
Altın, petrol, dolar ve Amerikan borsaları neden aynı ekonomik veriye farklı tepkiler veriyor? ABD’den gelen enflasyon ve tüketim verileri, küresel piyasalarda sermayenin maliyetini ve şirketlerin gerçek değerini yeniden tartışmaya açıyor.
Dr. Artunç Kocabalkan | BS Ekonomi | 15 Ekim 2026
Amerikan ekonomisi ilginç bir yere gidiyor.
Dün tüketici enflasyonu, bugün üretici enflasyonu beklentileri aştı. Açıklanan verilere göre üretici fiyatları aylık %1,3, yıllık %6,3 yükseldi. Çekirdek üretici fiyatlarındaki aylık artış %0,7.
Perakende satışlar da %0,8 artmış.
Güzel!
Ama işin içine biraz daha yakından bakınca tablo değişiyor. Perakende satışların kontrol grubu yalnızca %0,1 artmış. Üstelik bu gösterge de doğrudan enflasyondan arındırılmış bir reel tüketim ölçüsü değil.
Yani Amerikalı daha çok para harcıyor. Fakat bunun ne kadarını gerçekten daha fazla mal ve hizmet satın alarak yaptığını ayrıca sorgulamak gerekiyor.
Ekonominin eski bir huyu vardır: Bir süre nominal rakamlarla herkesi zengin hissettirir. Sonra reel rakamlarla hesabı gönderir.
Bugün ABD ekonomisinde yaşananları anlamak için bu ayrım önemli.
Şirketlerin ciroları artabilir. Çalışanların ücretleri yükselebilir. Hanehalkının harcamaları büyüyebilir. Ama fiyatlar daha hızlı yükseliyorsa bütün bu artışlar satın alma gücünde gerçek bir iyileşme anlamına gelmeyebilir.
Ve bu sorun yalnızca Amerikalı tüketicinin meselesi değil.
Çünkü Amerikan enflasyonu, dünyanın geri kalanının finansman maliyetini de e