0,00₺ 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Manşet

PETROL GERİLİYOR, YAPAY ZEKÂ YENİDEN YÜKSELİYOR: PİYASALARIN FİNANSMAN SINAVI

Dr. Artunç Kocabalkan | BS Ekonomi – FT Full Throttle26 Ekim 2026, Pazartesi | Akşam Analizi Finansal piyasalarda bazen bir haber fiyatları değiştirir. Bazen de aynı haberin ne anlama geldiğine ilişki...
Artunç Kocabalkan
Ekim 26, 2026
Paylaş

Dr. Artunç Kocabalkan | BS Ekonomi – FT Full Throttle
26 Ekim 2026, Pazartesi | Akşam Analizi

Finansal piyasalarda bazen bir haber fiyatları değiştirir. Bazen de aynı haberin ne anlama geldiğine ilişkin düşünceler değişir.

Bugün ikinci durum yaşanıyor.

Petrol fiyatları geriliyor. Altın 4.000 dolar çevresinde tutunmaya çalışıyor. ABD hisse senetleri haftaya yükselişle başladı. Yapay zekâ şirketlerinin geleceğine ilişkin tartışma ise giderek teknoloji meselesi olmaktan çıkıp finansman meselesine dönüşüyor.

Bir şirketin çok önemli bir teknoloji geliştirmesiyle o teknolojinin ekonomik getirisinin bugünkü piyasa değerini haklı çıkarması aynı şey değil.

Bu ayrım, önümüzdeki dönemde finansal piyasaların en önemli tartışmalarından biri olacak.

Petrol: Diplomasi ile arz güvenliği arasındaki fark

Brent petrol geçen hafta yüzde 6,2 yükseldi.

Orta Doğu’daki çatışmalar ve enerji altyapısına yönelik saldırılar, petrol arzının sürekliliğine ilişkin endişeleri artırdı.

26 Ekim’de ise Katar aracılığıyla yürütülen diplomatik temaslara ilişkin haberlerin ardından Brent petrol yaklaşık 114,60 dolara geriledi.

Fiyatın düşmesi, jeopolitik riskin sona erdiğini göstermiyor.

Enerji piyasasında diplomatik beklentiler ile fiziki arz güvenliği farklı değişkenler.

Bir müzakere haberi petrolün fiyatına yansıyan risk primini azaltabilir. Ancak üretim tesisleri, boru hatları ve nakliye güzergâhları üzerindeki tehditler devam ediyorsa piyasa yeni gelişmelere duyarlı kalır.

Petrolün ekonomik etkisi de yalnızca enflasyonla sınırlı değil.

Yüksek enerji fiyatları şirketlerin maliyetlerini artırırken tüketicilerin harcanabilir gelirini azaltabilir. Böylece enflasyon yükselirken büyüme zayıflayabilir.

Merkez bankaları açısından en zor dönemlerden biri, bu iki gelişmenin aynı anda yaşandığı dönemdir.

ABD: Yapay zekâya inanç sürüyor, finansman tartışması büyüyor

ABD borsaları 26 Ekim’e yükselişle başladı.

Reuters’ın New York saatiyle 09.55 gözleminde Dow Jones yüzde 0,45, S&P 500 yüzde 0,57 ve Nasdaq yüzde 0,46 yükseliyordu.

Yarı iletken hisselerinde de toparlanma görüldü.

Ancak günün önemli gelişmesi yalnızca hisse fiyatlarındaki yükseliş değil.

Anthropic’in halka arz başvurusu, yapay zekâ sektöründeki büyüme potansiyelini ve bu büyümenin maliyetini yeniden gündeme taşıdı.

Meta ise yapay zekâ altyapısını finanse etmek amacıyla 95 milyar dolara kadar hisse ihracı planladığını açıkladı.

Böylesine büyük yatırımların finansmanı, yapay zekânın ekonomik etkisine ilişkin tartışmayı yeni bir aşamaya taşıyor.

Veri merkezleri, işlemciler, enerji altyapısı ve bulut sistemleri çok büyük sermaye gerektiriyor.

Bu sermayenin gelecekte ne kadar gelir ve nakit akışı yaratacağı, teknoloji şirketlerinin değerlemelerini belirleyecek.

Yapay zekânın üretkenliği artırması mümkündür. Fakat bir teknolojinin başarılı olması, ona yapılan bütün yatırımların başarılı olacağı anlamına gelmez.

Bu hafta açıklanacak büyük teknoloji şirketlerinin bilançolarında yalnızca gelir büyümesini değil, sermaye harcamalarını ve serbest nakit akışını da izlemek gerekiyor.

Fed’in önündeki iki risk

Fed’in 28 Ekim’de açıklayacağı faiz kararında piyasa beklentisi faizlerin değiştirilmemesi yönünde.

Reuters’ın 26 Ekim gün içi haberinde aralık ayında faiz artırımı ihtimali yaklaşık yüzde 82 olarak aktarılıyor.

Bu oran bir merkez bankası taahhüdü değil, vadeli piyasalardaki fiyatlamadır.

Fed’in önünde iki önemli risk bulunuyor.

Enerji fiyatlarının yükselmesi enflasyonun kalıcı olmasına neden olabilir.

Diğer taraftan yüksek finansman maliyetleri, özellikle büyük sermaye gerektiren yatırımlarda ekonomik büyümeyi baskılayabilir.

Bu nedenle Fed’in yalnızca bu haftaki kararı değil, aralık ayına ilişkin mesajı da önemli.

29 Ekim’de açıklanacak ABD büyüme ve PCE verileri bu tartışmaya yeni bilgiler sağlayacak.

Altın: 4.000 doların çevresindeki mücadele

Reuters’ın 26 Ekim saat 16.23 İstanbul saati gözleminde spot altın 4.007,57 dolar seviyesindeydi.

Petrol fiyatlarındaki gerileme, enerji kaynaklı enflasyon baskısına ilişkin beklentileri bir miktar hafifletti.

Bu gelişme altının toparlanmasına yardımcı oldu.

Fakat altın için faiz beklentileri hâlâ önemli.

Altın faiz getirmeyen bir varlık olduğu için reel faizlerin yükselmesi, altın tutmanın fırsat maliyetini artırabilir.

ABD’nin on yıllık enflasyona endeksli tahvil getirisi 23 Ekim tarihli günlük referansta yüzde 2,66 düzeyindeydi.

Bu veri, birkaç gün önceki yüzde 2,80 seviyesinin altında.

Ancak reel faizdeki gerilemenin kalıcı olup olmayacağını söylemek için Fed kararı ve yeni ekonomik veriler gerekli.

Altın yatırımcısının yalnızca jeopolitik gelişmeleri izlemesi yeterli değil.

Reel faiz, dolar, ETF akımları ve vadeli piyasa pozisyonları birlikte değerlendirilmeli.

Kalabalık işlemler: Altında çözülme, dövizde sıkışma riski

CFTC’nin 20 Ekim tarihli pozisyon kesitine göre altın vadeli işlemlerinde büyük spekülatörlerin net uzun pozisyonu 199.865 kontrata geriledi.

Haftalık azalma 8.014 kontrat.

Bu veri, altın fiyatındaki dalgalanmanın yalnızca fiziki talep üzerinden açıklanamayacağını gösteriyor.

Vadeli piyasadaki pozisyon azaltımı, kısa vadeli fiyat hareketlerini güçlendirebilir.

Döviz piyasasında da dikkat çekici bir yoğunlaşma var.

Aynı CFTC kategorisinde euro, sterlin ve Avustralya doları vadeli işlemlerinde net kısa pozisyonlar bulunuyor.

Kalabalık kısa pozisyonların olduğu bir piyasada beklenmedik bir merkez bankası kararı, pozisyon kapatma hareketlerini hızlandırabilir.

Ancak kalabalık pozisyon, tek başına ters yönde işlem açmak için yeterli gerekçe değildir.

Pozisyon büyüklüğü kadar değişimin yönü, açık pozisyon, likidite ve fiyat davranışı da önemli.

Türkiye: Faiz indirimi sonrasında güven ve likidite

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 22 Ekim’de politika faizini yüzde 36’ya indirdi.

BIST 100, 23 Ekim Cuma gününü 11.116,99 puandan tamamladı.

26 Ekim’de endeks güne yükselişle başlamasına rağmen günün ilerleyen bölümünde satış baskısı gördü.

Bu rapor hazırlanırken kesin kapanış değeri bağımsız olarak doğrulanamadığı için seans içi rakamı kapanış olarak kullanmıyorum.

Türkiye’de hisse senedi piyasasının performansını yalnızca politika faizine bağlamak yeterli değil.

Fonların likidite ihtiyacı, şirket bilançoları, piyasa derinliği ve yatırımcı güveni fiyatları etkiliyor.

Özellikle fon tasfiyesi ve sığ hisselerdeki satış riski, portföy yönetiminde ayrı değerlendirilmesi gereken başlıklar.

BS Ekonomi’nin 30 Eylül’de oluşturulan 11 hisselik model portföyünde bugün resmî değişiklik yapılmıyor.

Bitcoin ve tokenlarda likidite sınavı

Bitcoin yaklaşık 80.000 dolar, Ethereum yaklaşık 2.300 dolar çevresinde işlem görüyor.

ABD spot Bitcoin ETF’lerinde 22 Ekim’de 635,6 milyon dolar, 23 Ekim’de 137,9 milyon dolar net çıkış kaydedildi.

İki günlük çıkış kurumsal ETF kanalında risk azaltımına işaret ediyor.

Fakat ETF hareketlerinin tek başına bütün kripto piyasasını açıklaması mümkün değil.

Vadeli piyasalardaki kaldıraç, token arzı, kilit açılışları, stablecoin likiditesi ve ağ ekonomisi de önemli.

Bitcoin’in parasal özellikleriyle Ethereum’un ağ ekonomisini veya Chainlink’in oracle altyapısını aynı değerleme yöntemiyle incelemek doğru değil.

Bir teknolojinin kullanımı ile ilgili tokenın ekonomik değeri arasında kurulabilecek ilişkinin açıkça gösterilmesi gerekiyor.

Sonuç: Fiyatın arkasında sermayenin maliyeti var

Bugün petrol geriliyor, ABD hisseleri toparlanıyor, altın 4.000 dolar çevresinde.

Ancak küresel ekonomideki belirsizlik ortadan kalkmış değil.

Enerji arzı riski devam ediyor.

Fed’in faiz patikası henüz kesinleşmedi.

Yapay zekâ yatırımlarının ne kadar ekonomik getiri yaratacağı tartışılıyor.

Bütün bu gelişmelerin ortak noktası, sermayenin maliyeti.

Bir yatırımın geleceği parlak olabilir. Fakat finansman maliyeti yükseldiğinde o geleceğin bugünkü değeri değişir.

Önümüzdeki dönemde finansal piyasaların yönünü belirleyecek önemli unsurlardan biri, büyük beklentilerin ne kadarının sürdürülebilir nakit akışına dönüşebileceği olacak.

Dr. Artunç Kocabalkan
BS Ekonomi | FT Full Throttle

Bu çalışma eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır. Yatırım tavsiyesi değildir.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
[email protected]
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction