
Hayır. Şu an itibarıyla uluslararası yatırım bankalarının ana senaryosunda “ani ve sert bir devalüasyon” beklentisi oluşmuş değil.
Ancak üç konuda risk algısının arttığı görülüyor:
Buna rağmen temel beklenti hâlâ kontrollü değer kaybı (managed depreciation) yönünde.
Son cari denge rakamları ilk bakışta kur üzerinde baskı oluşturabilecek görünse de yatırım bankalarının değerlendirmeleri daha dengeli.
Özellikle JPMorgan, yaz aylarında turizm gelirlerinin güçlü döviz girişleri sağlayacağını, bunun da cari açığın finansmanını destekleyerek TL üzerindeki baskıyı azaltacağını belirtiyor.
Yani piyasa şu anda:
odaklanıyor.
Son günlerde sosyal medyada “TL artık tutulamaz” yorumlarının artmasının üç nedeni bulunuyor.
1. Petrol fiyatları
İran gerilimi nedeniyle petrolün yükselmesi Türkiye’nin enerji faturasını artırıyor.
Bu durum:
TCMB de daha önce petrol fiyatlarındaki artışın hem enflasyon hem cari denge üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini vurgulamıştı.
2. Kurun uzun süredir kontrollü gitmesi
USD/TL uzun süredir oldukça düşük günlük oynaklıkla ilerliyor.
Bu nedenle bazı yatırımcılar “bir noktada büyük hareket gelir” beklentisini dillendiriyor.
Ancak bu beklenti şu an için daha çok piyasa yorumu niteliğinde; uluslararası kurumların temel senaryosu değil.
3. Jeopolitik risk
İran, Orta Doğu ve enerji arzına ilişkin riskler arttıkça gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde genel baskı oluşuyor.
Şimdilik belirgin bir kırılma görülmüyor.
Son raporlarda ortak görüş şu şekilde:
Bazı kurumlar yıl sonu ve 2026 sonu için USD/TL tahminlerini korurken, beklentiler daha çok kademeli yükseliş üzerine kurulmuş durumda.
Önümüzdeki dönemde kur açısından en önemli başlıklar:
Bu göstergelerde belirgin bozulma olmadan uluslararası kurumlar ani bir kur rejimi değişikliği beklemiyor.
Bununla birlikte aşağıdaki koşullar aynı anda gerçekleşirse beklentiler hızla değişebilir:
Bu durumda uluslararası kurumların USD/TL tahminlerini yukarı revize etmesi olasıdır. Ancak bugün itibarıyla bu senaryo temel beklenti değil, risk senaryosu olarak değerlendiriliyor.
Bugünkü veri ve haber akışı sonrasında piyasa beklentilerinde dramatik bir değişim görülmüyor.
Özellikle yaz aylarında turizm gelirleri ve yüksek faiz politikası, TL üzerindeki baskıyı dengeleyen başlıca unsurlar arasında görülüyor.
Kontrollü değer kaybı ana senaryo olmaya devam ediyor.
Ani devalüasyon ise yalnızca belirli makroekonomik ve jeopolitik risklerin aynı anda gerçekleşmesi halinde öne çıkabilecek alternatif senaryo olarak değerlendiriliyor.