
Bank of America (BofA), Türkiye’ye ilişkin son analizini paylaştı. Rapor, hem siyasi belirsizliklerin hem de ekonomik görünümün etkilerini masaya yatırırken, dikkat çeken enflasyon ve faiz revizyonları yapıldı. İşte öne çıkanlar…
Geçtiğimiz hafta piyasada sert dalgalanmalara yol açan gelişmeleri değerlendiren BofA, siyasi belirsizliğin artık azalma eğiliminde olduğunu belirtti. “Şu ana kadar enflasyonist etki sınırlı kaldı” yorumunu yapan banka, gidişatın daha dengeli olabileceğini vurguladı.
BofA, Merkez Bankası’nın net rezerv pozisyonunun sadece Çarşamba günü 11,2 milyar dolar eridiğini, son üç günde toplamda 21-23 milyar dolarlık bir düşüş olduğunu açıkladı. Bu çıkışların yaklaşık %90’ı yabancı yatırımcı kaynaklı. Yani içerideki döviz talebi sınırlı, daha çok kur riski olan şirketlerin pozisyon alımları etkili.
Rapor, devam eden yargı süreçlerinin uzun zaman alacağını belirtse de, ekonomi yönetimine olan siyasi desteğin sürdüğünü vurguladı. “Politika yapıcıların net bir yol haritasına sahip olduğu” görüşünü paylaşan BofA, piyasayı istikrara kavuşturacak adımların geldiğini ifade etti.
BofA, 2024 yıl sonu enflasyon tahminini %25,7’den %28,1’e yükseltti. Bu artışın büyük kısmının Nisan ayında, bir kısmının ise Mart ayında görüleceğini öngördü. “Revizyonumuz önden yüklemelidir” ifadesi dikkat çekti.
Nisan ayında beklenen 200 baz puanlık indirim beklentisi rafa kalktı. BofA artık bir duraklama bekliyor. Yıl sonu politika faizi tahmini de %30,5’ten %32,5’e yükseltildi. Banka, dolarizasyon riski artarsa, TCMB’nin faiz artırabileceğini not düştü.
BofA, Merkez Bankası’nın gerekirse daha yüksek reel faiz sunmaya hazır olduğunu ifade etti. Likidite bonolarının, özellikle döviz girişlerini teşvik etmeye yönelik kullanıldığını belirtti. Bu adım, döviz açığı olan şirketler için de pozitif mesaj taşıyor.
Olaylardan önce bile dayanıklı tüketim talebi düşükken, hizmet talebinin kısmen güçlü olduğunu söyleyen BofA, görüştüğü reel sektör temsilcilerinin zayıf ilk çeyrek beklentilerini aktardı. Yaşanan şok ise bu tabloyu daha da baskılıyor.
Yüksek döviz borcu taşıyan şirketler için kur artışı, ciddi bir finansal baskı yaratıyor. Aynı zamanda TL cinsinden borçlanma faizlerinin yüksek kalacağı bir dönem bekleniyor. Bu süreçte, tüketici güveni de darbe alabilir.
Tüm bu gelişmelere rağmen BofA, Türkiye için daha az endişeli bir tablo çiziyor. Belirsizliklerin azalması, rasyonel politika devamı ve siyasi desteğin sürmesi, orta vadede piyasa güvenini destekleyebilir.