
Küresel enerji piyasasında son yılların en kritik kırılma noktalarından biri yaşanıyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının ardından Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol akışı yalnızca askeri risk nedeniyle değil, sigorta piyasasının aldığı kararlarla fiilen durma noktasına geldi.
Sigortacılar, operasyonların hemen ardından Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere yönelik savaş riski poliçelerini iptal etmeye veya ciddi şekilde yeniden fiyatlamaya başladı. Financial Times’a konuşan brokerlara göre savaş riski primleri kısa sürede %50’ye kadar artabilir ve gemi sahiplerine poliçe iptal bildirimleri gönderildi.
Bu durum yalnızca maliyet artışı değil, fiili bir transit krizi anlamına geliyor.
Hürmüz’den geçen tankerler için normal koşullarda savaş riski sigortası gemi değerinin yaklaşık %0,25’i civarında. 100 milyon dolarlık bir tanker için bu, sefer başına yaklaşık 250 bin dolar demek. Yeni fiyatlamayla bu maliyetin 375 bin dolar ve üzerine çıkması bekleniyor.
Ancak piyasada daha kritik bir gelişme yaşanıyor:
Bazı gemiler için poliçe tamamen bulunamaz hale geliyor.
Sigorta piyasası bir gemiyi sigortalamayı reddettiğinde deniz ticaretinin temel kuralı devreye giriyor:
Sigorta yoksa sefer de yok.
Bu nedenle tanker operatörleri risk almaktan kaçınarak rotalarını değiştiriyor veya beklemeye geçiyor.
Gerilimin ardından enerji lojistiğinde ilk etkiler görülmeye başladı.
• Bazı tankerler boğaza girmeden geri döndü
• Bazıları Basra Körfezi limanlarında beklemeye geçti
• Bazı armatörler transit geçişleri askıya aldı
Reuters’a göre birçok enerji şirketi ve tanker operatörü Hürmüz üzerinden petrol ve LNG sevkiyatlarını geçici olarak durdurdu.
Yunanistan denizcilik otoriteleri gemilere bölgeden uzak durma çağrısı yaparken bazı büyük taşımacılık şirketleri Körfez operasyonlarını askıya aldı.
Hürmüz Boğazı küresel enerji sisteminin en kritik chokepoint’i.
• Küresel petrol arzının yaklaşık %20’si
• Deniz yoluyla taşınan LNG’nin yaklaşık %20’si
• Günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol
bu dar geçitten geçiyor.
Alternatif boru hatları ve bypass rotaları ise yalnızca birkaç milyon varillik kapasite sağlayabiliyor. Bu nedenle Hürmüz’deki herhangi bir kesinti, enerji piyasasında anında fiyat etkisi yaratıyor.
Enerji piyasaları bu gelişmeleri hızla fiyatlamaya başladı.
Analistler, Hürmüz’deki lojistik riskin büyümesi halinde Brent petrolünün 110 dolar hatta 120 dolar seviyelerine çıkabileceğini değerlendiriyor.
Bu seviyeler yalnızca enerji fiyatlarını değil, küresel makro dengeleri de doğrudan etkiliyor:
• Havayolu şirketlerinin maliyetleri sıçrıyor
• Küresel enflasyon yeniden hızlanma riski taşıyor
• Merkez bankalarının dezenflasyon planları zorlaşıyor
Bu krizde ortaya çıkan en kritik stratejik gerçek şu:
Bir enerji chokepoint’ini kapatmak için artık mayın döşemek veya tanker batırmak gerekmiyor.
Sigorta piyasası riskin fiyatını belirlediği anda, küresel enerji akışı kendi kendine durabiliyor.
Başka bir ifadeyle:
Hürmüz Boğazı askeri olarak değil, finansal olarak kilitlenmiş durumda.
