0,00₺ 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
The Economist

Yapay zeka işimizi alırsa ne olacak? Kaybedeceğimiz şey sadece para değil!

Bazen bir projeye başlar ve her şeyi ne kadar yanlış değerlendirdiğinizi sonradan fark edersiniz. Geri dönmek için artık çok geç olduğunu anladığınızda dehşete düşersiniz. Yine de felaketten kaçınma u...
Hülya Kocaer
Ekim 22, 2026
Paylaş

Bazen bir projeye başlar ve her şeyi ne kadar yanlış değerlendirdiğinizi sonradan fark edersiniz. Geri dönmek için artık çok geç olduğunu anladığınızda dehşete düşersiniz. Yine de felaketten kaçınma umuduyla yola devam edersiniz. Ama Mark Zuckerberg’in Guinness birası içmesinden bu kadar bahsettiğimiz yeter. Yapay zeka dünyasının diğer önde gelen isimleri çok daha farklı bir tür derin endişe taşıyor: Geliştirdikleri teknolojinin olası etkileri. Bir yapay zeka laboratuvarı olan Anthropic, 18 Ekim’de hisselerinin %5’ini, ekonomik çalkantılardan etkilenen insanlara nakit dağıtabilecek bir kamu yararı fonuna devretmeyi planladığını açıkladı. Bir gün sonra Elon Musk, SpaceX’teki birer hisseyi Amerika’daki her çocuğa bağışlama sözü verdi.

Henüz yapay zeka kaynaklı bir istihdam kıyametinin emareleri görünmüyor. Ancak bu teknoloji yarattığından çok daha fazla işi yok edecek olursa, ücretli bir işte çalışmanın sadece insanların gelirleri açısından değil, mutlulukları ve itibarları açısından da ne kadar önemli olduğu sorusu son derece can alıcı bir hal alacak.

Bu soruya polyannacı yanıtlar vermek mümkün. Bazıları tarihin, odağında ücretli çalışmanın yer almadığı toplumlarla dolu olduğuna dikkat çekiyor. Anket verileri, emekli Amerikalıların çoğunun hayatından memnun olduğunu gösteriyor. Bir başka deyişle, çalışmadan yaşamanın finansmanına dair o önemsiz sorunu çözebilirseniz, herkes günlerini neşeyle dereceye girecek domatesler yetiştirerek ya da nehir turlarına katılarak geçirebilir.

Gerçek ise kaçınılmaz olarak çok daha karmaşık. Bir diğer yapay zeka laboratuvarı Google DeepMind’dan Stephanie Chan ve diğer araştırmacılar tarafından geçen ay yayımlanan, refah ve çalışma hayatı üzerine akademik literatürü inceleyen çalışma, ücretli bir işte çalışmanın gelirin çok ötesinde faydalar sağladığını ve gerçek bir ekonomik çalkantı durumunda iyi bir sonuca ulaşma ihtimalinin oldukça zayıf olduğunu hatırlatıyor.

İşin insanlara neler sunduğunu düşünün. Etkili akademisyenlerden Marie Jahoda, istihdamın örtük beş faydasını tanımlamıştı: İnsanların gününe sunduğu yapısal düzen, beraberinde getirdiği sosyal temas, ortak bir amaç duygusu, çalışıyor olmanın sağladığı statü ve ataletten uzaklaştırıp faaliyete yönlendiren o itici güç. (Farklı faydalar da var: California Üniversitesi Irvine kampüsünden Noah Kouchekinia ve çalışma arkadaşlarının yakın tarihli bir makalesi, emeklilik yaşından önce iş gücünden ayrılan yetişkinlerde zihinsel gerilemenin hızlandığına dair kanıtlar sundu.)

Seçenekleri bol olan insanlar bile yan gelip yatmaktan kaçınıyor gibi görünüyor. Hobilere odaklanmak için her şeyi bir kenara bırakan Silikon Vadisi milyarderlerinin sayısı pek az. Benzer şekilde, Göteborg Üniversitesi’nden Bengt Furaker ve Anna Davidsson’ın kaleme aldığı bir makale, İsveç’teki piyango talihlilerinin bu büyük şansa nasıl tepki verdiğini inceledi. Daha büyük bir ikramiye, talihlilerin ücretsiz izin alma ve çalışma saatlerini azaltma olasılığını artırsa da işi tamamen bırakanların oranı oldukça küçük kaldı.

Elbette bazı işler diğerlerine kıyasla çok daha az keyiflidir. Örtük faydaları başka alanlardan, örneğin bakım sağlamaktan ya da evde çocuk bakmaktan elde etmek de mümkündür. Melbourne Üniversitesi’nden Michelle Jongenelis ve çalışma arkadaşlarının hazırladığı bir makale, gönüllülük faaliyetlerinin Avustralyalı emeklilerin refahı üzerindeki etkilerini inceledi. Haftada sadece bir saat gibi çok küçük bir oran bile, yaşam doyumunda ve amaç hissinde gözle görülür iyileşmeler sağladı.

Ancak bu durum, çalışmak isteyen ve bunu bekleyen insanlar için zayıf bir tesellidir. Bir başka makalede, Leeds Üniversitesi’nden Clemens Hetschko ve çalışma arkadaşları, Alman yetişkinlerin emekliliğe ayrılırken kendi beyan ettikleri refah düzeylerini izledi. Çalışan insanların yaşam doyumu iş gücünden ayrıldıktan sonra pek değişmedi. Ancak emeklilik yaşına geldiğinde uzun süreli işsiz olan kişiler, refah seviyelerinde büyük bir sıçrama bildirdi.

İlk bakışta bu durum tuhaf görünüyor. Çalışan insanlar günlük rutinlerinde ve gelirlerinde neredeyse kesin olarak daha büyük bir altüst oluş yaşamış olmalıydı. Yazarların teorisine göre işsizler sosyal kategorilerini değiştirmişlerdi: Çalışma çağındayken istenmeyen bir kategorideyken, emeklilik yaşına geldiklerinde saygın bir kategoriye geçiş yapmışlardı.

Başka bir deyişle, insanların ücretli istihdamın yerine başka faaliyetleri rahatlıkla koyabileceğini polyannacılıkla söyleyenler, ortadaki kanıtları yok sayıyor demektir. Bazı işler kasvetlidir. Ancak şu anda toplum tarafından kabul gören biçimde, psikolojik ve maddi faydalar paketini bir arada sunan başka hiçbir şey yok. Yapay zeka işlerini ellerinden alırsa insanların geçinecek kadar paraya sahip olmasını sağlamak büyük bir mesele. Onlara kendilerini değerli hissettirmek ise en az bunun kadar zor olacaktır.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
[email protected]
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction