
BS Ekonomi kurucusu Dr. Artunç Kocabalkan, Türk Lirası’nda kalmanın sadece ekonomik değil, aynı zamanda kişisel değerler ve stratejiyle ilişkili bir karar olduğunu vurguluyor. 7 Ağustos 2025 tarihli canlı yayında özellikle şunu söylüyor:
Kocabalkan’a göre, yatırımcının öncelikle ne tür bir yatırımcı olduğunu bilmesi gerekiyor: Rasyonel mi, duygusal mı?
Bu bağlamda, döviz alımı ya da TL’de kalma kararı sadece makro verilerle değil, kişinin risk iştahı, siyasi öngörüleri ve değer duruşuyla da belirleniyor.
Öz mesaj:
“TL’de kalmak bazen irrasyonel gibi görünse de bütünsel bir yatırım stratejisinin parçası olabilir.”
Artunç Kocabalkan: “Trump başka ülkelere ne yaptıysa, şimdi Amerika’da kendisi yaşıyor.”
Trump’ın Hindistan ve Japonya’ya uyguladığı ticaret vergileri ile çip ithalatına yönelik %100 tarife açıklaması, Artunç Kocabalkan’a göre ABD’nin kendi içinde uyguladığı dış politika baskılarının ters tepmeye başladığının işareti.
Kocabalkan, yayında “çipini sevdiğinin” ifadesiyle bu duruma ironik bir gönderme yaparken, Trump’ın korumacı ticaret politikalarının küresel sistemde istikrar yerine dalgalanma yarattığını vurguluyor.
Özellikle ABD’nin Hindistan ve Brezilya’ya yönelik %50 tarifelerini hatırlatarak:
“Amerika artık bir ‘tarife sopası’ ile dünyayı şekillendirmeye çalışıyor. Bu da küresel üretim zincirlerinde büyük bir yeniden yapılanma yaratıyor.”
Artunç Kocabalkan: “Trump iki şeyi başaramadı: Powell’ı kovamadı, barışı getiremedi.”
Kocabalkan’a göre Trump’ın 2025 itibarıyla jeopolitik ve ekonomik anlamda sınırlı manevra alanı kaldı. Bu iki eksiklik kritik:
Bu noktada Artunç Kocabalkan, “barışın gelmemesi” durumunda petrol fiyatlarının enflasyonu körükleyerek Fed’in para politikasını daha da zorlaştıracağını belirtiyor.
“Trump kucağa geldi. Faiz indirimi için Powell’ı sıkıştırıyor ama sistem buna izin vermiyor.”
Bu analiz, 2025’in ikinci yarısında petrol fiyatlarındaki yön hareketini ve faiz beklentilerini belirlemek açısından kritik sinyaller taşıyor.
Artunç Kocabalkan: “Faiz indirimi gelince her şey coşacak sanıyorsanız yanılıyorsunuz.”
Kocabalkan, faiz indirimi sonrası piyasalarda aşırı iyimserliğe karşı uyarıyor. Verilere göre:
Ancak bu getiriler garanti değil. Kocabalkan uyarıyor:
“Eğer faiz indirimi geç gelirse, bu resesyonun ya da stagflasyonun işareti olabilir. Bu durumda faiz indirimi bile piyasaları yükseltmeyebilir.”
Bu perspektif, Fed kararlarını salt “iyi haber” olarak görmektense, makro bağlamda ve zamanlamaya göre değerlendirme gerekliliğini ortaya koyuyor.
Artunç Kocabalkan: “2025 sessiz geçer, 2026’da güçlü yükseliş gelir.”
BS Ekonomi yayınında Kocabalkan, ABD’deki ara seçim döngüsünü temel alan istatistiksel bir analiz sunuyor:
2025’in bu bağlamda “sessiz yıl” olarak geçtiğini belirten Kocabalkan, 2026 yılına girerken Fed’in olası faiz indirimleriyle birlikte daha güçlü bir piyasa rallisinin başlayabileceğini belirtiyor.
“Bu yıl yatay, sessiz geçer. Ama döngüyü okuyanlar 2026’ya şimdiden hazırlık yapar.”
Bu analiz, özellikle uzun vadeli yatırım yapanlar için stratejik pozisyonlanmanın şimdiden başlaması gerektiğini gösteriyor.