
Orta Doğu’daki savaşın ilk günlerinde, bölgenin “hub” havalimanları etrafında oluşan hava sahası kısıtları ve güvenlik riski; tarifeli uçuşların aksamasını, karayolu çıkışlarının uzamasını ve tahliye seçeneklerinin “premium” bir pazara dönüşmesini hızlandırdı. Reuters, Dubai ve Abu Dabi gibi ana merkezlerin de etkilendiği sert bir havacılık şoku yaşandığını, çok sayıda uçuşun iptal edildiğini ve hava sahası kapanmalarının zincirleme şekilde sürdüğünü aktarıyor.
Bu tablo, sahada iki ayrı ekonomi yaratıyor. Bir tarafta tarifeli uçuşlardaki belirsizlik ve yön değiştirmeler; diğer tarafta “zaman satın alan” varlıklı yolcuların özel uçak ve şoförlü araçlarla daha esnek rota kurma çabası. Forbes’un aktardığına göre, bölgeden çıkış için özel jet fiyatları belirgin şekilde yukarı gidiyor; talep artışı, kısa pencerelerde kapasiteyi daha da kıymetli hale getiriyor.
Business Insider’ın haberine göre, sahadaki görünüm şu şekilde:
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşının başlamasından iki gün sonra Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki iki ana havalimanı İran saldırılarında hasar gördü ve Katar, Bahreyn ile Kuveyt’te hava sahası kısıtlamaları nedeniyle merkezler kapatıldı.
Dubai ve Abu Dabi’de bulunan varlıklı turistler ve yabancı çalışanlar, hava sahası açık olan Umman ve Suudi Arabistan’a ulaşmak için saatler süren kara yolculukları ve artan sınır bekleme süreleriyle karşı karşıya kaldı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Pazartesi gecesi Amerikalılara Umman ve Suudi Arabistan dahil olmak üzere bir düzineden fazla Orta Doğu ülkesinden ayrılma çağrısı yaptı.
Özel uçak kiralama ücretleri 200.000 dolara kadar çıkabiliyor ve Avrupa uçuşları için fiyatlar 175.000 ila 235.000 dolar arasında değişiyor.
Bazı müşteriler İstanbul, Kahire ve Maldivler’e kısa mesafeli özel uçuşlar ayarladı.
Air Charter Services şirketi, Dubai’den ayrılmak isteyenler için Umman’ın Maskat kentinden tahliye uçuşları düzenledi ve Salı günü için ek uçuş planladı.
Maskat’a ulaşmak yaklaşık beş saatlik kara yolculuğu ve Hatta sınır kapısında üç ila dört saatlik bekleme gerektiriyor.
Füze tehditleri nedeniyle ticari uçuşlarda yeni aksamalar yaşandı ve Riyad’daki ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırı haberleri bazı uçuşların geri dönmesine veya yön değiştirmesine yol açtı.
Şoförlü araç hizmetlerinde talep artışı görüldü ve müşteriler en hızlı çıkış seçeneğini öncelik haline getirdi.
Artan talep fiyatları yükseltti ve bazı yolcular maliyeti düşürmek için bölge dışındaki yakın noktalara kısa uçuşlar yaparak devamında tarifeli bağlantıları tercih etti.”
Piyasa açısından kritik nokta şu: Hava sahası kısıtları ve güvenlik riski “anlık” bir ulaşım sorunu olmaktan çıkıp, lojistik maliyetleri ve risk primini yukarı taşıyan bir finansal değişkene dönüşüyor. Hızlı normalleşme olmazsa, bölgesel turizm, havacılık gelirleri ve sigorta maliyetleri üzerinden ikinci tur etkiler büyür; enerji fiyatları ve navlunla birleştiğinde enflasyon kanalı yeniden güçlenebilir. Reuters’in “keskin havacılık şoku” vurgusu, bu etkinin yalnızca yerel değil küresel ağlara yayıldığını gösteriyor.
