0,00₺ 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
The Economist

İngiltere’de büyük fikirleri olan cesur Başbakan

Andy Burnham’ın keyfinin yerinde olması anlaşılır. İngiltere Başbakanı, görevindeki ikinci yüz gününe kamuoyu yoklamalarında belirgin bir üstünlükle ve beklentilerin üzerinde seyreden ekonomik büyümen...
Hülya Kocaer
Kasım 1, 2026
Paylaş

Andy Burnham’ın keyfinin yerinde olması anlaşılır. İngiltere Başbakanı, görevindeki ikinci yüz gününe kamuoyu yoklamalarında belirgin bir üstünlükle ve beklentilerin üzerinde seyreden ekonomik büyümenin verdiği moralle giriyor. Maliye Bakanı John Healey’in açıkladığı bütçe ne tahvil piyasalarını tedirgin etti ne de İşçi Partisi milletvekillerini öfkelendirdi. İngilizlerin millî gururunu okşayacak bir gelişme de Fransa’dan geldi: Kamu maliyesi giderek kötüleşen, sokakları protestocuların işgal ettiği komşu ülkenin durumu İngiltere’den çok daha vahim.

İngiltere’de seçim atmosferi şimdiden hissediliyor. Seçmeni memnun etme ihtiyacı, içeriği büyük ölçüde sınırlı kalan bütçede Healey’in birkaç milyar sterlinlik kaynak ayırarak her beş haneden dördüne enerji faturalarını hafifletmek amacıyla 100 sterlin (133 dolar) ödeme yapmasını açıklayabilir. Maliye Bakanı konuşmasını bitirir bitirmez, hangi hanelerin bu ödemeden yararlanabileceğini öğrenmek isteyen binlerce İngiliz hükümetin internet sitesine akın etti ve site çöktü.

Burnham, en az 12 ay boyunca erken seçime gitmeyi düşünmediğini söylüyor. Ancak siyasetçinin böyle konuşması da doğal, değil mi? Asıl kaygı verici olan, bu bütçenin onun yönetim anlayışındaki yetersizlikleri bütün açıklığıyla ortaya koyması. Dar anlamda bakıldığında değişikliklerin kapsamı oldukça geniş: Bütçede maliyeti hesaplanmış 98 politika düzenlemesi yer alıyor. Bu sayı, yakın dönemdeki diğer bütçelerin tamamından fazla. Veri merkezlerinin onay süreçlerini hızlandırmaya yönelik bazı olumlu adımlar da var. Ayrıca yerel yönetimlerin finansmanında, bölge sakinleri ve işletmelerinden toplanan vergilerin payı artırılıyor. Böylece yerel yönetimlere ekonomik büyümeyi teşvik etmeleri için daha güçlü bir motivasyon sağlanıyor. Healey, enerji politikasını ucuz elektrik hedefi etrafında şekillendirdi ve göreve yeni gelen maliye bakanlarının sıkça başvurduğu mali kuralları yeniden yazma kolaycılığına kapılmadı.

Ne var ki bütün bunlar, önem taşıyan hemen her açıdan oldukça sınırlı değişiklikler. Ayrılan kaynaklar yetersiz ve önlemlerin pek azı İngiltere’nin derin ekonomik sorunlarına dokunuyor. Bunun yerine bütçe, vergi sistemindeki çarpık teşvikleri daha da kötüleştirecek küçük çaplı düzenlemelerden ibaret bir tablo sunuyor.

Başbakan Burnham’ı tanımlamak, selefi Keir Starmer’dan bile zor. Kabul etmek gerekir ki Burnham, 100 sterlinlik yardımlar ve marketlerdeki gümrük vergilerinin düşürülmesi sayesinde ucuzlayan kornişon turşuları gibi siyasi açıdan cazip jestleri dağıtma konusunda selefinden daha becerikli. Ancak cesur adımlar atmayı gerektiren konularda, örneğin emeklilik sisteminin sınırlandırılması, sosyal bakım hizmetlerinin finansmanı ve İngiltere-Avrupa Birliği ilişkilerinin yeniden canlandırılması gibi meselelerde zor kararları bir sonraki seçim sonrasına erteliyor.

Bu yönetim anlayışının ömrü uzun olmayacak. 2027’de yapılması planlanan kamu harcamaları gözden geçirmesi oldukça zorlu geçecek. Mali Araştırmalar Enstitüsü’ne (IFS) göre Healey’in savunma harcamalarını karşılayabilmek ve sert bütçe kesintilerinden kaçınmak için yaklaşık 30 milyar sterlin ek kaynak yaratması gerekecek. Maliye Bakanı çarşamba günü “Güçlü bir başlangıç noktasından yola çıkıyoruz” dedi. Ancak bu açıklama pek ikna edici değildi. Sağlık, emeklilik ve sosyal yardım harcamaları artmaya devam edecek. Bu durum, İngiltere’nin kapsamlı bir refah devletini düşük maliyetle finanse etme çabasını giderek zorlaştırıyor; hatta sistemi kırılma noktasına yaklaştırıyor. Bütün bunların üzerinde ise yapay zekânın toplumu ve ekonomiyi nasıl dönüştüreceği sorusu asılı duruyor.

