
OpenAI’de finansal kayıplar, zayıflayan ürün performansı ve yönetici ayrılıkları aynı anda derinleşiyor
Şirketin büyüme vaadi ile maliyet yapısı arasındaki makas hızla açılıyor
Dava süreci ve rekabet baskısı, yapay zekâ anlatısında kırılma riskini artırıyor
Son aylarda OpenAI cephesinde yaşanan gelişmeler, yalnızca bir teknoloji şirketinin operasyonel sorunlarını değil, yapay zekâ etrafında inşa edilen büyük anlatının da zorlanmaya başladığını gösteriyor. Şirketin Aralık ayında içeride “Code Red” ilan ettiği, CEO Sam Altman’ın çalışanlara gönderdiği notta herkesin mevcut işleri bırakıp Google tehdidine odaklanmasını istediği belirtiliyor. Notta özellikle Google’ın Gemini 3 modelinin OpenAI ürünlerini hızla geride bıraktığı vurgulanıyor.
Bu tablo, piyasa tarafında da yankı bulmuş durumda. Marc Benioff, ChatGPT’yi kısa süre kullandıktan sonra herkese açık biçimde Gemini’ye geçtiğini açıklarken, ChatGPT trafiği Kasım ayında üst üste ikinci kez aylık bazda geriledi. Aynı dönemde Gemini’nin aylık aktif kullanıcı sayısının 650 milyona ulaştığı ifade ediliyor. AGI inşa etmesi beklenen bir şirketin, temel ürününde rekabet avantajını korumakta zorlanması, eleştirilerin odağına yerleşmiş durumda.
Asıl kırılma ise finansal tarafta. Microsoft’un mali tablolarına yansıyan verilere göre OpenAI, tek bir çeyrekte yaklaşık 12 milyar dolar zarar etti. Deutsche Bank analistleri, şirketin kâra geçene kadar toplamda 143 milyar dolarlık negatif nakit akışı üretebileceğini hesaplıyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor: “Tarihte hiçbir startup bu ölçekte zararla faaliyet göstermedi.” Özellikle Sora tarafında günlük 15 milyon dolara varan harcamalar ve yıllık 5 milyar doları bulan maliyetler, sürdürülebilirlik tartışmalarını daha da sertleştiriyor. Sora’nın baş mühendisi dahi mevcut ekonomik yapının “tamamen sürdürülemez” olduğunu kabul etmiş durumda.
Teknik cephede de beklentiler karşılanmış değil. Model geliştirme maliyetlerinin üstel biçimde arttığı, her yeni nesilde daha fazla veri merkezi, enerji ve hesaplama gücü gerektiği belirtiliyor. 2025’te yapılan büyük eğitim çalışmalarının önceki modellere anlamlı bir üstünlük sağlayamadığına dair raporlar, “kolay kazanımların bittiği” yorumlarını güçlendiriyor. GPT-5’in piyasaya çıktıktan sonra “vasat” ve “hayal kırıklığı” olarak nitelendirilmesi, OpenAI’nin kısa süre içinde GPT-4o’yu geri getirmek zorunda kalmasıyla sonuçlandı. Altman’ın “GPT-4’ü utandıracak” dediği modelin, temel matematik ve coğrafyada dahi eleştirilmesi dikkat çekti.
Bu tabloya eşlik eden yönetici ve yetenek kaybı ise risk algısını artırıyor. CTO Mira Murati, Chief Research Officer Bob McGrew, Chief Scientist Ilya Sutskever ve Başkan Greg Brockman’ın ayrılıkları, şirket içi istikrar tartışmalarını derinleştirdi. Yapay zekâ güvenlik ekibinin yarısının ayrıldığı, bazı üst düzey yöneticilerin Altman yönetimi altında “psikolojik istismar” yaşandığını dile getirdiği iddiaları da kamuoyuna yansıdı.
Hukuki cephede ise belirsizlik büyüyor. Elon Musk, OpenAI’ye karşı 134 milyar dolara kadar uzanan bir dava süreci başlattı. Federal bir yargıç, davanın Nisan ayında jüri önüne gideceğine hükmederken, OpenAI yönetiminin Musk’ın erken dönem fonlamayı sağlarken kâr amacı gütmeyen yapının korunacağına dair söz verdiğine ilişkin “bol miktarda kanıt” bulunduğunu kayda geçirdi. Musk, bu güvencelerle sağladığı 38 milyon dolarlık erken finansman karşılığında, bugün konuşulan 500 milyar dolarlık değerlemeden pay talep ediyor.
Tüm bu başlıklar, yapay zekâ etrafında oluşan hype döngüsünün zirveye yaklaştığı yönündeki görüşleri güçlendiriyor. Azalan getiriler, artan maliyetler, hızlanan rekabet ve büyüyen hukuki riskler aynı anda fiyatlanmaya çalışılıyor. Sam Altman’ın dahi yatırımcıların “aşırı heyecanlı” olduğunu ve “birilerinin olağanüstü miktarda para kaybedeceğini” söylemesi, tartışmanın merkezine oturuyor. Piyasalar riski fiyatlayabilir; ancak bu ölçekte bir belirsizlik ve karmaşayı fiyatlamak her zamankinden daha zor görünüyor.
