0,00TL 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Fibayatırım
Manşet - Ekonomi

Dolar Kuru Alarm Veriyor mu?

• Dolar TL cephesinde sert kırılma beklentisi şimdilik ötelenmiş durumda, ancak risk tamamen ortadan kalkmış değil• Döviz kuru üzerindeki baskı doğrudan savaşın süresi ve petrol fiyatına bağlı hale ge...
Hülya Kocaer
Mart 30, 2026
Paylaş

• Dolar TL cephesinde sert kırılma beklentisi şimdilik ötelenmiş durumda, ancak risk tamamen ortadan kalkmış değil
• Döviz kuru üzerindeki baskı doğrudan savaşın süresi ve petrol fiyatına bağlı hale gelmiş durumda
• Merkez Bankası klasik faiz artışı yapmadan piyasayı sıkılaştırarak dengeyi korumaya çalışıyor

Küresel piyasalarda savaşın etkisi enerji fiyatları üzerinden yayılırken, Türkiye cephesinde dolar TL dengesi kritik bir eşikte kalmaya devam ediyor. Döviz kuru tarafında son haftalarda oluşan fiyatlama, ilk bakışta kırılgan bir görünüm sunsa da, verilerin detayına inildiğinde daha kontrollü bir tablo ortaya çıkıyor. Özellikle dolar bugün hangi seviyede ve nereye gidecek sorusu, artık sadece iç dinamiklerle değil, doğrudan savaşın süresi ve petrol fiyatlarının yönüyle birlikte okunuyor.

Piyasanın genel beklentisi uzun süredir aynı: dolar TL tarafında sert bir yukarı hareket ve hızlı bir değer kaybı. Ancak mevcut veriler bu beklentiyi tam olarak doğrulamıyor. Döviz kuru üzerindeki baskı devam etse de, bu baskı kontrolsüz bir kırılmaya dönüşmüş değil. Bu noktada kritik ayrım şu: dolar TL yükseliyor olabilir, ancak bu yükseliş bir “kriz hareketi” değil, daha çok yönetilen bir geçiş süreci.

Burada devreye Merkez Bankası politikası giriyor. Son dönemde Merkez Bankası açık bir faiz artışı yapmamış olsa da, piyasa faizleri ve likidite koşulları üzerinden fiili bir sıkılaşma uygulanıyor. Repo ihalelerinin durdurulması, fonlamanın gecelik kanallara kaydırılması ve likiditenin sistemden çekilmesi, döviz kuru üzerindeki baskıyı sınırlayan ana unsurlar haline gelmiş durumda. Bu da şu anlama geliyor: Merkez Bankası, dolar TL dengesini doğrudan faiz artırarak değil, likiditeyi kısarak ve piyasa koşullarını sıkılaştırarak kontrol etmeye çalışıyor.

Ancak bu politikanın sürdürülebilirliği tamamen dış şoklara bağlı. Özellikle petrol fiyatları burada belirleyici değişken haline gelmiş durumda. Çünkü Türkiye ekonomisinde döviz kuru yalnızca finansal bir değişken değil; aynı zamanda enerji ithalatı üzerinden cari dengeyi doğrudan etkileyen bir faktör. Petrol fiyatı yükseldikçe enerji faturası artıyor, bu da döviz talebini yukarı çekiyor ve dolar TL üzerinde baskı oluşturuyor.

Bu nedenle dolar bugün kaç TL sorusu tek başına anlamlı değil. Asıl soru şu: petrol nerede dengelenecek ve savaş ne kadar sürecek?

Eğer savaş kısa sürede sona ererse ve petrol fiyatları yeniden 90–100 dolar bandına gerilerse, döviz kuru üzerindeki baskı azalır ve dolar TL daha yatay bir seyir izleyebilir. Bu senaryoda Merkez Bankası’nın mevcut politika seti yeterli olur ve ek faiz artışı ihtiyacı doğmaz. Kur kontrollü şekilde değer kaybetmeye devam eder, ancak bu süreç piyasayı bozacak bir kırılmaya dönüşmez.

Ancak savaşın uzaması ve petrol fiyatlarının 110–120 dolar bandında kalıcı olması durumunda tablo tamamen değişir. Bu senaryoda enerji ithalatı hızla artar, cari açık genişler ve döviz kuru üzerindeki baskı yeniden hızlanır. Bu noktada Merkez Bankası’nın mevcut araç seti yetersiz kalabilir ve daha sert adımlar, yani doğrudan faiz artırımı gündeme gelebilir.

Dolar TL dengesini anlamak için bu nedenle klasik “kur analizi” yeterli değil. Çünkü kur artık iç dinamiklerden çok dış şoklara duyarlı hale gelmiş durumda. Özellikle enerji fiyatları, jeopolitik riskler ve küresel dolar likiditesi, döviz kuru üzerinde belirleyici rol oynuyor.

Piyasadaki bir diğer kritik hata da burada ortaya çıkıyor. Birçok yatırımcı dolar TL hareketini yalnızca iç politika veya Merkez Bankası kararları üzerinden okumaya çalışıyor.

Son veriler, TL’deki değer kaybı hızının yavaşladığını gösteriyor. Yıllık bazda kur artışının %16’dan %12 seviyelerine gerilemesi, Merkez Bankası’nın müdahalelerinin kısa vadede etkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu da dolar TL tarafında ani bir şok yerine kontrollü bir geçiş yaşandığını gösteriyor.

Ancak bu denge son derece hassas. Çünkü bu dengeyi sağlayan şey güçlü bir ekonomik temel değil, aktif politika müdahalesi. Yani sistem şu an çalışıyor, ancak dış şoklara karşı kırılgan.

Sonuç olarak dolar TL tarafında şu an için bir kriz senaryosu fiyatlanmıyor, ancak risk ortadan kalkmış da değil. Döviz kuru kontrollü bir şekilde yönetiliyor, Merkez Bankası aktif müdahalede bulunuyor ve piyasa dengesi korunuyor. Ancak bu dengenin sürdürülebilirliği tamamen savaşın süresine ve petrol fiyatlarının seyrine bağlı.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction

Günlük Yayınlara Erişin

Dr.Artunç Kocabalkan ile her gün yayınlanan piyasa yorumlarına tek günlük erişim satın alabilirsiniz. Karar anlarında ihtiyacınız olan bilgiye hızlıca ulaşın, günü kaçırmayın.
Günlük Erişim Satın Al