
Rusya’nın enerji altyapısına yönelik yoğun saldırıları, eksi 20 derecede Ukrayna’yı insani bir kış krizine sürüklüyor
Donbas konusunda “toprak karşılığı barış” tartışması, Ukrayna kamuoyunda ilk kez belirgin şekilde gündeme girdi
Abu Dabi’de yürütülen temaslara rağmen sahada saldırılar sürüyor, ateşkes iddiaları fiilen çökmüş görünüyor

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları, kışın en sert günlerinde yeni bir aşamaya girdi. Son günlerde artan hava saldırıları, yalnızca askeri hedefleri değil, doğrudan enerji üretim ve dağıtım altyapısını hedef alıyor. BBC’nin aktardığına göre, saldırılar hava sıcaklığının -20 dereceye kadar düştüğü bir dönemde gerçekleştirildi ve Kiev başta olmak üzere birçok şehirde elektrik ve ısınma sistemleri ağır hasar gördü. Kiev’de 1.000’den fazla apartman ısınma hizmeti olmadan kaldı; çok sayıda kişi geceyi metro istasyonlarında kurulan geçici barınaklarda geçirmek zorunda kaldı.
Enerji altyapısındaki yıkımın boyutu dikkat çekici. Doğudaki Harkiv kentinde bir enerji santrali onarılamaz hale gelirken, Kiev’deki Darnytsia Kombine Isı ve Güç Santrali ağır hasar aldı. Çarşamba sabahı Ukrayna genelinde 100’den fazla insansız hava aracıyla düzenlenen saldırılarda 14 farklı noktada isabet tespit edildi. Dnipropetrovsk’ta iki sivil hayatını kaybetti, Zaporijya’da aralarında çocukların da bulunduğu üç kişi öldü, 11 kişi yaralandı. Odesa’da konutları hedef alan saldırılarda en az beş kişi yaralandı. Yetkililer, uzun süreli kesintilere karşı jeneratör ithalatına başlandığını ve kent genelinde “ısınma merkezleri” kurulduğunu açıkladı.
Saldırıların ölçeği ve zamanlaması, diplomatik temaslarla keskin bir tezat oluşturuyor. The Guardian, Ukrayna yönetiminin, Trump aracılığıyla ilan edildiği belirtilen ateşkesin Rusya tarafından ihlal edildiğini savunduğunu aktarıyor. Kiev’e yönelik son dalgada 71 balistik füze ve 450 insansız hava aracı kullanıldığı, bunun savaşın başından bu yana kaydedilen en yoğun saldırılardan biri olduğu belirtiliyor. Harkiv’de 110 binden fazla yapı ısınma hizmeti alamazken, Sumy, İzium ve Balakliia’da elektrik kesintileri ve konut hasarları yaşandı. Kiev’de Anavatan Anıtı’nın da saldırılarda hasar gördüğü bildirildi.
Sahadaki bu tablo, Ukrayna kamuoyunda savaşın nasıl ve hangi bedelle sona erebileceğine dair tartışmaları da derinleştiriyor. The New York Times, Ukrayna toplumunda bir zamanlar “düşünülemez” olan bir seçeneğin daha yüksek sesle konuşulmaya başlandığını aktarıyor: Donbas’ta toprak tavizi karşılığında barış. Gazeteye göre, Mayıs 2022’de Ukraynalıların %82’si hiçbir koşulda toprak verilmemesi gerektiğini savunurken, son anketlerde katılımcıların yaklaşık %40’ı güçlü güvenlik garantileri karşılığında Donbas’tan vazgeçilmesini desteklediğini belirtiyor. Buna rağmen toplumun çoğunluğu hâlâ toprak tavizine karşı ve Ukrayna hukuk sistemi, askeri güçle işgal edilmemiş toprakların devrini yasaklıyor.
Donbas meselesi, Abu Dabi’de yürütülen Ukrayna-Rusya-ABD temaslarının da en zor başlığı olarak öne çıkıyor. Ukrayna, yıllardır bölgede savunma hatları kurmuş ve ağır askeri kayıplar vermiş durumda. Donetsk’in yaklaşık %20’si hâlâ Kiev’in kontrolünde bulunurken, Luhansk’ın tamamı kaybedilmiş durumda. Rusya açısından ise Donbas’ın tamamen ele geçirilmesi, savaşın tüm hedefleri gerçekleşmese bile stratejik bir kazanım olarak görülüyor.
Sahadaki askeri baskının temel araçlarından biri enerji savaşı. Bloomberg, Rusya’nın Ukrayna’yı “dondurarak teslim almaya” çalıştığını, enerji altyapısına yönelik saldırıların bu stratejinin merkezinde yer aldığını yazıyor. Kiev ve diğer büyük şehirlerde yaygın elektrik ve ısıtma kesintileri yaşanırken, Ukrayna enerji şebekesinin aralıksız saldırılar nedeniyle ciddi şekilde zayıfladığı belirtiliyor. Hafta sonunda yaşanan büyük çaplı kesintilerin Moldova’ya da sıçraması, krizin bölgesel boyut kazanabileceğine işaret ediyor.
Yerel yönetimler, “dayanıklılık noktaları” adı verilen çadırlar kurarak halka ısınma ve elektrik desteği sağlamaya çalışıyor. Avrupa ülkeleri ise olası bir insani kriz ve yeni bir mülteci dalgasını önlemek amacıyla Ukrayna’ya acil ekipman sevkiyatını hızlandırmış durumda. Bloomberg’in aktardığı hesaplamalara göre, Ukrayna’nın mevcut koşullarda yaklaşık 30 gün daha dayanması gerekiyor; ancak uzun süreli kesintiler yedek enerji sistemlerini de devre dışı bırakma riski taşıyor.
Tüm bu gelişmeler, Ukrayna’nın aynı anda üç cephede baskı altında olduğunu gösteriyor: sahada askeri saldırılar, şehirlerde enerji ve insani kriz, masada ise toprak ve güvenlik garantileri üzerinden sert pazarlıklar. Kış koşulları ağırlaştıkça, enerji altyapısına yönelik saldırılar savaşın seyrini belirleyen başlıca unsur haline gelirken, diplomatik görüşmelerle sahadaki gerçeklik arasındaki makas giderek açılıyor. Ukrayna için önümüzdeki haftalar, yalnızca askeri değil, toplumsal ve siyasi açıdan da en kritik dönemeçlerden biri olmaya aday.
