
Haftanın veri akışı görece sakin görünse de jeopolitik cephede tansiyon yükselmeye devam ediyor. İran’ın resmi ajansı IRNA’nın “ABD’nin aşırı talepleri ve çelişkili tutumu nedeniyle müzakerelerde ilerleme sağlanamadı” açıklaması, diplomasi kanalının zayıfladığını net şekilde ortaya koyuyor.
ABD tarafı ise tonunu sertleştiriyor. Donald J. Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“İran anlaşmayı kabul etmezse, bu kadar hoşgörülü olmayacağım… NO MORE MR. NICE GUY!”
Bu söylem, piyasaların hâlâ fiyatlamadığı bir riske işaret ediyor: Kontrollü gerilimden, kontrolsüz çatışmaya geçiş ihtimali
İran devlet medyasında Babülmendep Boğazı’nın “ateş çemberine dahil edileceği” yönündeki ifadeler, doğrudan bir savaş ilanından ziyade güçlü bir caydırıcılık mesajı olarak öne çıkıyor. Bu söylem, İran’ın yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlı kalmayıp Kızıldeniz çıkışını da risk alanına dahil edebileceğini gösteriyor. Böyle bir genişleme, küresel petrol ve ticaret akışının geçtiği iki kritik boğazın aynı anda tehdit altında kalması anlamına geliyor.
ABD Donanması’nın Hürmüz hattında aktif müdahalesi dikkat çekiyor. Touska isimli İran bağlantılı bir yük gemisinin ABD tarafından durdurulduğu ve el konulduğu açıklandı.
Trump’ın paylaşımına göre:
“USS Spruance gemiyi durdurdu ve makine dairesine müdahale edildi… Gemi şu anda ABD kontrolünde.”
Bu gelişme, artık riskin sadece söylem değil fiili askeri temas seviyesine çıktığını gösteriyor.
Ayrıca WSJ’ye göre ABD Donanması, Hürmüz Boğazı’na mayın temizleme robotları gönderdi. Bu adım iki şekilde okunuyor:
İran cephesinden gelen açıklamalar daha da sert:
“Saldırı olursa Aramco, Yenbu ve Füceyre yeniden hedef alınır.”
Bu doğrudan şu anlama geliyor: Enerji altyapısı artık açık hedef
Bu da sadece petrol fiyatını değil:
aynı anda etkileyecek bir risk.
Şahbaz Şerif, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmesinde:
“Kalıcı barış için kolaylaştırıcı rolümüzü sürdüreceğiz”
mesajını verdi.
ABD heyetinin Pakistan’da temaslarda bulunacak olması, diplomasinin tamamen kopmadığını gösteriyor. Ancak sahadaki gelişmeler bu sürecin oldukça kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.
Mark Carney’nin açıklaması dikkat çekici:
“ABD ile güçlü bağlar artık zayıf tarafımıza dönüştü.”
Bu, yalnızca bir yorum değil; küresel ittifak yapısının yeniden şekillendiğine dair sinyal
22 Nisan Çarşamba günü açıklanacak TCMB faiz kararı, haftanın en önemli yerel gelişmesi.
AA Finans anketine göre:
Uluslararası kurumlar (JP Morgan, Goldman Sachs vb.) ise daha net: 300 baz puan artış beklentisi
CNBC-e’ye göre:
“Ortadoğu’da kalıcı ateşkes sağlanıp sağlanmaması, TCMB kararında belirleyici olacak.”
Yani para politikası artık sadece enflasyona değil, jeopolitik riske de bağlı
Tüm bu gelişmelere rağmen piyasaların görece sakin kalmasının nedeni:
Ancak gerçek risk burada:
Piyasa hâlâ ihtimali değil, gerçekleşmemiş senaryoyu fiyatlıyor
Kısa vadede veri akışı sakin olabilir
Ama fiyatlama zemini giderek daha kırılgan
Piyasa bugün sakin görünüyor olabilir,
ama bu sakinlik riskin azaldığını değil, henüz tam fiyatlanmadığını gösteriyor.