

Küresel piyasalarda son haftalarda tamamen değişen hikâye artık “Fed ne zaman faiz indirecek?” değil, “Fed yeniden faiz artırmak zorunda kalır mı?” sorusuna dönmeye başladı. Özellikle Kalshi tahmin piyasalarında 2027’den önce faiz artırımı ihtimalinin hızla yükselmesi, tahvil piyasasında sert satış dalgasını beraberinde getirdi. Bazı fiyatlamalarda Temmuz 2027’den önce faiz artışı olasılığı %50’nin üzerine çıktı.
Piyasaların bu kadar hızlı yön değiştirmesinde ise üç temel neden öne çıkıyor:

Paylaşılan grafiklerde ABD 10 yıllık tahvil faizinin %4,56 seviyesine doğru yükseldiği görülüyor. Uzun vadeli tahvillerde satış baskısı belirginleşirken, piyasa artık “yüksek faiz daha uzun süre” temasını fiyatlıyor.

ABD 30 yıllık tahvil faizinin ise yeniden %5,10 seviyesinin üzerine çıkması dikkat çekti. Bu bölge, piyasalarda psikolojik eşik olarak görülüyor çünkü:
doğrudan etkiliyor.
Özellikle son haftalarda tahvil piyasasında görülen bu hareket, Wall Street’in yeniden enflasyon korkusuna döndüğünü gösteriyor.

Kalshi piyasalarında faiz artırımı ihtimallerinin yükselmesiyle birlikte, CME FedWatch tarafında da faiz indirimi beklentileri geri çekilmeye başladı. Reuters’ın aktardığına göre Goldman Sachs ve Bank of America da faiz indirimi beklentilerini öteledi. (
Özellikle:
Fed’in elini zorlaştırıyor.
Business Insider’ın analizine göre piyasalar artık Fed’in bir sonraki büyük hamlesinin yeniden faiz artırımı olabileceğini tartışıyor.
Tahvil faizlerindeki yükseliş ve güçlü dolar baskısı değerli metalleri de vurdu.
Altın yaklaşık %2 geri çekilirken, gümüşte kayıp %7 seviyesine ulaştı.
Bu hareketin arkasında:
yer alıyor.
Özellikle gümüş tarafında son dönemde oluşan aşırı momentumun ardından gelen bu satış, traderların agresif şekilde pozisyon kapattığını gösteriyor.
Teknoloji hisselerinde de son haftalarda belirginleşen kâr realizasyonu devam ediyor.
Bugün:
Yapay zekâ hikâyesi güçlü kalmaya devam etse de, yükselen tahvil faizleri özellikle yüksek çarpanlı teknoloji hisselerinde baskı yaratıyor.
Nasdaq tarafında haftalardır süren yükseliş sonrası fon yöneticilerinin:
başladığı görülüyor.
Enerji tarafında günün en dikkat çekici açıklamalarından biri ABD Enerji Bakanı Chris Wright tarafından geldi.
Chris Wright, Alaska merkezli yeni enerji ve boru hattı projelerinin küresel piyasaya daha fazla petrol sağlayabileceğini ve uzun vadede Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemini azaltabileceğini söyledi.
Washington yönetimi son dönemde:
üzerine yoğunlaşıyor.
Özellikle İran-Hürmüz krizinin ardından ABD tarafı, küresel enerji arzında alternatif rota oluşturma stratejisini hızlandırmış durumda.
Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim yalnızca petrol fiyatlarını değil, küresel faiz beklentilerini de etkiliyor.
Çünkü piyasa artık:
kombinasyonunun yeniden kalıcı hale gelmesinden korkuyor.
Son haftalarda:
Piyasalar giderek daha fazla şekilde “2022 tarzı stagflasyon korkusunu” fiyatlamaya başlıyor.