
Vadeli değerli metal piyasalarında art arda gelen teminat artışları, fiyatlama dinamiklerini kökten değiştirirken, Vega Portföy Genel Müdürü Tarkan Çetin, son hamleyi “piyasanın iki yönlü olarak kilitlenmesi” şeklinde yorumladı.
COMEX tarafında yapılan son düzenlemeyle birlikte gümüş vadeli işlemlerinde teminat oranı %15’ten %18’e, altında ise %8’den %9’a yükseltildi. 6 Şubat 2026 kapanışı itibarıyla yürürlüğe girecek bu karar, piyasa oynaklığını yönetmek amacıyla yapılan dördüncü artış niteliğinde. Teknik olarak amaç, sert fiyat hareketleri sırasında oluşabilecek sistemik riski sınırlamak.
Ancak Tarkan Çetin’e göre mesele yalnızca oynaklık değil. Çetin, değerlendirmesinde artışın hedefini açık biçimde ortaya koyuyor:
“Bu adım, vadeli değerli metal satışlarını sınırlayarak spekülatif short pozisyonların önüne geçmeyi ve fiyat düşüşünü frenlemeyi amaçlıyor.”
Buradaki kritik nokta ise zamanlama. Zira COMEX daha önce de benzer bir yöntemi, bu kez spekülatif long pozisyonları sınırlamak için kullanmıştı. Teminat oranlarının yukarı çekilmesiyle birlikte kaldıraç maliyetleri artmış, agresif alımlar baskılanmıştı. Sonuç, fiyatların doğal talep yerine teminat kısıtlarıyla şekillendiği bir piyasa yapısı olmuştu.
Çetin bu süreci şu ifadeyle özetliyor:
“Önce alımların tadı kaçtı, şimdi satımların tadı da kaçtı.”
Bu yorum, mevcut düzenlemenin piyasanın her iki yönünü de sıkıştırdığına işaret ediyor. Yani artık ne yukarı yönlü agresif pozisyon almak kolay, ne de aşağı yönlü sert satışlar sürdürülebilir. Artan teminat yükü, hem long hem short tarafta pozisyon taşımayı daha maliyetli hale getirirken, likiditenin doğal akışını da bozuyor.
COMEX’in bu yaklaşımı fiyat istikrarı sağlamak yerine fiyat keşfini baskılayan bir noktaya yaklaşmış durumda. Teminat artışları kısa vadede oynaklığı törpüleyebilir; ancak orta vadede piyasanın derinliğini azaltarak daha kırılgan bir yapı da yaratabilir. Özellikle gümüş gibi dar ve spekülatif piyasalar için bu risk daha belirgin.
Özetle, Tarkan Çetin’in altını çizdiği gibi, vadeli değerli metaller piyasası artık “yön seçmekte zorlanan”, iki tarafı da sınırlanmış bir denge aşamasına girmiş durumda. Bu denge bozulduğunda ise bir sonraki hareketin daha sert ve kontrolsüz olma ihtimali artıyor.
