
Listeye bakınca öne çıkan temalar:
Banka ağırlıklı klasik BIST rallisi yok.
Eskiden
Banka → Holding → Sanayi
lider olurdu.
Şimdi ise
Savunma → Enerji → Perakende
öne çıkmış durumda.
Bu çok önemli bir değişim.
En kritik nokta bu.
Eğer
gibi hisselerde sert kâr satışları gelirse,
diğer hisseler yükselse bile endeks ciddi puan kaybedebilir.
Yani endeks, birkaç ağır topun performansına bağımlı görünüyor.
Bu tablo bunu da anlatıyor.
Örneğin
100 hissenin
ise
endeks yine artabilir.
Ama yatırımcıların büyük kısmı “Benim hissem niye gitmiyor?” diye düşünebilir.
Bu, son yıllarda küresel piyasalarda da sık görülen dar katılımlı (narrow breadth) yükseliş örneğidir.
Bu ekran bana şunu söylüyor:
Eğer bu tabloyu günlük olarak takip edersen, endeks dönüşlerini herkesten önce yakalayabilirsin. Özellikle lider hisselerin değişmeye başlaması (örneğin savunmadan bankalara geçiş) çoğu zaman BIST’teki yeni trendin ilk sinyalidir. (fintables.com)