
Dr. Artunç Kocabalkan, Deutsche Bank Küresel Makro Başkan Yardımcısı Ozan Tarman ile bugün Londra saatiyle 15.00’te yeniden buluşuyor. Haziranda başlayan küresel piyasa tartışması, bu kez faizler, Fransa, yapay zekâ, altın, gelişen piyasalar ve savaşın ekonomik maliyeti üzerinden devam edecek.
29 Haziran’da Deutsche Bank’ın Londra merkezinde gerçekleştirdiğimiz röportajda küresel fonların nasıl düşündüğünü, yapay zekâ rallisinin arkasındaki sermaye hareketlerini, petrolün neden 150–200 dolara yükselmediğini ve merkez bankalarının piyasa beklentilerini nasıl yönlendirdiğini konuşmuştuk.
Bugün aynı tartışmanın çok daha karmaşık bir aşamasındayız.
ABD hisse senetleri rekor seviyelere yakın kalırken ABD 10 yıllık tahvil faizi geçen hafta %5,35’e kadar yükseldi. Fransa’nın mali görünümü Avrupa tahvil ve kredi piyasalarının merkezine yerleşti. Petrol ve jeopolitik gelişmeler, enflasyon beklentileri üzerinden faiz piyasalarını etkiliyor.
Ozan Tarman’ın 5–9 Ekim tarihli piyasa notlarında öne çıkan ifade, bu ayrışmayı özetliyor: Birbirine kavuşmayan iki ayrı dünya.
Peki hisse senetleri ile tahvil piyasası birbirinden bu kadar farklı gelecekler fiyatlarken yatırımcı hangi sinyale güvenmeli?
Eylül–Mart faiz eğrisi dikleşme pozisyonlarının yarattığı zararlar, piyasada yeni bir tartışma başlattı.
Kısa vadeli işlemlere yoğunlaşan hedge fon ekipleri, tahvil satışlarının ardından faizlerde geri çekilme beklerken deneyimli makro yatırımcıların bir bölümü uzun vadeli faizlerin daha da yükselebileceğini düşünüyor.
Bu ayrışmanın merkezinde ABD’nin kamu finansmanı, yapay zekâ yatırımlarının sermaye ihtiyacı ve enflasyon bulunuyor.
Fransa’nın bütçe ve borçlanma sorunları, Avrupa’nın finansal istikrar araçlarını yeniden gündeme getirdi.
Avrupa Merkez Bankasının Transmission Protection Instrument (TPI) mekanizması, piyasalardaki düzensiz ayrışmaları sınırlamak amacıyla tasarlandı.
Ancak TPI’nin varlığı, otomatik müdahale anlamına gelmiyor. Fransa tahvil piyasasındaki gerilimin hangi noktada Avrupa çapında bir kredi sorununa dönüşebileceği tartışılacak.
Ozan’ın Toronto’daki yatırımcı toplantılarından aktardığı eğilimlerden biri, EUR/USD’nin 1,09 seviyesine gerilemesi yönündeki beklentiydi.
Bugünkü yayında bu görüşün arkasındaki Fransa riski, ABD faiz avantajı ve küresel dolar talebini değerlendireceğiz.
Teknoloji hisseleri ve altın aynı dönemde güçlü performans gösterebiliyor.
Bir tarafta yapay zekânın verimlilik ve kâr büyümesi potansiyeli, diğer tarafta kamu borçları ve paranın satın alma gücüne yönelik kaygılar var.
Yatırımcıların iki farklı gerekçeyle aynı anda hisse senedi ve altın alması, bugünün en ilginç piyasa çelişkilerinden biri.
Tahvil faizlerindeki yükselişin şirketlerin finansman maliyetlerine ve kredi spreadlerine nasıl yansıdığı, piyasanın dayanıklılığı açısından belirleyici.
Özellikle veri merkezi yatırımları, yapay zekâ şirketlerinin gelir beklentileri ve kredi standartları bu tartışmanın önemli parçaları.
Ozan’ın son değerlendirmelerinde Brezilya ve Latin Amerika’ya yönelik olumlu yaklaşımı dikkat çekiyor.
Ancak Latin Amerika’nın yüksek faiz ve değerleme avantajları ile Asya’nın teknoloji, ihracat ve para birimi dinamikleri birbirinden farklı.
Türkiye açısından da temel soru aynı: Yüksek faizle sağlanan carry getirisi ne kadar sürdürülebilir ve uzun vadeli tahvil riski alınmalı mı?
Deutsche Bank’ın ABD hisse senedi stratejisti Binky Chadha’nın görüşleri ve ABD şirket bilançoları da gündemde.
Güçlü şirket kârları, yüksek tahvil faizlerine rağmen hisse senetlerini desteklemeye devam edebilir mi?
İran, Hürmüz, Rusya–Ukrayna enerji ateşkesi tartışmaları ve ABD yönetiminin açıklamaları petrol fiyatlarını doğrudan etkiliyor.
Kevin Warsh’ın Fed politikaları üzerindeki yaklaşımıyla birlikte, jeopolitik kararların para politikasını nasıl zorlaştırdığı da konuşulacak.
Yayının sonunda Ozan Tarman’ın kitabı ve Shoulder to Shoulder üzerine de konuşacağız.
Finans piyasalarının rekabetçi dünyasından dayanışmaya, birlikte çalışmaya ve insani ilişkilere uzanan bu bölüm, sohbetin kişisel tarafını oluşturacak.
Dr. Artunç Kocabalkan ile Ozan Tarman, bugün saat 15.00 Londra / 17.00 Türkiye’de Ekonomist TV’de canlı yayında.
Bu yayın yatırım tavsiyesi değil, küresel ekonomik gelişmelere ilişkin eğitim ve bilgilendirme amaçlı bir değerlendirmedir.