Burnham’ın büyük vaatleri, bu sorunların üstesinden gelmek için yeterli değil. Geleceğin hızla şekillendiği bir dönemde o, “40 yıllık neoliberalizmin sonu” söylemine sarılan nostaljik bir siyasetçi görüntüsü veriyor. Bu üzücü; çünkü yapılması gereken çok iş var ve Burnham ile The Economist’in neoliberal çizgideki yazarlarının bile uzlaşabileceği pek çok alan bulunuyor.

Bunlardan biri yerel yönetimlere daha fazla yetki devredilmesi. Burnham bu konuda iyi bir başlangıç yaptı. İngiltere gerçekten de ekonomiye zarar verecek ölçüde merkeziyetçi bir yapıya sahip. Kentlerin ulaşım projelerini finanse etmek için neden mutlaka Hazine’nin kapısını çalması gerektiği açık değil. Bu projeler için gerekli kaynağı kendilerinin yaratmasının önünde bir engel bulunmamalı.

Bir diğer öncelik, Starmer’ın zaman zaman gündeme getirdiği büyüme odaklı arz yönlü reformlara yeniden ağırlık verilmesi. İşçi Partisi, seçimleri İngiltere’nin mali sorunlarından çıkış yolunun daha hızlı ekonomik büyüme olduğu vaadiyle kazandı. Ancak düzenlemeleri azaltarak ekonominin önünü açması beklenen reform süreci henüz doğru dürüst başlamadı. İşçi Partisi iktidara gelmeden öncekinden daha az konut inşa ediliyor. Bağımsız denetim kurumu Bütçe Sorumluluğu Ofisi’nin (OBR) son tahminleri, hükümetin bu parlamento dönemi boyunca 1,5 milyon konut inşa etme hedefinin 500 bin gerisinde kalacağını gösteriyor. Konut Bakanı Angela Rayner ise son dönemde bu hedefi “zorlayıcı bir hedef” olarak nitelendirmeye başladı.

İngiltere’nin sosyal yardım sistemi, çok sayıda genci iş hayatından uzaklaştırarak sağlık sorunları nedeniyle alınan yardımlara yöneltti. Burnham gelecek yıl bu konuda yasal düzenleme yapma sözü verdi; ancak bütçede soruna yönelik hiçbir adım atmadı. Başbakan, muamele vergisi olarak da bilinen ve gayrimenkul işlemlerinden alınan damga vergisini uzun süredir eleştiriyor. Bu vergi, muhtemelen İngiltere’nin ekonomik büyümeye en fazla zarar veren vergisi. Önceki İşçi Partisi hükümeti gibi mevcut yönetim de vergi sistemindeki çarpıklıkları ve tuzakları düzeltmekten şimdiye kadar kaçındı. Oysa harekete geçmek için hâlâ geç değil.

İngiltere’yi yapay zekânın getireceği dönüşüme hazırlamak için de ciddi bir çalışma gerekiyor. Veri merkezlerine ilişkin açıklamalar ilk adım niteliğinde. Ancak İngiltere, yapay zekâ modellerinin ülke içinde eğitilebilmesini sağlamak için telif hakkı mevzuatını da gözden geçirmeli. Burnham ve Healey’in, yapay zekânın sağlayacağı verimlilik artışlarının İngiltere ekonomisine kazandırılması konusunda nasıl bir planı var? Peki yapay zekânın mahkemeleri, idari yargı mercilerini ve kamu istişare süreçlerini asılsız, sohbet robotları tarafından üretilmiş içeriklerle doldurarak devletin işleyiş kapasitesini felce uğratması nasıl önlenecek?

Kısacası yapılacak çok iş var ve bunları ertelemenin bedeli giderek ağırlaşıyor. Başbakan, yeni bir siyasi yetki ve seçim mandasına ihtiyaç duyduğu yönündeki çağrıları dikkate almamalı. İngiltere bir parlamenter demokrasi ve Burnham hâlihazırda parlamentonun güvenine sahip. Ön kapağında Keir Starmer’ın büyük bir fotoğrafının bulunduğu seçim manifestosuna bağlı kalmak zorunda değil. Önünde, istediği kadar cesur davranabileceği üç yıllık bir süre var.

Yönet ya da bırak

Burnham’ın da İngiltere’nin de ihtiyacı olmayan şey, başbakanın içi boş iyimserlik söylemleriyle ve göstermelik politika adımlarıyla zaman geçirmesi. Siyasi açıdan bakıldığında seçmenler, arada bir küçük yardımlar dağıtsa bile yerinde sayan bir hükümete karşı sabrını yitirebilir. Ekonomik açıdan ise İngiltere, yüzde 1’in biraz üzerinde seyreden büyüme oranlarıyla güçlükle ilerliyor. Ülkenin biriken sorunlarını çözmeye başlaması için büyümeye ihtiyacı var.

Burnham’ın sırf siyasi geleceği adına erken seçim çağrısı yapmasını gerektiren bir neden yok. Starmer’ın deneyimi de gösterdi ki güçlü bir seçim mandası ve parlamentodaki sağlam çoğunluk, gerçek bir yönetim programının yerini tutmuyor. Ancak Burnham önündeki birkaç yılı nasıl değerlendireceğine ilişkin daha iddialı bir vizyon ortaya koyamazsa, artık havlu atmalı ve kararı seçmene bırakmalı.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
[email protected]
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction