
Bitcoin’de bugün yaşanan hareket, klasik bir piyasa dalgalanması olarak açıklanamayacak kadar sıra dışı sinyaller üretti. Fiyatın 85 bin dolardan 60 bin dolara kadar gerilemesi, yaklaşık %29’luk sert bir kayba işaret ederken, aynı anda zincir dışı ve fon bazlı verilerde ortaya çıkan anormallikler, bu düşüşün “kendiliğinden” olmadığını düşündürüyor.
En kritik veri noktası, BlackRock’un Bitcoin ETF’inde gerçekleşen 10,7 milyar dolarlık işlem hacmi oldu. Bu rakam, fonun günlük ortalama 3–4 milyar dolarlık hacminin neredeyse üç katı. Bitcoin sert şekilde çökerken, ETF tarafında tarihin en yüksek hacminin görülmesi, piyasada birilerinin zorunlu pozisyon kapattığına işaret ediyor. Bu, sıradan bir kâr realizasyonu değil; baskı altında gerçekleşmiş, yönlü ve büyük ölçekli bir işlem akışı.
Daha da dikkat çekici olan, bu düşüş sırasında Asya borsalarında yalnızca 500 milyon dolarlık tasfiye yaşanmış olması. Oysa geçmişteki benzer Bitcoin çöküşlerinde, Asya merkezli kripto borsalarda milyarlarca dolarlık likidasyonlar görülürdü. Bugün bu olmadı. Çünkü patlayan pozisyon, doğrudan kripto borsalarında değil; ETF yapısı içinde, zincir dışı bir enstrümanda taşınıyordu.
Günün bir diğer kritik detayı, Bitcoin ve Solana’nın aynı anda, aynı oranda (%29) düşmesi oldu. Normal piyasa davranışında bu beklenmez. Tarihsel olarak Solana gibi daha volatil, daha riskli varlıklar; Bitcoin’e kıyasla daha sert hareket eder. Örneğin Bitcoin %10 düştüğünde Solana’nın %20 düşmesi olağandır.
Bugün ise iki varlık birebir aynı oranda çöktü. Bu, piyasanın genel refleksinden ziyade, tek bir büyük oyuncunun iki varlığı da eş zamanlı olarak satmak zorunda kaldığını düşündürüyor. Yani ortada, hem Bitcoin’de hem Solana’da çok büyük pozisyon taşıyan tek bir balina ve bu pozisyonların aynı anda tasfiye edilmesi ihtimali var.
Piyasa raporları, son yıllarda bazı Hong Kong merkezli büyük yatırımcıların, portföylerinin neredeyse tamamını BlackRock’un Bitcoin ETF’ine bağladığını gösteriyor. 5–10 milyar dolar büyüklüğünde, tek yönlü ve son derece konsantre pozisyonlar söz konusu.
Bu stratejinin arkasında ise klasik bir carry trade var. Hong Kong’lu büyük yatırımcılar, Japonya’dan çok düşük faizle borçlanıp, bu kaynağı Bitcoin’e yatırıyorlardı. Sistem basit işliyordu:
– Japonya’da faizler neredeyse sıfır (%0,1–0,5)
– Ucuz yen borçlanması
– Bitcoin %20–30 yükseldiğinde, faiz farkı ve fiyat kazancı cebe
Ancak bu strateji iki büyük riske açık:
Son aylarda iki risk de aynı anda gerçekleşti.
Japonya Merkez Bankası, uzun süren ultra gevşek para politikasının ardından faiz artırımlarına başladı.
– 2024: Faiz %0,1
– 2025 başı: %0,5
– 2026 Ocak: %0,75
Bu artışlar, Hong Kong balinalarının yen cinsinden borç maliyetini hızla yükseltti. Aynı dönemde Japon yeni güçlenirken dolar zayıfladı. Sonuçta yatırımcılar üç cepheden sıkıştı:
– Bitcoin düşüyor
– Yen borcu pahalanıyor
– Faiz yükü artıyor
6 Ekim’de Bitcoin 126 bin dolar seviyesindeydi. Hong Kong balinaları kârdalardı, ancak satmadılar. “150 bin, 200 bin” beklentisiyle pozisyonlar taşındı.
Ekim sonunda Bitcoin 110 bin dolara geriledi. Zarar başladı ama pozisyonlar korunmaya devam etti.
Kasım’da fiyat 91 bin dolara düştü. Zirveden %28 kayıp vardı. Aynı dönemde Japonya faiz artırımlarına hız verdi.
Aralık ayında tablo daha da ağırlaştı. Bitcoin toparlanamayınca, bu kez gümüşe geçiş başladı. Gümüş fiyatları yükseliyordu; kayıpların oradan telafi edileceği düşünüldü.
30 Ocak’ta gümüş, tek günde %33 düştü. 115 dolardan 77 dolara gerileyen fiyat, tarihin en sert günlük hareketlerinden birini kaydetti. Bu satışların arkasında yine Asyalı, Hong Kong merkezli yatırımcılar vardı.
Böylece Hong Kong balinaları aynı anda:
– Bitcoin’de zarar
– Gümüşte dev zarar
– Yen borcunda artan maliyet
– Yükselen faiz baskısı
altında kaldı. Bu noktada pozisyonlar son derece kırılgan hale geldi.
Bitcoin 85 bin dolardayken ortada yeni bir makro şok, sert bir veri ya da beklenmedik bir haber yoktu. Buna rağmen fiyat çok kısa sürede 60 bin dolara çekildi. Bu, klasik bir piyasa satışı değil; zayıf pozisyonları tasfiye etmeye yönelik koordineli bir hamle olarak okunuyor.
Büyük oyuncular, kırılgan yapıyı gördü. Fiyatı aşağı bastı. Marjin çağrıları tetiklendi. Hong Kong balinaları ek teminat yatıramadı çünkü tüm sermaye zaten pozisyonlardaydı. Sonuç:
– 85 bin, 80 bin, 70 bin, 60 bin seviyelerinde zorunlu satışlar
– Büyük oyuncuların 60 bin dolar civarından toplaması
Büyük yatırımcılar, pozisyonlarını her üç ayda bir açıklamak zorunda. Bir sonraki açıklama dönemi 15 Mayıs civarı. O tarihte şu tablo ortaya çıkarsa, bugün yaşananların arka planı netleşecek:
– Aralık 2025: BlackRock Bitcoin ETF’inde milyarlarca dolar
– Şubat 2026: Sıfır pozisyon
Bugün Bitcoin’de yaşanan %29’luk çöküş, basit bir fiyat düzeltmesi değil. Bu hareket, Hong Kong merkezli büyük bir balinanın sistem dışına itilmesi için yapılan hedefli bir tasfiye operasyonu izlenimi veriyor.
BlackRock ETF’inde görülen 10,7 milyar dolarlık rekor hacim, düşük Asya tasfiyeleri, Bitcoin ve Solana’nın birebir aynı oranda düşmesi ve Japonya kaynaklı carry trade baskısı; bu senaryoyu birbirine bağlayan parçalar olarak öne çıkıyor.
Gerçek tabloyu 15 Mayıs’ta raporlar açıklandığında göreceğiz. O zaman, bugün sessiz kalan piyasanın neden bu kadar sert konuştuğu anlaşılacak.
