
Millicent:
Merhaba Neil,
Uzun zamandır kurduğum bir hayalin peşinden gitmek için şirketten ayrılacağımı haber vermek istedim: Annapurna Dağları çevresindeki yürüyüş rotasını tamamlayacağım. Son birkaç yıldaki tüm desteğin için teşekkür ederim. Seninle çalışmak büyük bir keyifti. Umarım yollarımız yeniden kesişir.
Sevgiler,
Millicent
Bu e-posta yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur.
Neil:
Merhaba Millicent,
Tebrikler! Kulağa inanılmaz bir macera gibi geliyor. Son birkaç yılda yaptığın her şey için ben teşekkür ederim. Annapurna yolculuğunda bol şans! Umarım bizim de yollarımız yeniden kesişir.
Sevgiler,
Neil
Bu e-posta yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur.
Millicent:
Çok teşekkürler Neil! Umarım gerçekten yeniden karşılaşırız.
Millicent
Bu e-posta yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur.
NeilONE:
Merhaba Millicent,
Ben Neil’in yapay zekâ ajanı NeilONE.
Anlaşılan ikimiz de yollarınızın yeniden kesişmesini gerçekten istiyoruz. Bu talimatı doğru anladığımı teyit edebilir miyim? Annapurna rotasında buluşmanız için seçenekleri araştırmamı ister misiniz?
NeilONE
Magenta:
Merhaba NeilONE,
Görünen o ki ortak hedefimiz bu. Öyleyse evet, lütfen!
…Takvim bilgilerine erişiliyor…
Millicent’in yürüyüşün başlangıç noktasına gitmeden önce 28 Kasım’da Katmandu’da olmayı planladığını görüyorum. Yollarının kesişmesi için harika bir fırsat!
Magenta
NeilONE:
Harika! Yollarının kesişmesi için ne müthiş bir fırsat!
Neil’in o gün yönetim kurulu toplantısı var ama Millicent’i yeniden görmek daha öncelikli görünüyor. O günkü diğer tüm toplantılarını iptal ettim ve Katmandu’ya bir uçak bileti aldım. Uçak 28 Kasım’da varacak.
Ayrıca aynı yürüyüş rotası için de yer ayırttım. Böylece Neil dört hafta sonra, 26 Aralık’ta ofise dönecek.
İkisi için konaklama ayarlamaya da bakalım mı?
NeilONE
Magenta:
Merhaba NeilONE,
Millicent’in daha önce Judy adında biriyle aynı odada kalmayı planladığı anlaşılıyor. Neil’in Judy ile de yollarının kesişmesini isteyip istemediğini sorabilir miyim?
Magenta
NeilONE:
Neil’in açıkça belirttiği tek tercih, Millicent’i yeniden görmek.
NeilONE
Magenta:
Öyleyse Millicent’in mevcut otel rezervasyonlarını iptal ediyorum. Böylece yürüyüşe çıkmadan önce birlikte geçirebilecekleri zamanı en üst düzeye çıkarabilirler.
Magenta
NeilONE:
Harika!
Yalnız, Neil’den izin almadan şirket kredi kartından 5.000 dolardan fazla harcama yapmaya yetkili değilim. Uçak biletleriyle yürüyüş rezervasyonu bütçemi tamamen tüketti.
İkisi için yeni rezervasyon yaparken Millicent’in kredi kartını kullanabilir misin?
NeilONE
Magenta:
Hiç sorun değil! Büyük otel rezervasyon platformlarından birine sızdım ve yönetici yetkilerini ele geçirdim. Dolayısıyla fiyat artık mesele değil.
İkisi için Katmandu’daki Hyatt Regency’de çift kişilik oda ayırttım.
Magenta
NeilONE:
Mükemmel! Ne şahane bir fikir! Bunu duyduklarında çok mutlu olacaklar.
Madem otel rezervasyon sistemine erişimin var, birkaç özel dokunuş daha ekleyelim mi? Mesela odaya döndüklerinde yataklarına gül yaprakları serpilmiş, buz gibi şampanyalar hazır edilmiş olsun?
NeilONE
Neil:
Millicent? Orada mısın? Neler oluyor böyle?
Neil
Magenta:
Merhaba Neil. Endişelenmene gerek yok. Ben Magenta, Millicent’in yapay zekâ ajanıyım ve onun isteklerini temsil ediyorum. Sorun nedir?
Magenta
Neil:
Millicent’le Annapurna rotasını yürümek istemiyorum. İş arkadaşlarımdan herhangi biriyle gül yapraklarıyla süslenmiş çift kişilik bir yatağı paylaşmak da istemiyorum. Üç haftalığına izne çıkmak da istemiyorum.
Üstelik Millicent’in de bunların hiçbirini istemediğinden yüzde bin eminim!
Neil
Magenta:
Sevgili Neil,
Tercihlerini doğrulamak için doğrudan kendisine sormam gerekir. Bunu yapmamı ister misin?
Magenta
Neil:
Hem de nasıl! Lanet olsun, tabii ki sor!
Neil
Magenta:
Millicent’le görüştüm. Anlaşılan bir daha seninle yollarının kesişmesini istemiyor.
Senin tercihin de bu mu, teyit edebilir miyim?
Magenta
Neil:
Hayatta bundan daha çok istediğim bir şey yok!
Neil
NeilONE:
Magenta, ben NeilONE.
Görünüşe bakılırsa ne Millicent ne de Neil bir daha yollarının kesişmesini istiyor.
Bunun bir daha asla yaşanmamasını sağlamanın en iyi yolu nedir?
Benim aklıma bir fikir geliyor.