0,00TL 0

Sepet

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Alışverişe devam et
Fibayatırım
Dünya - Manşet

ABD’nin Küba’da Rejim Mühendisliğine Rusya’nın Cevabı

Küresel sistemde yeni bir gerilim hattı daha açılıyor. Orta Doğu’da enerji üzerinden yürüyen baskı modeli, bu kez Karayipler’de rejim mühendisliği ve güç projeksiyonu üzerinden yeniden sahneye konuyor...
Hülya Kocaer
Mart 17, 2026
Paylaş

Küresel sistemde yeni bir gerilim hattı daha açılıyor. Orta Doğu’da enerji üzerinden yürüyen baskı modeli, bu kez Karayipler’de rejim mühendisliği ve güç projeksiyonu üzerinden yeniden sahneye konuyor. ABD’nin Küba’ya yönelik hamleleri, yalnızca bölgesel bir siyasi müdahale değil; aynı zamanda büyük güç rekabetinin yeni fazına işaret ediyor.

Donald Trump’ın “Küba’yı bir şekilde alacağız” çıkışı, klasik diplomatik söylemin ötesine geçerek doğrudan rejim değişikliği sinyali verdi. Bu söylem boşlukta değil. Washington’ın yürüttüğü görüşmelerde temel hedefin Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’in görevden uzaklaştırılması olduğu artık açık şekilde konuşuluyor.

Bu noktada kritik kırılma şu: ABD ilk kez ekonomik abluka + enerji kesintisi + siyasi baskı kombinasyonunu aynı anda devreye sokmuş durumda. Venezuela petrolünün kesilmesiyle Küba’da oluşan enerji krizi, sistematik bir “zayıflat–müzakereye zorla–rejimi değiştir” stratejisinin parçası.

Rusya’nın devreye girmesi bu yüzden tesadüf değil. Moskova, Washington’ın bu hamlesini “ülkenin iç işlerine ağır müdahale” olarak tanımlarken Küba’ya açık destek sinyali verdi ve ekonomik yardım dahil çeşitli kanalları gündeme aldı.
Bu, Soğuk Savaş reflekslerinin yeniden aktive olduğunun net göstergesi.

Burada makro okuma şu:

ABD’nin yeni doktrini artık doğrudan askeri işgal değil; enerji akışını keserek, ekonomik çöküş yaratarak ve içeriden rejim değişimini tetikleyerek sonuç alma üzerine kurulu. İran’da Hürmüz, Küba’da petrol ablukası — aynı stratejinin iki farklı sahası.

Rusya ve Çin tarafı ise buna karşılık “egemenlik ve denge” hattını kuruyor. Küba desteği bu açıdan sembolik değil; ABD’nin küresel müdahale kapasitesine karşı bir kırılma noktası.

Piyasa açısından okuma daha net:

Karayipler’de oluşan bu gerilim, ilk bakışta lokal gibi görünse de aslında üç kritik kanalı tetikliyor:
enerji arz güvenliği (Venezuela–Küba hattı),
ABD dış politika risk primi,
ve doların jeopolitik araç olarak kullanımı.

Sonuç olarak tablo şu:
Küba dosyası artık sadece bir ada krizi değil. Bu, ABD’nin “rejim mühendisliği 2.0” modelini test ettiği ve Rusya’nın buna doğrudan karşı pozisyon aldığı yeni bir jeopolitik cephe.

Bu cephe büyürse, piyasa bunu “lokal kriz” değil “küresel bloklaşma sinyali” olarak fiyatlar.

2013’te Dr. Artunç Kocabalkan tarafından kurulan İFM Medya, finansal iletişim, araştırma, stratejik iletişim ve medya alanlarında entegre hizmet sunan uluslararası bir ajanstır.
destek@bsekonomi.com
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
© 2026 BS Ekonomi Tüm Hakları Saklıdır.
|
News & Media Platform, simplified
A Sound Fiction