
Wall Street Journal’a göre bölgesel arabulucular, ABD ve İsrail’in olası yeni operasyonlarını önlemek amacıyla İran ile Batı arasında son dakika diplomasi trafiği yürütüyor.
Jerusalem Post, Pakistan’ın da Washington ile Tahran arasında köprü kurmaya çalıştığını ve bu kapsamda diplomatik temaslarını artırdığını aktarıyor.
CBS News ve Axios’un haberlerine göre Washington’da askeri seçenekler yeniden masada. Başkan Donald Trump’ın üst düzey güvenlik danışmanlarıyla İran dosyasını değerlendirdiği ve yeni operasyon senaryolarının ele alındığı belirtiliyor. İran’a yakın
Tasnim Haber Ajansı ise savaş sona ermeden müzakerelerde ilerleme sağlanmasının mümkün olmadığını savunuyor.
Jerusalem Post’un analizine göre İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun kontrol ettiği geniş ekonomik ağ, yaptırımların etkisini azaltarak ülkenin nükleer programına finansman sağlamaya devam ediyor. Haberde ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinden kurmaya çalıştığı ekonomik baskının beklenen sonucu vermemesinin temel nedenlerinden birinin bu alternatif finansman mekanizmaları olduğu vurgulanıyor.
Euractiv’e konuşan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı’nın güvenliği konusunda ABD’nin sahip olmadığı bazı operasyonel kabiliyetlere sahip olduğunu söyledi. Reuters ise Fransa’nın Birleşmiş Milletler’de Hürmüz güvenliğine yönelik yeni bir karar tasarısı hazırladığını, ABD girişiminin ise diplomatik engellerle karşılaştığını aktarıyor.
The Hill’in haberine göre bazı Amerikan yetkilileri enerji arz güvenliği tartışmalarında Grönland’ın stratejik öneminin arttığını düşünüyor. Yetkililer, yeni enerji koridorlarının Hürmüz’e bağımlılığı azaltabileceğini savunuyor.
Kyiv Independent, NATO içinde Ukrayna’ya verilen desteğin daha dengeli paylaşılması için yeni çalışmalar yürütüldüğünü yazıyor. Avrupa ülkelerinin savunma yükünü artırması hedefleniyor.
Wall Street Journal’a göre İran krizinin küresel gündemi işgal etmesi, Ukrayna’ya diplomatik açıdan beklenmedik avantajlar sağladı. Kiev yönetimi, değişen jeopolitik dengeleri yeni askeri ve ekonomik destek paketleri için kullanmaya çalışıyor.
Telegraph’ın haberine göre İngiltere’nin mevcut insansız hava aracı stokları yüksek yoğunluklu bir savaş ortamında yalnızca yaklaşık bir hafta yetecek düzeyde. Bu durum Avrupa savunma kapasitesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Jerusalem Post ise İsrailli savunma şirketi Elbit ile Alman denizaltı üreticisi TKMS arasında yeni bir iş birliği anlaşmasının imzalandığını aktarıyor. Anlaşma Avrupa savunma sanayisindeki entegrasyonu güçlendirmeyi amaçlıyor.
Euractiv’e göre Avrupa Birliği, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları tartışmaları nedeniyle Türkiye ile yeni bir diplomatik sınamayla karşı karşıya bulunuyor. Enerji güvenliği ve deniz taşımacılığı konuları AB gündeminde üst sıralarda yer alıyor.
South China Morning Post, Hindistan’ın 9 milyar dolarlık yeni ada limanı projesinin Çin’in enerji ve ticaret güvenliğinde kritik öneme sahip Malakka Boğazı bağımlılığını daha görünür hale getirdiğini yazıyor. Aynı yayın, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Hindistan ziyaretinde Xi Jinping–Trump görüşmesi hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunmasının beklendiğini aktarıyor.
Japan Times’a göre Çin, Japonya’ya karşı nadir toprak elementleri konusunda baskıyı artırıyor. Bu durum iki ülke arasındaki 2010 krizini hatırlatan yeni bir ekonomik gerilim yaratıyor.
South China Morning Post’ta yayımlanan analizde Washington ile Pekin’in stratejik rekabet sürerken doğrudan çatışmadan kaçınabilecek yeni bir denge mekanizması oluşturmasının mümkün olduğu değerlendiriliyor. Buna karşın Japonya merkezli kaynaklar Trump ile Tayvan lideri Lai Ching-te arasında planlanan bir görüşmenin henüz gündemde olmadığını belirtiyor.
Nikkei Asia’ya göre Pakistan, ülkenin önemli bakır ve altın rezervlerinin bulunduğu bölgeleri korumak amacıyla paramiliter birlikler konuşlandırmaya hazırlanıyor. Aynı yayın, Japonya’nın uluslararası fentanil kaçakçılığı güzergâhlarında yeni bir transit nokta haline geldiğine yönelik Amerikan güvenlik değerlendirmelerine yer veriyor.
