0,00₺ 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
The Economist

Petrol piyasasında üçlü baskı

İran savaşının sekizinci ayında petrol piyasasındaki bilmece giderek karmaşıklaşıyor. Eylül başından bu yana Orta Doğu’dan yapılan petrol ihracatı artış gösterdi. Veri şirketi Vortexa’nın hesaplamalar...
Hülya Kocaer
Kasım 1, 2026
Paylaş

İran savaşının sekizinci ayında petrol piyasasındaki bilmece giderek karmaşıklaşıyor. Eylül başından bu yana Orta Doğu’dan yapılan petrol ihracatı artış gösterdi. Veri şirketi Vortexa’nın hesaplamalarına göre, 23 Ekim’de sona eren haftada günlük ihracat 17 milyon varili aştı. Bu rakam, 2025 seviyesinin yalnızca günlük 4 milyon varil altında. Buna rağmen uluslararası ham petrol göstergesi Brent vadeli işlemlerinin fiyatı aynı dönemde beşte bir oranında artarak varil başına 115 dolara yükseldi ve nisan ayındaki zirvesine yaklaştı (grafiğe bakınız).

Petrolün neden bu kadar pahalı olduğunu üç temel faktör açıklıyor. Bunların ilki, Çin’in ham petrole yönelik talebindeki değişim.

Çin hükümeti, arz güvenliğinden duyduğu endişeyle mart ayında rafine petrol ürünlerinin ihracatını yasakladı. Bunun üzerine rafineriler stoklarını kullanmaya, tüketiciler ise daha az yakıt tüketmeye başladı. Sonuçta Çin’in ham petrol ithalatı şubat-haziran döneminde günlük 6 milyon varil azalarak neredeyse yarı yarıya düştü. Tarihin en büyük petrol arz şokunun fiyatları daha da yukarı taşımamasının başlıca nedenlerinden biri buydu.

20261031 FNC066

Haziran ayında İran ile ABD arasında yumuşama yaşanınca petrol fiyatları geriledi. Bu sırada Çinli rafineriler, ihracat yasağının kaldırılması için hükümete baskı yapmaya başladı. Körfez’den petrol sevkiyatının hâlâ engellenmesi ve Rus rafinerilerinin Ukrayna saldırılarıyla ağır darbe alması, dünyanın diğer bölgelerindeki rafineri kâr marjlarını rekor seviyelere taşımıştı. Çin temmuz ayında yeniden petrol ürünleri ihraç etmeye başladı; ham petrol ithalatı da hızla toparlandı. Danışmanlık şirketi FGE NexantECA’dan Neil Crosby’nin hesaplamalarına göre, 16 Ekim’de sona eren üç haftalık dönemde Çin’in ithalatı haziran seviyesinin günlük 3 milyon varilden fazla üzerine çıktı. Bu artış, Orta Doğu ihracatındaki yükselişin bir bölümünü karşılamaya yetecek büyüklükteydi.

Çin’in ithalatı son dönemde bir miktar gerilemiş olsa da ikinci faktör olan nakliye maliyetlerindeki artış, petrol fiyatlarını yukarı çekmeye devam ediyor. Fiyat raporlama kuruluşu Argus Media’dan Tom Reed’e göre, Çin’in petrol alım yöntemindeki değişiklik de bunda etkili. Çinli alıcılar önceden belirlenmiş teslimat takvimlerine bağlı kalmak yerine daha uygun fiyatlar yakalamak için spot piyasaya yöneldi. Bu durum, tanker talebini öngörülmesi ve karşılanması daha zor, dolayısıyla daha maliyetli hâle getirdi.

Öte yandan Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez’den yapılan ihracatın artması da tanker talebini yükseltti. Bu sevkiyatlar için devlete ait tanker filolarının boğazdan gizlice geçerek petrol yüklemesi, ardından Umman Körfezi’nde günlerce bekleyebilen başka gemilere yük aktarması gerekiyor. Bu süreç çok sayıda tankeri uzun süre meşgul ederek dünya genelinde navlun maliyetlerini artırıyor. Bir zamanlar Çinli alıcılara petrol teslimatının toplam maliyetinin yüzde 4-7’sini oluşturan navlun giderleri, ekim ayında yüzde 25-30 seviyesine çıktı.

Yükselen nakliye maliyetleri petrol piyasasının geneline de yayıldı. Alıcılara daha uzak mesafelerde bulunan Latin Amerika ve Batı Afrika’daki üreticiler rekabetçi kalabilmek için ham petrol fiyatlarında indirim yapmak zorunda kaldı. Buna karşılık Kuzey Denizi’ndeki üreticiler daha yüksek fiyatlardan satış yapabiliyor. Coğrafi konumdan kaynaklanan bu fiyat farkı, en ucuz ve en pahalı petrol türleri arasındaki makası yakın zamanda 60 dolara kadar açtı. Bu durum Brent fiyatlarını da bir miktar yukarı çekti.

Ancak talep ve nakliye maliyetleri, Brent’in neden makul değerinin bu kadar üzerinde işlem gördüğünü tek başına açıklamıyor. JPMorgan Chase bankası, petrolün makul değerini son fiyatın yaklaşık 20 dolar altında hesaplıyor. Aradaki farkın arkasında üçüncü faktör var: Körfez’den petrol ihracatının yeni saldırılar nedeniyle yeniden sekteye uğrayabileceği korkusu.

İran, ekim ayında en az 30 gemiyi hedef aldı. Bu, savaşın başlangıcından bu yana bir ayda kaydedilen açık ara en yüksek sayı. Yemen’deki Husiler ise Suudi Arabistan’ın kentlerine, havalimanlarına, rafinerilerine ve yakın zamanda onarılan Doğu-Batı petrol boru hattına saldırdı. Bir diğer banka olan Morgan Stanley’nin hesaplamalarına göre, 22 Ekim’de sona eren bir aylık dönemde Brent’in varil fiyatının 2,50 dolardan fazla değiştiği sekiz günün yedisinde ya barış görüşmelerine ilişkin haberler ya da artan gerilime dair gelişmeler yaşandı.

Trump, 3 Kasım’daki ara seçimlerin ardından İran’ı yeniden vurabileceğinin sinyalini verdi. Piyasalar şimdi bu ihtimalin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bekliyor. Brent vadeli işlemlerinde işlem hacminin düşük olması, fiyatların yükselmesi yönündeki her pozisyonun etkisini normalden çok daha büyük hâle getiriyor. Trump yeni bir saldırıdan vazgeçerse fiyatların birkaç gün içinde gerilemesi muhtemel. Ancak kapsamlı bir bombardımanın İran ve Husilerin büyük çaplı misillemeleriyle birleşmesi durumunda petrolün varil fiyatı 130-140 dolara çıkabilir. Veri şirketi S&P Global’den Jim Burkhard’ın öngörüsü bu yönde.

Çin’in elinde yüksek miktarda petrol stoku bulunuyor. Gelişmiş ekonomiler de stratejik rezervlerini henüz tüketmiş değil. Fiyatlar bu seviyelere ulaşırsa her iki kesimin de stoklarını devreye sokması muhtemel. Öte yandan Brent vadeli işlem eğrisi, rafineri kâr marjları ve ileri tarihli navlun fiyatları, piyasaların arz kesintilerinin 2027 boyunca devam etmesinden endişe duyduğuna işaret ediyor.

Nisanda yatırımcılar paniğin eşiğindeydi. Bugün ise paniğin yerini kabulleniş almış görünüyor.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
[email protected]
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction