
Kansas’ta Demokratların Senato adayı Adam Hamilton, gazetecilerle yaptığı röportajlarda sık sık kişisel İncil’ini çıkarıp gösteriyor. Küçük, siyah deri kaplı kitabın zamanla eğilip bükülerek “sol kalçasının arka kısmının şeklini aldığını” esprili bir dille anlatıyor. Hamilton, seçim kampanyasının yanı sıra Amerika’nın en büyük Birleşik Metodist kilisesinin kurucusu ve başpastörü. Kilisesinin 24 bin kişilik bir cemaati var. 2024 başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ın 16 puan farkla kazandığı Kansas’ta yürüttüğü dikkat çekici kampanya sayesinde, eski bir doktor olan Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall’a karşı yarışın beklenmedik ölçüde başa baş geçmesi bekleniyor.
Hamilton’ın yıllardır yanında taşıdığı, kalçasının şeklini almış İncil’i bu başarının arkasındaki nedenlerden birini açıklıyor. Açıkça Hristiyan kimliğini öne çıkaran Demokrat adaylara pek rastlanmıyor. Üstelik Hamilton’ınki gibi mega kiliseler genellikle Amerika’yı kurtarmak için Cumhuriyetçilere oy verilmesi gerektiğini vaaz eden, cehennem ve ilahî ceza söylemiyle öne çıkan dinî çevrelerle özdeşleştiriliyor. Oysa Hamilton’ın Hristiyanlığı daha ılımlı bir çizgide. Kendisi, giderek güç kazanan yeni bir Hristiyan dinî liderler kuşağının temsilcilerinden biri. Teksas’ta Presbiteryen ilahiyat öğrencisi ve eski öğretmen James Talarico, şimdiye kadar Cumhuriyetçilerin kalesi sayılan bir Senato sandalyesini kazanma ihtimaliyle dikkat çekiyor. Ana akım Protestan kiliselerine mensup üç din görevlisi de Temsilciler Meclisi için yarışıyor.
Hamilton’ın kampanyası, diğer birçok adayınki gibi hayat pahalılığına odaklanıyor. Geniş yüzölçümüne rağmen nüfusu seyrek olan ve insanların ulaşım için büyük ölçüde otomobil kullandığı Kansas, Trump’ın İran’a karşı başlattığı savaştan bu yana yükselen akaryakıt fiyatlarından özellikle ağır etkilendi. Hamilton’ın şansını artıran bir diğer gelişme ise Cumhuriyetçi rakibi Marshall’ın kampanya sürecinde mali skandallarla gündeme gelmesi. New York Times, eylül ayında yayımladığı haberde, Marshall’ın kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak çalıştığı dönemde yüzlerce hastasına, çoğu küçük meblağlardaki sağlık borçları nedeniyle yüksek faizli davalar açtığını ve 80’den fazla kişinin bu süreçte tutuklandığını yazdı. Marshall ise herhangi bir yanlış yaptığını reddediyor.
Geçmişte Cumhuriyetçi olan Hamilton, adaylığını Trump çevresindeki bazı Hristiyanların sergilediğini düşündüğü acımasızlık ve nezaketsizlik karşısında duyduğu rahatsızlıkla açıklıyor. Ancak bu tutumu sağ kanadın tepkisini çekmiş durumda. Kendi dinî inancı üzerine yakın zamanda bir kitap yayımlayan Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Hamilton’ı “dinimizin kılığına bürünmekle” suçladı.
Buna rağmen Hamilton, normal koşullarda bir Demokrat adaya oy vermeyecek ılımlı Cumhuriyetçilerin desteğini kazanıyor gibi görünüyor. Üstelik bu seçmenlerin binlercesi zaten kendi kilisesinin cemaati arasında. İnanması güç gelebilir; ancak Hamilton buna yürekten inanıyor: Demokratların Kansas’ta kazanma şansı var.