
Fiba Portföy’ün 6-10 Temmuz 2026 haftasına ilişkin Nitelikli Yatırımcı Fon Performans Bülteni‘nde, DXY dolar endeksindeki zayıflamanın etkisiyle küresel piyasalarda risk iştahı yeniden güç kazandı. ABD ve Avrupa borsaları haftayı yükselişle tamamlarken, İran ile ABD arasında sağlanan geçici ateşkesin etkisiyle petrol fiyatları çatışma öncesi seviyelere geriledi. Bu görünüm altın fiyatlarını desteklerken, para piyasası serbest fonları istikrarlı pozitif getirisini korudu. Buna karşın Borsa İstanbul’daki dalgalı seyir hisse senedi serbest fonları ve değişken fonların haftayı sınırlı kayıplarla tamamlamasına neden oldu.
Haftalık performanslara göre 100.000 TL’lik yatırımın ulaştığı seviyeler şöyle gerçekleşti:
Haftanın en yüksek getirisini, ons altındaki yükselişten destek alan FIB Altın Fonu sağlarken, FSF Para Piyasası Serbest (TL) Fonu düşük riskli yapısıyla istikrarlı getirisini sürdürdü.
Fiba Portföy’ün haftalık değerlendirmesinde öne çıkan fonlar şu şekilde sıralandı:
Fiba Portföy değerlendirmesine göre geçtiğimiz hafta DXY dolar endeksindeki zayıflama riskli varlıklara destek sağladı. ABD borsaları haftayı %1,76-%2,12 aralığında yükselişlerle tamamlarken, Avrupa borsalarında da pozitif görünüm devam etti. Petrol fiyatları İran ile ABD arasında sağlanan geçici ateşkesin ardından savaş öncesi seviyelerine gerilerken, gelişmekte olan ülke para birimleri dolar karşısında değer kazandı.
Bununla birlikte Fed’in yıl sonuna kadar bir faiz artışı gerçekleştirme olasılığı piyasalar tarafından yüksek seviyede fiyatlanmayı sürdürüyor. Önümüzdeki hafta açıklanacak Fed tutanakları ve ABD makroekonomik verileri küresel piyasaların yönü açısından belirleyici olacak. Fiba Portföy, yurt dışı hisse senedi fonlarında yaşanabilecek yükselişlerin kısa vadede kademeli kâr realizasyonu fırsatı olarak değerlendirilebileceğini öngörüyor.
Raporda ons altının haftayı %2,53 yükselişle 4.180 dolar, gümüşün ise %5,92 yükselişle tamamladığı belirtiliyor. Dolar endeksindeki geri çekilme sonrasında değerli metaller güçlü tepki yükselişi gösterirken, orta vadede doların yeniden güçlenmesi halinde altın ve gümüş üzerinde baskının devam edebileceği değerlendiriliyor.
Teknik görünümde 4.100 dolar seviyesi ons altın için kritik destek konumunu koruyor. Bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece 4.340 dolar seviyesine kadar kademeli tepki yükselişlerinin devam edebileceği öngörülüyor. Buna karşın 4.100 doların altındaki kapanışlarda 3.800 dolar seviyelerine doğru yeni bir düzeltme riski bulunduğu ifade ediliyor.
BIST 100 endeksi haftayı %1,01 yükselişle 14.417 puanda tamamlarken, bankacılık endeksi %3,69 gerileyerek negatif ayrıştı. Buna karşılık sanayi endeksi %2,39 yükseliş kaydetti.
Fiba Portföy, ikinci çeyrek bilanço döneminin başlamasıyla birlikte endeksten ziyade hisse bazlı hareketlerin ön plana çıkmasını bekliyor. Petrol fiyatlarındaki gerilemenin sürmesi ve enflasyondaki olumlu görünümün TCMB’nin faiz indirim beklentilerini yeniden destekleyebileceği belirtilirken, olası geri çekilmelerin hisse ağırlıklı fonlar açısından alım fırsatı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Fiba Portföy’ün model portföylerinde yıllık performans görünümü şu şekilde gerçekleşti:
Portföy dağılımlarında temkinli ve dengeli stratejilerde FSF Para Piyasası Serbest (TL) Fonu düşük riskli ana varlık olarak öne çıkarken, risk seviyesi yükseldikçe hisse senedi serbest fonlarının ağırlığı artıyor. Atak Portföy’de FSG Birinci Hisse Senedi Serbest Fon %35, Agresif Portföy’de ise %45 pay ile en yüksek ağırlığa sahip fon olarak dikkat çekiyor. Altın Fonu ise tüm model portföylerde çeşitlendirme amacıyla yer almayı sürdürüyor.
Fiba Portföy’e göre önümüzdeki dönemde Fed’in faiz patikasına ilişkin beklentiler, dolar endeksindeki hareketler, altın fiyatlarının teknik görünümü ve ikinci çeyrek bilanço sezonu fon performansları üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. Para piyasası serbest fonları, istikrarlı getiri arayan nitelikli yatırımcılar için güvenli alternatif olmayı sürdürürken, Altın Fonu kısa vadede yükseliş potansiyelini koruyor. Hisse senedi serbest fonlarında ise bilanço dönemine bağlı olarak hisse bazlı seçiciliğin ön plana çıkması bekleniyor.