Financial Times’ın analizine göre Washington yönetimi aynı anda birden fazla büyük jeopolitik krizle mücadele etmek zorunda kalabileceği bir döneme giriyor. Gazete, Trump’ın son dönemdeki önleyici müdahale stratejilerinin küreselleşme sonrası düzen açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor.
Financial Times’a göre çok sayıda Avrupalı otomobil markası üretim maliyetleri ve tedarik avantajları nedeniyle Çin merkezli üretime daha fazla yöneliyor. Bu eğilim Avrupa sanayisinin rekabet gücü tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor.
Euractiv, Avrupa Birliği ile Meksika arasında güncellenmiş ticaret anlaşmasının imzalandığını bildiriyor. Anlaşma, Trump yönetiminin ticaret politikalarına karşı ekonomik alternatifler oluşturma çabasının parçası olarak görülüyor.
Telegraph’a göre yeni AB sınır kontrollerinin yürürlüğe girmesiyle Dover Limanı’nda uzun araç kuyrukları oluştu. İş dünyası uygulamanın lojistik maliyetleri artırabileceği konusunda uyarıyor.
South China Morning Post, Vladimir Putin’in Çin ziyaretinden yeni boru hattı anlaşması olmadan döndüğünü yazıyor. Hürmüz Boğazı krizi yaşanırken bile Pekin’in enerji tedarik stratejisinde temkinli hareket ettiği görülüyor.
Nikkei Asia’ya göre Güneydoğu Asya ülkeleri biyoyakıt üretimi için daha fazla tarımsal ürün kullanıyor. Bu durum hem gıda arzını hem de ihracat kapasitesini baskılayabilir.
Bloomberg, Endonezya’nın emtia ticareti ve işleme sanayilerinde küresel oyuncularla rekabet edecek yeni bir ekonomik model geliştirmeye çalıştığını aktarıyor.
Politico’ya konuşan sektör temsilcileri, Avrupa Birliği’nin düzenleyici yaklaşımının yapay zekâ şirketlerini ABD ve Asya’ya yönlendirdiğini savunuyor. Teknoloji yatırımlarında Avrupa’nın rekabet gücü yeniden tartışılıyor.
South China Morning Post’a göre Pekin yönetimi, göçmen işçilerin sosyal güvenlik sistemine erişimini kolaylaştırmak için hukou engellerini kaldırmaya başladı. Reformun iç tüketimi desteklemesi hedefleniyor.
Financial Times, Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın görevinden ayrıldığını bildirdi. İstifa, Trump yönetiminin dış politika ve güvenlik ekibindeki son dönemdeki en dikkat çekici gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor.
Wall Street Journal’a göre son haftadaki gelişmeler Trump’ın Cumhuriyetçi Parti üzerindeki etkisinin sınırlarını ortaya koydu. Kongre içinde farklı kanatlar arasında görüş ayrılıkları büyüyor.
Reuters, Trump yönetimindeki bazı yetkililerin oy verme makinelerinin büyük bölümünü yasaklama girişiminde bulunduğunu aktarıyor. Tartışmalar seçim güvenliği ve demokratik kurumlar üzerindeki baskıları yeniden gündeme taşıdı.
The Hill’e konuşan Temsilciler Meclisi üyesi Marjorie Taylor Greene, İran krizinin seçim takvimi üzerinde kullanılabileceğini öne sürdü. Açıklama Washington’da yoğun tartışmalara neden oldu.
Financial Times, Trump yönetiminin bazı yabancıların yeşil kart başvurularını ABD dışından yapmak zorunda kalacağı yeni bir sistem üzerinde çalıştığını yazıyor. Reuters ise vergi formlarına vatandaşlık sorusu eklenmesinin değerlendirildiğini bildiriyor.
Financial Times’a göre Hindistan’da sosyal medyada büyüyen “Hamamböceği Partisi” hareketi özellikle genç işsizler arasında dikkat çekiyor. Avustralya basını ise One Nation Partisi’nin yükselişinin ülke siyasetindeki dengeleri değiştirebileceğini belirtiyor.
Australian Financial Review’a göre son bütçe düzenlemeleri, ülkenin büyük bankalarına uzun süredir sağlanan avantajları azaltabilir. Analistler sektör kârlılıklarında yeni bir döneme girilebileceğini değerlendiriyor.
Bloomberg’in haberine göre Başkan Trump, göreve başlayan Fed Başkanı Kevin Warsh’a para politikasında bağımsız hareket etmesi yönünde mesaj verdi. Piyasalar Warsh’ın faiz politikalarına ilişkin ilk sinyalleri yakından izliyor.
Financial Times, yatırım dünyasında artık sermayeden çok enerji, kritik mineraller, su kaynakları ve stratejik hammaddelere erişimin belirleyici hale geldiğini yazıyor. Uzmanlara göre önümüzdeki yılların yatırım teması bolluktan ziyade kıtlık ekonomisi olacak.