0,00TL 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
The Economist

OPEC’i unutun; Artık petrolde ipleri Çin Komünist Partisi elinde tutuyor.

İran savaşı, petrol tarihinde şimdiye kadarki en büyük arz şokuna yol açtı. Ancak çatışmaların en yoğun olduğu dönemde bile petrol fiyatları, savaşın başında birçok analistin öngördüğü varil başına 15...
Hülya Kocaer
Ağustos 10, 2026
Paylaş

İran savaşı, petrol tarihinde şimdiye kadarki en büyük arz şokuna yol açtı. Ancak çatışmaların en yoğun olduğu dönemde bile petrol fiyatları, savaşın başında birçok analistin öngördüğü varil başına 150 dolara ulaşmadı. Bunun için birkaç hükümete teşekkür etmek gerekiyor.

İran’a ait mühimmatların Hürmüz Boğazı’nı geçilemez hale getirmesinin ardından Körfez’de günde 14 milyon varil petrol mahsur kaldı. Bunun üzerine Abu Dabi ve Riyad’daki petrol zengini monarşiler, boğazı bypass eden boru hatları üzerinden günlük 5 milyon varil ek petrol sevk etmeye başladı. Washington ve Tokyo’daki bakanlıklar ise rekor düzeyde, günlük 2 milyon varillik acil durum petrol stokunu piyasaya sürdü. Daha yoksul ülkelerde devlet öncülüğünde uygulanan kısıtlamalar da talebin bir bölümünü azalttı.

Ancak başka bir başkentte sessizce alınan kararlar olmasaydı, felaket yine de yaşanabilirdi: Pekin. Çin, şubat-haziran döneminde ham petrol ithalatını yarı yarıya, yani günlük 5,5 milyon varil azalttı. Uzmanlara göre bu miktar, küresel petrol göstergesi Brent’in fiyatını 30 dolar veya daha fazla aşağı çekmeye yetti.

Bu düşüş, Kovid-19 kapanmaları sırasında küresel talebin günlük 9 milyon varil çöktüğü dönemdeki dünya genelindeki düşüşün yarısından fazlasına denk geliyor. Üstelik pandemi döneminin aksine, dünya ekonomisi resesyona sürüklenirken Çin ekonomisi bugün yoluna gayet iyi devam ediyor. Çin’in yurtdışından daha az ham petrol almasının nedeni ekonomisinin kötü durumda olması değil.

20260815 EPC747

Petrol talebini görünüşte düşük bir ekonomik maliyetle artırıp azaltabilme yeteneği, dünyanın en büyük petrol ithalatçısının fiyatları, küresel üretimin yarısını kontrol ederek uzun süredir bunu yapan Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve müttefikleri gibi yönlendirebilmesini sağlıyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nin yakın zamanda örgütten ayrılması ve Körfez’de kalan üyelerin üretim kapasitesinin zorlanması OPEC’in gücünü zayıflatırken, Çin’in piyasa gücü giderek artıyor. Bir petrol ticareti şirketinin yöneticisinin ifadesiyle: “Çin, yeni OPEC.”

OPEC, 40 yıldır üretim kotalarını kullanarak petrol fiyatlarını yüksek tutmaya çalışıyor. İthalatçı ülkeler ise talebi kısıtlayarak fiyatları aynı şekilde aşağı çekemiyor. Bunun iki temel nedeni var: Alıcılar satıcılardan çok daha parçalı durumda ve ülkelerin enerji talebi sayısız aktörün aldığı kararların bir sonucu. Devletin ekonomideki ağırlığının çok yüksek olduğu Çin ise bunun istisnası. Üstelik kararları 21 ülkenin uzlaşmasını gerektiren OPEC+’ın aksine, Çin’in merkezi planlamacıları tek bir kişinin, Devlet Başkanı Şi Cinping’in talimatıyla tek başına harekete geçebiliyor.

Çin, petrol piyasalarını üç temel araç üzerinden etkiliyor. Bunlardan ilki, ülkenin ulusal petrol stokları.

2026’nın başlarına kadar olan 12 aylık dönemde, “aşırı petrol bolluğu” ihtimalinin ham petrol fiyatlarını baskıladığı sırada Çin, düşük fiyatlardan 200 milyon varil petrol satın aldı ve halihazırda yüksek seviyede bulunan rezervlerini 1 milyar varile çıkardı. Petrol tacirleri, İran savaşı başlamadan önce Çin’in bu alımlarının küresel petrol fiyatını varil başına 10-20 dolar artırmış olabileceğini düşünüyor.

