0,00 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Fibayatırım
Analiz - Genel

Ahu Özyurt’la Gündem: Okulda Cinayet, İran’da Operasyon, Körfez’de Yeni Denge

Ahu Özyurt, bugün Economist TV ve Ahu Özyurt YouTube kanalında yaptığı yayında hem Türkiye’de artan öğrenci şiddeti vakalarını hem de İran merkezli jeopolitik gerilimi masaya yatırdı. Washington kulis...
Hülya Kocaer
Mart 3, 2026
Paylaş

Ahu Özyurt, bugün Economist TV ve Ahu Özyurt YouTube kanalında yaptığı yayında hem Türkiye’de artan öğrenci şiddeti vakalarını hem de İran merkezli jeopolitik gerilimi masaya yatırdı. Washington kulislerinden aktardığı bilgiler, Körfez’de şekillenen yeni ittifak zemini ve “rejimi zayıflatma” stratejisine ilişkin değerlendirmeleri yayının ana eksenini oluşturdu. Eğitim sistemindeki güvenlik krizinden bölgesel güç dengelerine uzanan analizleri, iç politika ile dış politikanın kesiştiği kritik bir tablo ortaya koydu.

WhatsApp Image 2026 03 03 at 22.06.22

Fatma Nur Çelik Cinayeti: “Öğretmenler Cephede Mücadele Veriyor”

Ahu Özyurt, yayının açılışını İstanbul’da bir meslek lisesinde öğrencisi tarafından öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’e ayırdı. “Türkiye ergen şiddetiyle çok can kaybetmeye başladı” diyerek artan öğrenci şiddetini sistemik bir sorun olarak tanımladı. Devlet okullarında güvenlik eksikliğine dikkat çeken Özyurt, “Devlet okullarında asla olmayan güvenliği artık daha net konuşmanın zamanı geldi” ifadelerini kullandı. Silaha erişimin kolaylığı, mafya dizilerinin kültürel etkisi ve riskli öğrencilerin kontrolsüz biçimde sistem içinde bırakılmasının ağır sonuçlar doğurduğunu vurguladı. “Öğretmenlerimiz cephe mücadelesi veriyor” sözleriyle, eğitim sistemindeki kırılmanın sadece pedagojik değil, güvenlik boyutu da olan bir kriz haline geldiğini belirtti.

Washington Kulisleri: Hedef Rejim Değişikliği Değil “Rejimi Zayıflatmak”

İran operasyonuna ilişkin değerlendirmesinde Özyurt, Washington’daki think-tank çevrelerinden gelen mesajların altını çizdi. Türkiye Gazetesi’nin “Rejim düşer savaş biter” manşetine atıf yaparak bunun fazla indirgemeci olduğunu söyledi. ABD Savunma Bakanı’nın “rejim değişikliği hedefimiz değil” açıklamasını hatırlatan Özyurt, asıl stratejinin “weakening the regime” yani rejimi zayıflatmak olduğunu ifade etti. Ona göre ABD ve İsrail arasında görev paylaşımı net: Amerika balistik füze altyapısına, İsrail ise nükleer kapasiteye odaklanmış durumda. Bu çerçevede operasyonun kısa vadeli bir yıkımdan çok, uzun vadeli bir güç aşındırma stratejisi olduğu anlaşılıyor.

Körfez Dengesi ve Yeni İttifak Zemini

Özyurt’un en dikkat çekici analizlerinden biri Körfez ülkelerinin pozisyon değişimine ilişkindi. İran’ın çatışmayı bölgeselleştirme hamlesinin ters teptiğini belirterek, “Bu ülkeler aniden Amerika’nın yanına geçiverdiler” dedi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin artık operasyonun yarım bırakılmaması gerektiği yönünde mesaj verdiğini aktardı. Ona göre Washington cephesinde “istesek biz bunu böyle yapamazdık” havası hâkim. Bu durum, Abraham Accords sürecinin genişleme ihtimalini güçlendiriyor. Bölgesel hava savunma sistemlerinin ortak kullanımının Pentagon açısından “en pozitif sonuç” olarak görüldüğünü de ekledi.

6fd0f86b 964d 49fc a424 f4d946e7606f

Gülistan Sarayı ve Psikolojik Eşik

İran’daki sembolik hedeflerin psikolojik etkisine özel vurgu yapan Özyurt, Gülistan Sarayı’na verilen zararın sadece askeri değil kültürel bir kırılma yaratabileceğini söyledi. “Bizim tarihimizi yok etmeye geliyorlar hissi uyandırır” diyerek bunun rejim karşıtı bir çözülmeden ziyade ulusal kenetlenmeye yol açabileceği uyarısında bulundu. İran halkının hem rejime hem dış müdahaleye karşı aynı anda direnç gösterebileceğini belirtti. Uzayan bir savaşın rejim etrafında konsolidasyon yaratabileceğini Washington’un da kabul ettiğini aktardı. Bu nedenle operasyonun süresinin kritik olduğuna işaret etti.

Nükleer Gerçeklik ve Türkiye’nin Konumu

Özyurt, İran’ın nükleer kapasitesi konusundaki tartışmayı daha geniş bir jeopolitik çerçeveye taşıdı. Pakistan ve Hindistan örneklerini hatırlatarak, İran’ın da nükleer güç olmasının tamamen engellenmeyebileceğini dile getirdi. Ancak “dini yönetimin elinin altında bir silahın olması teokratik savaş ihtimalini artırır” sözleriyle riskin altını çizdi. Amerika’nın aslında “kuvvetli ama entegre bir İran” istediğini savundu. Türkiye’nin ise NATO üyesi olarak bağımsız bir denge aktörü değil, bir ittifakın parçası olduğunu hatırlattı. Bu tablo içinde Ankara’nın nükleer komşu gerçeğini dikkate alarak pozisyon alması gerektiğini vurguladı.

WhatsApp Image 2026 03 03 at 22.06.23

İran Halkı ve Devlet Refleksi

Yayının sonunda İran halkının dayanıklılığına dikkat çeken Özyurt, “İran halkı sırtına çıkınını alıp Türkiye’ye yürüyecek bir millet değildir” diyerek göç senaryolarını abartılı bulduğunu ifade etti. Sekiz yıl süren İran-Irak Savaşı’nı hatırlatarak, devlet refleksi güçlü toplumların kriz anlarında farklı davranabileceğini söyledi. Enerji kesintileri, kuraklık ve ekonomik darboğaza rağmen İran’ın büyük ve köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu belirtti. Ona göre mesele yalnızca askeri kapasite değil; medeniyet, insan kaynağı ve diaspora potansiyeli de denklemin parçası. “Karşınızdaki ülkeyi sadece silahıyla değerlendirmeyin” çağrısıyla analizini tamamladı.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction