
Bank of Japan bu hafta tarihi bir adım attı.
Faizler 1995’ten bu yana ilk kez %1 seviyesine çıkarıldı.
Normal şartlarda bu kararın Japon Yeni’ni ciddi şekilde güçlendirmesi beklenirdi. Çünkü son yıllarda Yen’deki zayıflığın en önemli nedeni Japonya’nın sıfıra yakın faiz politikasıydı.
Fakat piyasa farklı düşünüyor.
BOJ kararı sonrası USDJPY 160 civarında kalmaya devam etti. EURJPY ise 185 bölgesinin üzerinde tutunmayı başardı. Financial Times’ın dikkat çektiği nokta da tam olarak bu: Japonya faiz artırıyor ama Yen hâlâ güçlenemiyor.
Bu durum aslında küresel piyasalardaki çok daha büyük bir hikâyeye işaret ediyor.
Perakende yatırımcı verilerine baktığımızda tablo son derece dikkat çekici.
USDJPY işlemlerinde yatırımcıların yaklaşık dörtte üçü short tarafta.
EURJPY’de ise short oranı bazı platformlarda %80’in üzerine çıkmış durumda.
Yani piyasanın önemli bir bölümü Yen’in güçleneceğine, dolar ve euronun Yen karşısında değer kaybedeceğine inanıyor.
Ancak fiyat hareketi bu görüşü henüz doğrulamıyor.
İşte tam bu noktada profesyonel para ile bireysel yatırımcı arasındaki ayrım ortaya çıkıyor.
JPMorgan’ın 2026 görünümünde dikkat çektiği konu, Yen’in hâlâ küresel fonlama para birimi olmayı sürdürmesi.
Faiz %1’e yükselmiş olsa da ABD faizleri ile Japon faizleri arasındaki fark hâlâ son derece yüksek.
Bu nedenle yatırımcılar düşük maliyetli Yen borçlanıp daha yüksek getirili varlıklara yatırım yapmaya devam ediyor.
Carry trade tamamen bitmiş değil.
Hatta birçok makro fon, Japonya’nın faiz artırımlarının yavaş ilerleyeceğini ve faiz farkının uzun süre korunacağını düşünüyor.
Bu nedenle BOJ’un faiz artırması tek başına Yen rallisi yaratmaya yetmeyebilir.
Reuters’ın son analizlerinde dikkat çektiği konu çok net.
Japon yetkililer son aylarda Yen’i desteklemek için yaklaşık 11.7 trilyon Yen büyüklüğünde müdahale yapmak zorunda kaldılar.
Buna rağmen USDJPY yeniden 160 seviyesine ulaştı.
Bu bize piyasanın temel olarak hâlâ dolar lehine pozisyonlandığını gösteriyor.
Yani BOJ’un attığı adımlar kur üzerinde beklenen etkiyi yaratmakta zorlanıyor.
Financial Times’ın analizlerinde öne çıkan konu ise beklentiler.
Piyasa zaten bu faiz artırımını haftalardır fiyatlıyordu.
Dolayısıyla gerçekleşen karar yeni bir bilgi üretmedi.
Asıl soru şu:
BOJ bundan sonra ne kadar agresif olacak?
Eğer yıl sonuna kadar %1.25 ve üzerine giden yeni faiz artırımları gelirse Yen nihayet ciddi şekilde güçlenebilir.
Ancak BOJ temkinli kalırsa piyasalar yeniden carry trade işlemlerine yönelebilir.
Bana göre burada piyasanın gözden kaçırdığı iki önemli unsur var.
Birincisi;
Herkes aynı tarafta.
Perakende yatırımcıların çok büyük kısmı USDJPY ve EURJPY short pozisyonunda.
İkincisi;
Fiyat hâlâ düşmüyor.
Bu ikisi aynı anda gerçekleşiyorsa dikkatli olmak gerekir.
Çünkü piyasalar genellikle en fazla insanın beklediği senaryoyu değil, en fazla insanı zarara uğratacak senaryoyu seçer.
Bu nedenle USDJPY’nin 160 seviyesinin üzerinde kalmaya devam etmesi durumunda yeni bir short squeeze ihtimali göz ardı edilmemeli.
Eğer 160-162 bölgesi yukarı kırılırsa piyasa yeniden Japonya’nın müdahale edip etmeyeceğini konuşmaya başlayacak.
Eğer BOJ beklenenden daha şahin bir çizgiye geçerse bu kez yıllardır süren carry trade düzeninin ciddi şekilde sarsıldığına şahit olabiliriz.
Şimdilik tablo net:
BOJ faiz artırdı.
Yen güçlenmedi.
Kalabalık short tarafta.
Ve bu yüzden piyasanın en tehlikeli işlemi belki de herkesin en emin olduğu işlem olabilir.