Çin’in şubat ayında ithal ettiği günlük 11,6 milyon varilin 1 milyon varile kadarı, sonradan daha az stoklama yaparak vazgeçebileceği fazladan alımlardan oluşuyordu.

20260815 EPC753

Savaş öncesinde Körfez’den gelen son petrol kargoları nisan sonunda Çin’e ulaştıktan sonra ülke, dolup taşan petrol rezervlerinden çekmeye başladı. Veri şirketi Vortexa’ya göre Çin’in petrol stokları temmuz ayına gelindiğinde 70 milyon varil azalmıştı. Yüzer depolama tesislerinden ve yer altındaki gizli depolardan yapılan çekimler de hesaba katıldığında Çin, bu üç ay içinde yaklaşık 150 milyon varil, yani günlük yaklaşık 1,5 milyon varil petrol kullanmış oldu.

Bu miktarın büyük bölümünü stratejik rezervler değil, büyük petrol şirketlerinin kâr amacıyla işlettiği ticari stoklar oluşturdu. Fiyatlandırma ve enerji verileri sağlayan Argus Media’dan Tom Reed, rafinerilerin normalde kullandıkları stokları bir ay içinde yeniden doldurmak zorunda olduğunu belirtiyor. Ancak bu şirketlerin devlete ait olması ve devletin ticari stoklara el koyabilme yetkisi bulunması nedeniyle bu kuralın uygulanmaması için bir istisna yapılmış olması muhtemel.

Artık stoklanmayan günlük 1 milyon varil ile stoklardan çekilen günlük 1,5 milyon varil bir arada düşünüldüğünde, stok yönetimi Çin’in petrol ithalatındaki günlük 5,5 milyon varillik düşüşün 2,5 milyon varillik kısmını açıklayabilir. Vortexa’dan Emma Li’nin tahminine göre Çin, Pekin’deki yöneticiler stok seviyelerinin rahatsız edici derecede düşmesinden endişelenmeye başlamadan önce bu uygulamayı yaklaşık dört ay daha sürdürebilir.

Çinli merkezi planlamacıların kullandığı ikinci araç ise ihracat kontrolleri. Dünyanın en büyük ikinci petrol rafinaj kapasitesine sahip ülkesi olan Çin, normalde Asya’daki komşularına büyük miktarlarda akaryakıt ihraç ediyor. Ancak hükümet mart ayında ülke içindeki rafinerilere yeni ihracat sözleşmeleri imzalamayı durdurmaları ve daha önce imzalanmış sözleşmelerin önemli bir bölümünü iptal etmeleri talimatını verdi.

Şubat ile nisan arasında Çin’in rafine petrol ürünleri ihracatı neredeyse yarı yarıya azalarak günlük 430 bin varile geriledi. Bu miktarın içinde, günlük 180 bin varil yüksek rafine jet yakıtı da bulunuyordu. Böylece Çin rafinerilerinin ham petrol ihtiyacı günlük 1,2-1,8 milyon varil azalmış oldu.

20260815 EPC748

Yurtdışına yapılan satışların kısıtlanması, Çin’in rafinerilerinde üretilen yakıtın daha büyük bölümünü iç piyasada kullanmasına olanak sağlıyor. Aynı zamanda rafinerilerin normalde ihracata yönelik ürünlere dönüştüreceği ham petrolün bir kısmını, kritik öneme sahip başka ürünlerin üretiminde kullanmasına imkân veriyor. Bu ürünlerin bazıları Çin’in normal şartlarda Körfez ülkelerinden iç tüketim için ithal ettiği ürünler.

Bunlara iki petrokimya hammaddesi olan nafta ve sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) ile küçük ve nakit sıkıntısı yaşayan rafinerilerin ham petrol yerine sıklıkla işlediği fuel oil örnek verilebilir. İhracat satışlarında iç piyasaya kıyasla daha yüksek kâr marjı elde eden rafinerilerin uğradığı kayıp ise Komünist Parti’nin göze alabileceği bir maliyet.

