
PrivatBank Genel Müdürü Mikael Bjorknert’in anlattığına göre, bir salı günü bankayı bir müşteri aradı. Rus saldırısında fabrikası yerle bir olan şirket, soğutma ekipmanları üretiyordu. Ancak kredi borcunu ödeyemeyeceğini bildirmek yerine bankadan tek bir ricada bulundu: “Cumaya kadar bekleyebilir misiniz?” Ukrayna’nın en büyük bankası PrivatBank’ın sağladığı geri ödeme ertelemesi sayesinde şirket kısa sürede yeni bir üretim alanı buldu. Çatısı olan, ancak iç duvarları bulunmayan eski bir tesise taşındı; çalışanlarını işten çıkarmadı ve rakiplerinden ikinci el ekipman satın aldı. Üretim üç ay içinde yeniden başladı. Aradan bir yıl geçtikten sonra banka, şirketin yeni yatırımlarını finanse etmek üzere ek kredi vermeyi değerlendiriyor.
Bir soğutma ekipmanı fabrikasının hikâyesi, savaş bölgesinde bankacılık yapmanın kendine özgü zorluklarını ve Ukraynalıların acımasız bir düşman karşısındaki olağanüstü direncini gözler önüne seriyor. Ocak 2025’ten bu yana devlet mülkiyetindeki PrivatBank’ı yöneten İsveçli Bjorknert, 2026’nın ilk yarısında bankanın toplam kredilerinin yalnızca yüzde 2,9’unun geri ödenemediğini belirtiyor. Bu oranın yıl sonunda yüzde 2,6’ya gerilemesini bekliyor. Barış içindeki Avrupa ülkelerinde bu oran genellikle yüzde 2 civarında. Buna karşılık, Yunanistan’daki bankacılık krizinin 2016-2017 dönemindeki zirvesinde kredilerin neredeyse yarısı sorunlu hâle gelmişti. Bjorknert’in ifadesiyle, “Borç ödeme konusunda sorumluluk bilinci son derece güçlü.”
PrivatBank da müşterilerine kesintisiz hizmet verme konusunda aynı kararlılığı gösteriyor. Banka, ülke genelindeki binden fazla şubesini açık tutmaya çalışıyor. Diğer işletmeler gibi bu şubeler de füze veya İHA saldırıları sırasında kapanabiliyor. Ancak elektrik ya da internet bağlantısı kesildiğinde şubelerin hizmet vermeyi durdurması, Ukraynalılar tarafından daha büyük bir felaketin habercisi olarak yorumlanabilir. Banka, halkta gereksiz paniğe yol açmamak için şubelerini bataryalar, jeneratörler ve Starlink internet bağlantılarıyla donatmış durumda.
PrivatBank, 2016 yılında hesaplarında 5,5 milyar dolarlık bir açık bulunduğu ve usulsüzlük yapıldığı iddialarının ardından devletleştirildi. Bankanın eski sahibi Ihor Kolomoisky, herhangi bir yanlış yaptığını reddederek kamulaştırma kararını bozdurmaya çalıştı. Ukrayna Yüksek Mahkemesi bu girişimi ancak geçen yıl kesin olarak reddetti.
Siyasetçiler ve merkez bankası yetkilileri, PrivatBank’ın ve diğer bankaların yeniden özel sektöre devredilmesini istiyor. Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılma hedefi doğrultusunda bu adımın er ya da geç atılması bekleniyor. Bjorknert, bankanın kurumsal yönetiminin artık uluslararası standartlara uygun olduğunu söylüyor. Denetim kurulu ile yönetim kurulunun birbirinden ayrılması da bu dönüşümün örneklerinden biri. Ancak savaş devam ederken özelleştirme beklemek zorunda.
Bjorknert’in görevi, 18,1 milyon bireysel müşterisiyle savaş öncesi Ukrayna nüfusunun neredeyse yarısına hizmet veren ve 945 bin ticari müşterisi bulunan, ağırlıklı olarak bireysel bankacılık yapan PrivatBank’ı dönüştürmek. Hedef, ülkenin yeniden inşasını finanse edebilecek ve Avrupa düzenlemelerine uyum sağlayabilecek kapsamlı bir bankacılık kurumu oluşturmak.
Kaydedilen ilerleme dikkat çekici. Bankanın kredi portföyü 2025’te yüzde 40 büyüdü; enflasyon etkisi çıkarıldığında bile artış yaklaşık yüzde 30 oldu. Bu yılın ilk yarısında da benzer bir büyüme kaydedildi ve ivmenin sürmesi bekleniyor.
Rusya’nın enerji altyapısına, limanlara ve diğer kritik hedeflere yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasına rağmen Uluslararası Para Fonu (IMF), 12 Ekim’de yayımladığı son ekonomik görünüm raporunda Ukrayna’ya ilişkin büyüme tahminlerini değiştirmedi. Buna göre ülke ekonomisinin bu yıl yüzde 1, gelecek yıl ise yüzde 3,5 büyümesi bekleniyor.
Bununla birlikte Rusya’nın saldırıları, topyekûn savaşın beşinci kışında da Ukrayna ekonomisine ağır bir bedel ödetmeye hazırlanıyor. Savaşın bundan sonraki seyri ne olursa olsun, ülkenin finansal altyapısı yeniden inşa ihtiyacını karşılamaktan hâlâ uzak.
Bjorknert, “İnşaat ve konut kredisi piyasalarının daha açık kurallara ihtiyacı var. Ukrayna’nın ayrıca düzgün işleyen bir yerel sermaye piyasası kurması gerekiyor” diyor.
Ülkenin yeniden inşası için yüz milyarlarca dolarlık finansman gerekecek ve bu kaynağın büyük bölümünün yurt dışından gelmesi beklenecek. Ukrayna bankalarının mevcut büyüklüğü ise böylesine büyük bir sermaye akışını tek başına karşılamaya yetmiyor. Yaklaşık 20 milyar dolara denk gelen 925 milyar grivnalık varlığıyla PrivatBank, Ukrayna’dan çok daha küçük bir komşu ülke olan Slovakya’da faaliyet gösterseydi, ülkenin en büyük bankaları arasında ancak dördüncü sırada yer alabilirdi.
Yabancı bankalar çözümün önemli bir parçası olacak. Bunlardan bazıları Rusya’nın işgalinden bu yana Ukrayna’daki faaliyetlerini sürdürdü. Diğerleri ise kalıcı bir barışın sağlanması hâlinde ülkeye girmeyi değerlendirebilir. Ancak yıllardır savaşın sürdüğü ve yolsuzlukla anılmaktan henüz kurtulamamış bir ülkede faaliyet göstermek için güçlü bilançolar yeterli olmayacak. Yabancı bankaların aynı zamanda çelik gibi sinirlere de ihtiyacı olacak.