
Türkiye’de döviz tartışmaları çoğu zaman yanlış soruyla başlar. “Dolar yükselir mi?” değil, “yükselirse portföy ne yapar?” sorusu belirleyicidir. Çünkü finansal tarih, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, kur hareketlerinin öngörülmesinden çok sonuçlarının yönetilmesinin kritik olduğunu defalarca gösterdi.
Bugün piyasada hâkim görüş, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önümüzdeki birkaç ay içinde döviz piyasasını kontrol altında tutabileceği yönünde. Rezervlerdeki toparlanma, politika setindeki sadeleşme ve görece sıkı finansal koşullar bu beklentiyi destekliyor. Ancak bu denge kırılgandır. Zira Türkiye ekonomisi hâlâ dış finansman akımlarına bağımlı ve güvenin zayıfladığı anlarda fiyatlama lineer değil, sıçramalı olur.
Bu noktada yatırımcının karşısına çıkan ilk araçlardan biri, Borsa İstanbul’da işlem gören USDTRF gibi doğrudan dövize endeksli borsa yatırım fonlarıdır. Bu tür araçlar, klasik döviz mevduatından farklı olarak gün içinde işlem görür ve ani fiyat hareketlerine anlık tepki verebilir. Kur şoku yaşandığında likiditenin daraldığı anlarda bu özellik belirleyici hâle gelir.
Ancak bu “doğrudan koruma” mekanizmasının bir maliyeti vardır. Türkiye’de bu fonlardan elde edilen kazançlar TL bazında hesaplanır ve %17,5 oranında stopaja tabi tutulur. Bu durum, kur artışıyla elde edilen getirinin bir kısmının sistematik olarak geri alınması anlamına gelir. Yine de bu mekanizma çoğu zaman yanlış yorumlanır: stopaj, kur kazancını ortadan kaldırmaz, yalnızca aşağı çeker. Dolayısıyla bu tür fonlar, hâlâ kur şokuna karşı en hızlı ve en saf koruma araçları arasında yer alır.
Buna karşılık yatırımcıların sıklıkla yöneldiği ikinci alan eurobond fonlarıdır. Bu fonlar, Türkiye’nin dolar cinsinden ihraç ettiği devlet tahvillerine yatırım yapar ve ilk bakışta daha avantajlı bir vergi yapısına sahiptir. Stopaj, dolar bazında elde edilen kazanç üzerinden hesaplandığı için TL’nin değer kaybı doğrudan vergilendirilmez. Bu da özellikle yüksek enflasyon ortamında cazip görünür.
Ne var ki bu avantajın arkasında daha karmaşık bir risk yapısı bulunur. Eurobond fonları yalnızca kura değil, aynı zamanda küresel faiz oranlarına ve Türkiye’nin risk primine duyarlıdır. Ülkenin kredi riskini ölçen CDS (Credit Default Swap) primindeki artış, mevcut tahvillerin piyasa değerini düşürür. Bu da fon fiyatına doğrudan yansır. Dolayısıyla kur yükselirken, CDS’in eş zamanlı arttığı bir senaryoda yatırımcı dolar bazında dahi zarar edebilir. IMF ve OECD gibi kurumların gelişmekte olan ülke raporlarında altını çizdiği temel kırılganlık tam olarak budur: kur, faiz ve risk primi aynı anda farklı yönlerde hareket edebilir.
Bu ayrım, iki enstrüman arasındaki temel farkı netleştirir. USDTRF benzeri fonlar kur hareketine neredeyse birebir tepki verirken, eurobond fonları çok değişkenli bir denklemle fiyatlanır. Biri hızlı ve doğrudan koruma sağlar; diğeri ise daha yüksek potansiyel getiri sunarken daha fazla belirsizlik içerir.
Ancak asıl mesele bu iki araçtan hangisinin “daha iyi” olduğu değildir. Finansal krizlerin ortak özelliği, tek bir risk faktörünün değil, birden fazla şokun aynı anda fiyatlanmasıdır. 2018 Türkiye krizi ve 2020 küresel pandemi süreci, kur artışı ile tahvil fiyat düşüşünün aynı anda yaşanabileceğini açık biçimde ortaya koydu. Bu nedenle tek bir enstrümana dayalı korunma stratejileri çoğu zaman eksik kalır.
Gerçekçi bir yaklaşım, farklı risk türlerine karşı farklı araçların birlikte kullanılmasıdır. Kur şokuna karşı doğrudan koruma sağlayan araçlar ile faiz ve risk primi üzerinden getiri sunan enstrümanların dengelenmesi, portföyün kırılganlığını azaltır. Çünkü piyasa tek bir hikâyeyi değil, aynı anda birden fazla senaryoyu fiyatlar.
Sonuç olarak, Türk lirasında olası bir değer kaybı tartışması, yalnızca dövizin yönüne odaklanarak analiz edilemez. Asıl belirleyici olan, bu hareketin hangi kanallardan portföye yansıyacağıdır. Kur, faiz ve risk primi arasındaki ilişki doğru okunmadığında, en “güvenli” görünen araçlar dahi beklenmedik kayıplar yaratabilir. Yatırımcının avantajı ise bu karmaşıklığı basitleştirmek değil, doğru şekilde yönetebilmektir.
Bu yazı için kaynak : https://x.com/tnkttc teşekkürlerimizle