
Borsa İstanbul son bir ayda yatırımcılara önemli bir nefes aldırdı.
22 Mayıs’ta 12.966 puana kadar gerileyen BIST 100, sadece birkaç hafta içinde 14.827 puana yükselerek yaklaşık %14,4’lük bir toparlanma gerçekleştirdi.
Ancak piyasaların asıl sorusu artık yükselişin gerçekleşip gerçekleşmediği değil.
Asıl soru:
Bu hareket yeni bir boğa piyasasının başlangıcı mı, yoksa ayı piyasası içinde yaşanan klasik bir tepki rallisi mi?
Bu sorunun cevabı büyük ölçüde önümüzdeki hafta verilecek.
Uzun süredir teknik analiz yapan yatırımcıların dikkat ettiği seviyelerden biri olan 14.879 puan direnci cuma günü neredeyse nokta atışı çalıştı.
Endeks gün içinde 14.876 seviyesine kadar yükseldi ve satışlarla karşılaştı.
Bu durum teknik analizde sık görülen bir davranış.
Piyasa önemli bir direnç bölgesine ulaştığında:
Şimdi aynı süreç yaşanıyor.
14.879 aşılabilirse gözler doğrudan 11 Mayıs zirvesi olan 15.205 puana çevrilecek.
Bu seviyenin de geçilmesi halinde teknik görünüm önemli ölçüde güçlenecek.
Son haftalarda dikkat çeken gelişmelerden biri yabancı yatırımcı ilgisinin yeniden canlanması.
TCMB’nin rezerv birikimi sürüyor.
Kur oynaklığı azalıyor.
CDS göstergeleri geçen yılın zirvelerinden belirgin şekilde aşağıda bulunuyor.
Bunun yanında piyasa artık yılın ikinci yarısında kontrollü faiz indirimlerini fiyatlamaya başladı.
Yabancı yatırımcı açısından bakıldığında:
Türkiye artık “yüksek riskli kriz hikâyesi” değil,
“yüksek faiz – kontrollü normalleşme” hikâyesi olarak görülmeye başlıyor.
Bu değişim BIST için önemli bir destek unsuru.
Tam bu noktada küresel tarafta yeni bir risk ortaya çıkıyor.
Wall Street’in son dönemde fiyatladığı ana tema:
Kevin Warsh dönemi.
ABD piyasalarında giderek daha fazla yatırımcı, Fed’in gelecekte daha şahin bir çizgiye kayabileceğini düşünüyor.
Bu beklenti:
Son günlerde Financial Times, Bloomberg ve CNBC’de öne çıkan ortak tema da bu.
Eğer ABD 10 yıllık tahvil faizi yeniden %4,50’nin üzerine yerleşirse gelişen ülke piyasalarındaki risk iştahı baskı görebilir.
Bu nedenle BIST’in önündeki mücadele yalnızca iç dinamiklerle sınırlı değil.
Teknik açıdan yükseliş senaryosunun bozulduğu yer oldukça net.
14.375 altında gerçekleşecek günlük kapanışlar yükseliş momentumunu ciddi şekilde zayıflatacaktır.
Bu durumda:
seviyeleri yeniden gündeme gelebilir.
Bu nedenle kısa vadeli yatırımcılar açısından asıl savunma hattı 14.375 olarak öne çıkıyor.
Son bir ayda Borsa İstanbul’un verdiği mesaj oldukça net:
“Satıcılar artık eskisi kadar güçlü değil.”
Fakat alıcıların da yeni bir trend başlatacak kadar güçlü olup olmadığı henüz kesinleşmiş değil.
Önümüzdeki hafta:
sorularının cevabı alınacak.
BIST 100 artık yön arayan bir piyasa değil.
Yönünü seçmek üzere olan bir piyasa.
Ve bu nedenle önümüzdeki hafta, son ayların en kritik haftalarından biri olabilir.
Piyasa mayıs diplerinden güçlü bir toparlanma yaşadı.
Ancak teknik olarak artık “kolay para” bölgesi geride kaldı.
14.879–15.205 bandı aşılırsa yabancı girişleri ve faiz indirimi beklentileriyle birlikte yeni bir yükseliş dalgası başlayabilir.
Fakat bu bölge geçilemez ve küresel faiz baskısı yeniden güçlenirse, son bir ayın rallisi yalnızca etkileyici bir tepki hareketi olarak kalabilir.
Önümüzdeki hafta yalnızca yeni bir zirvenin değil, 2026’nın geri kalanının hikâyesinin de yazılacağı hafta olabilir.