
ABD’de iş gücü piyasası ve tüketici güvenine dair son veriler, jeopolitik gerilimlerle birleşerek piyasalarda çift yönlü bir fiyatlama yarattı. Bir tarafta savaş kaynaklı belirsizlik, diğer tarafta veri akışının henüz sert bir resesyona işaret etmemesi… Bu ikili yapı, ABD seans açılışında borsalarda güçlü bir yükseliş yaratırken altın tarafında da %2,4’lük dikkat çekici bir hareketi beraberinde getirdi.
İran–ABD hattında tansiyon yüksek kalmaya devam ederken, enerji ve tahvil piyasaları üzerinden sistemik bir kırılma ihtimali giderek daha fazla konuşuluyor.
ABD’de açıklanan iş ilanları verisi Ocak ayı için yukarı yönlü revize edilse de, üç aylık hareketli ortalamanın Şubat boyunca aşağı yönlü eğilimini sürdürmesi dikkat çekti.
Grafik açık bir şekilde şunu söylüyor:
Pandemi sonrası zirve yapan iş gücü talebi artık sistematik olarak geri çekiliyor.
Şubat itibarıyla:
→ İşsiz başına düşen açık pozisyon sayısı 0,9’a geriledi.
Bu seviye, mevcut döngünün en düşük noktalarına oldukça yakın.
Bu veri iki kritik anlama geliyor:
Ancak bu henüz “sert kırılma” değil, daha çok kontrollü bir soğuma.
Açıklanan tüketici güveni verileri son aylarda dalgalı bir seyir izliyor.
Mart verisi: 91,8 (beklenti 87,8)
Şubat: 91,2
Ocak: 84,5
İlk bakışta toparlanma var gibi görünse de, büyük resimde trend aşağı yönlü.
Özellikle 2025 ortasında 97–98 seviyelerinde olan güven endeksinin bugün 90 bandına gerilemiş olması, tüketicinin geleceğe dair temkinli olduğunu gösteriyor.
Bu da şu anlama geliyor:
→ Harcama tarafı kırılgan
→ Büyüme ivmesi risk altında
TCMB Başkan Yardımcısı Osman Cevdet Akçay’ın açıklaması iç piyasada önemli bir tartışma başlattı:
“Müdahale etmeseydik enflasyonun %200 olması işten bile değildi.”
Bu ifade, Türkiye’de uygulanan para politikasının sertliğini ve kur–enflasyon geçişkenliğinin ne kadar güçlü olduğunu net şekilde ortaya koyuyor.
Aynı dönemde dikkat çeken gelişmeler:
Bu tablo, küresel satış dalgasının Türkiye’yi de doğrudan etkilediğini gösteriyor.
İran–ABD gerilimi sadece askeri değil, doğrudan finansal sistem üzerinden okunuyor.
Öne çıkan başlıklar:
Bu, klasik “güvenli liman” algısının zayıfladığına işaret ediyor.
Aynı zamanda:
enerji ticaretinin artık farklı bir modele evrildiğini gösteriyor.
ABD seans açılışında dikkat çeken en önemli fiyatlama:
Bu normal bir piyasa davranışı değil.
Bu bize şunu söylüyor:
→ Piyasa hem risk alıyor hem hedge yapıyor
Yani yatırımcılar:
İş gücü piyasası yavaşlıyor.
Tüketici temkinli.
Jeopolitik risk büyüyor.
Ama piyasa hâlâ bunu “kontrollü süreç” olarak fiyatlıyor.
Asıl kırılma noktası ise tek bir yerde:
→ Enerji fiyatları
Eğer petrol bu seviyelerde kalıcı olursa:
Şu an piyasa hikâyeyi yazmıyor.
Sadece bekliyor.