
• Goldman Sachs petrol tahminini yükseltti; Hürmüz senaryosu piyasaları yeniden fiyatlatıyor
• Ortadoğu savaşı genişliyor: Lübnan cephesi açılırken İran “yeni cepheler” sinyali verdi
• Enerji, ticaret ve para politikası aynı anda değişiyor; küresel piyasalar yeni bir rejime giriyor
Ortadoğu’daki savaş yalnızca askeri bir kriz değil, aynı zamanda küresel ekonomi için yeni bir fiyatlama sürecini başlatmış durumda. Enerji akışlarının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı üzerindeki riskler büyürken, finans piyasaları petrol, emtia ve para politikası beklentilerini hızla yeniden ayarlıyor. Goldman Sachs’ın son güncellemesi bu değişimin ilk işareti oldu. Banka, Brent petrol için 2026 son çeyrek tahminini 66 dolardan 71 dolara yükseltti. Ancak asıl dikkat çeken senaryo farklı: Hürmüz Boğazı Mart ayı boyunca kapalı kalırsa petrol fiyatlarının 2008’de görülen 147 dolarlık tarihi zirveyi aşabileceği belirtiliyor.
Enerji piyasasında bu risk yalnızca fiyatları değil, küresel ekonomik dengeleri de etkiliyor. Banka aynı raporda küresel resesyon olasılığını yüzde 20’den yüzde 25’e çıkardı. Bu nedenle ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimi beklentisi de değişti. Haziran için öngörülen ilk faiz indirimi artık Eylül ayına ötelenmiş durumda. Enerji fiyatlarının enflasyonu yeniden yukarı çekmesi, merkez bankalarını daha uzun süre sıkı para politikası uygulamaya zorlayabilir.
Küresel piyasalarda doların yönünü gösteren dolar endeksi (DXY) ise 100 psikolojik eşiğinin hemen altında, yaklaşık 99.2 seviyesinde işlem görüyor. Fed’in faiz indirim beklentilerinin Eylül ayına ötelenmesi ve jeopolitik risklerin artması dolar talebini desteklerken, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve küresel ticaret gerilimleri doların yönünü belirleyen ana faktörler olmaya devam ediyor. Analistler, Ortadoğu’daki gelişmelerin petrol fiyatlarını yukarı taşımaya devam etmesi halinde doların güvenli liman talebiyle yeniden güç kazanabileceğini ve DXY’nin yeniden 100 seviyesinin üzerine çıkabileceğini belirtiyor.
Petrol fiyatları gün içinde sert ve geniş bir bantta hareket etti. Brent petrol işlemlerde gün içinde en yüksek yaklaşık 101,3 dolar seviyesini görürken, günün erken saatlerinde 98,6 dolar seviyesine kadar geriledi.
Küresel piyasalarda risk iştahı da zayıf seyrediyor. ABD borsalarında satış baskısı öne çıkarken oynaklık göstergesi VIX endeksi 24 seviyelerine yükselmiş durumda. Kripto para piyasasında Bitcoin yaklaşık 70.000 dolar civarında işlem görürken değerli metallerde de geri çekilme görülüyor. Altın ve gümüş fiyatları gün içinde yaklaşık yüzde 1 civarında değer kaybederken, yatırımcıların jeopolitik gelişmeler ve enerji piyasasındaki riskler nedeniyle daha temkinli pozisyon aldığı görülüyor.
Jeopolitik cephede ise gerilim daha da tırmanıyor. İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, babasının öldüğü saldırıda yaralandıktan sonra ilk yazılı açıklamasını yaptı ve “intikam” mesajı verdi. Açıklamada Hürmüz kartının kullanılmaya devam edeceği ve düşmanın kırılgan olduğu alanlarda yeni cephelerin açılacağı belirtildi. Bu mesaj enerji piyasaları açısından kritik bir uyarı olarak görülüyor çünkü Hürmüz Boğazı küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği ana arter.
Savaşın coğrafyası da genişliyor. Lübnan artık çatışmanın yeni merkezi haline gelmiş durumda. İsrail’in Beyrut ve güney Lübnan’a yönelik yoğun bombardımanı sonrası yalnızca bir hafta içinde yaklaşık 1 milyon kişinin yerinden olduğu belirtiliyor. İsrail ordusu Litani Nehri’nin kuzeyine doğru bir sivil tahliye çağrısı yaptı. Amaç güneyde sivillerden arındırılmış bir tampon bölge oluşturmak. Bu hazırlıklar kara harekâtının yakın olabileceği yorumlarına yol açıyor.
Savaşın maliyeti de hızla büyüyor. ABD’nin İran’la yürüttüğü operasyonun ilk 100 saatinde yaklaşık 3,7 milyar dolar harcadığı konuşuluyor. Pentagon verileri ise altı gün içinde toplam harcamanın 11,3 milyar dolara ulaştığını gösteriyor. Savunma bütçesinde ek kaynak ihtiyacının ortaya çıkabileceği ve toplam maliyetin 50 milyar dolara kadar çıkabileceği değerlendiriliyor. İran tarafında ise ölü sayısının 1348’e, yaralı sayısının yaklaşık 17 bin kişiye ulaştığı bildiriliyor.
Savaş yalnızca askeri alanla sınırlı kalmayabilir. İran’ın potansiyel hedef listesinde büyük Amerikan teknoloji şirketlerinin bulunduğu konuşuluyor. Amazon, Nvidia, Microsoft ve Google gibi şirketler olası siber veya altyapı saldırıları açısından risk listesine girmiş durumda. Böyle bir senaryo teknoloji hisseleri ve küresel risk iştahı üzerinde yeni bir baskı yaratabilir.
Jeopolitik gerilimle birlikte ticaret cephesinde de yeni bir dalga geliyor. ABD’nin yeniden “301. madde” kapsamında tarifelere dönmesi küresel ticaret akışlarını etkileyebilir. Bu hamle özellikle Çin ile ekonomik ilişkileri yeniden sertleştirebilir. Nitekim ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in 15–16 Mart’ta yapılması beklenen Trump–Xi görüşmesi öncesinde Çin’e giderek Çin Başbakan Yardımcısı ile görüşmesi planlanıyor. Bu diplomatik temas küresel ticaret geriliminin nasıl şekilleneceğine dair önemli bir sinyal olabilir.
Tüm bu gelişmeler tek bir noktada birleşiyor: dünya ekonomisi yeniden “enerji ve jeopolitik merkezli” bir fiyatlama dönemine giriyor. Petrol, altın ve emtia fiyatları yalnızca arz-talep dengesiyle değil, savaş riskleriyle de belirleniyor. Eğer Hürmüz Boğazı üzerindeki riskler büyür ve Lübnan cephesi kara savaşına dönüşürse enerji piyasasında yeni bir şok dalgası oluşabilir. Böyle bir senaryoda küresel piyasalarda en hızlı fiyatlanan varlıklar petrol, altın ve savunma hisseleri olurken, merkez bankalarının faiz politikaları da yeniden şekillenebilir.
Başka bir ifadeyle küresel ekonomi artık yalnızca verilerle değil, haritalarla fiyatlanıyor. Ortadoğu’daki savaşın seyri enerji piyasasından Fed politikasına kadar geniş bir alanı etkilemeye devam edecek. Bu nedenle yatırımcıların önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarını, Hürmüz Boğazı’nı ve bölgedeki askeri gelişmeleri her zamankinden daha yakından izlemesi gerekecek.