Yavaş Ama Güçlü Etki

Ancak yüksek petrol stokları ve ihracat kısıtlamaları, Çin’in petrol ithalatındaki devasa düşüşü tek başına açıklamaya yetmiyor. Çin hükümeti üçüncü bir aracı daha devreye soktu: iç talebi kısmak.

Haziran ayında Çin rafinerileri, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla günlük 2,7 milyon varil daha az ham petrol işledi. Benzin üretimi yüzde 14 düştü; motorin ve jet yakıtı üretimi ise ayrı ayrı yüzde 21 geriledi.

20260815 EPC755

Çin’in motorlu taşıt yakıtı kullanımındaki sert düşüşe yakından bakıldığında tablo daha da netleşiyor. Yetkililerin akaryakıt fiyatlarının yükselmesine izin vermesiyle birlikte, birçok kent sakini işe arabayla gitmekten vazgeçerek metro, bisiklet veya taksi kullanmaya başladı. Taksilerin önemli bir bölümü de elektrikli. Mayıs ayında bir hafta süren ulusal tatil sırasında otoyollardaki elektrikli araç şarj kullanımı, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 55 arttı. Yurtiçi uçuşların sayısının ciddi biçimde azaltılmasıyla oluşan açığı trenler kapatıyor. Yerel yönetimler altyapı çalışmalarını erteleyerek dizel yakıt tasarrufu sağlıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’ndan Ciarán Healy, savaşın ilk iki ayında Çin’in benzin ve gazyağı tüketiminin bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10 daha düşük olduğunu tahmin ediyor.

Dünyanın en büyük petrokimya sektörü de zorlu koşullara uyum sağlıyor. Çin, geçen yıl büyük bölümü Körfez’den gelen günlük milyonlarca varil nafta ve LPG’yi polimerlere dönüştürdü. PVC ve sentetik kauçuktan naylon ve polyester gibi malzemelere kadar uzanan bu polimerler, Çin fabrikalarında milyonlarca tonluk miktarlarda kullanılıyor. Körfez’den gelen hammaddelerin yokluğunda ve hükümetin hammaddeler yerine yakıta öncelik verilmesi yönündeki talimatı doğrultusunda, petrokimya şirketleri bazı polimerleri kömür ve petrol rafinajının gaz halindeki yan ürünü olan etanı kullanarak üretmenin yollarını geliştirdi.

Tüm bu kemer sıkma önlemlerinin Çin ekonomisi üzerindeki genel etkisi yönetilebilir görünüyor. Devlet destekli yenilenebilir enerji ve yeşil ulaşıma yıllardır yapılan yatırımlar, enerji sistemini daha esnek hale getirdi. “İçe dönük rekabet” olarak nitelendirilen ve yoğun rekabetin petrokimya gibi sektörlerde aşırı kapasite oluşmasına yol açtığı yıllar ise Çin’in elinde büyük miktarda satılmamış polimer ve bu polimerlerin kullanıldığı ürün stoku bırakmış durumda.

Bu tamponlar, üretici fiyatlarının sıçramamasını ve tüketici fiyatlarının kontrol altında kalmasını açıklıyor. Çin’in GSYH’si ikinci çeyrekte yüzde 4,3 büyüdü; bu, 2022’nin sonlarından bu yana görülen en yavaş büyüme. Ancak bu yavaşlama petrol kıtlığından ziyade zayıf yatırımlardan ve emlak krizinin yarattığı sorunların devam etmesinden kaynaklanıyor. Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü’nden Michal Meidan’ın belirttiği üzere hükümet, henüz büyük ölçüde dokunmadığı stratejik petrol rezervlerini de hâlâ kullanabilir.

Çin’in ham petrol, yakıt ve polimer stokları dışarıdan tahmin edilenden daha büyük olsa da sınırsız değil. Bir distribütör, 2021’den beri deposunda bekleyen bir polietilen kargosunu daha yeni sattığını söylüyor. Teorik olarak üretim kesintilerini yıllarca sürdürebilen OPEC’in aksine Çin, petrol ithalatını normal seviyesinin günlük 5,5 milyon varil altında sonsuza kadar tutamaz.

Ancak İran savaşı şunu gösterdi: Çin, pratikte küresel petrol piyasasını aylar boyunca tek başına istikrara kavuşturabilecek güce sahip. Giderek daha fazla bölünen petrol kartelinin liderleri ise aynı şeyi yapabilmenin hayalini kurmakla yetiniyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction