
Uydu görüntüleri ABD’nin Bahreyn’de konuşlu 5. Filosu’na ait savaş gemilerinin limandan ayrıldığını gösteriyor
Resmî bir “çatışma başladı” açıklaması yok
Ancak zamanlama, Orta Doğu’daki artan gerilimle birlikte okunuyor
Orta Doğu’da askeri denge yeniden hassas bir faza girmiş durumda. Associated Press analizine dayanan uydu görüntüleri, Bahreyn’de konuşlu ABD 5. Filosu’na ait gemilerin limanda görünmediğini ortaya koydu. Bu, teknik olarak “tüm gemiler limandan ayrıldı” anlamına geliyor. Peki bu ne anlama gelir?
Öncelikle netleştirelim: Bu otomatik olarak savaş ilanı değildir. Ancak sıradan bir rutin hareket de değildir.
ABD 5. Filosu, Basra Körfezi, Umman Denizi ve Kızıldeniz’i kapsayan geniş bir operasyon alanında görev yapar. İran’a coğrafi olarak en yakın ABD deniz gücüdür. Limanda sabit duran savaş gemileri, özellikle balistik füze ve drone kapasitesi yüksek bir aktör karşısında savunmasız hedef hâline gelebilir. Bu nedenle “dağılarak denize açılma” hamlesi klasik bir güç koruma doktrinidir.
Bu hareket üç olasılıkla okunabilir:
Birincisi, savunma amaçlı önleyici dağılım. Eğer Washington, İran ya da İran destekli gruplardan gelebilecek bir saldırı riskini yükselmiş görüyorsa, gemileri limanda toplu hâlde bırakmak yerine açık denizde hareketli pozisyona geçirir. Bu Pearl Harbor sonrası Amerikan askeri refleksinin temel dersidir: Limanda sabit hedef olmayacaksın.
İkincisi, caydırıcılık gösterisi. Donanmanın limanı boşaltması, bölgesel aktörlere “hazırız” mesajıdır. Bu tür hamleler çoğu zaman askeri eşiğin hemen altında psikolojik denge kurmak için yapılır.
Üçüncüsü, operasyonel hazırlık. Eğer bölgede sınırlı bir askeri operasyon ihtimali varsa, gemilerin limandan çıkması lojistik ve pozisyonlama açısından zorunlu bir adımdır.
Şu aşamada resmi bir ABD açıklaması yok. Bu da gelişmenin teyitli bir savaş adımı değil, askeri pozisyon değişikliği olduğunu gösteriyor.
Finansal piyasalar açısından mesele daha kritik. Körfez hattında askeri gerilim:
• Brent ve WTI petrol fiyatlarını yukarı iter
• Sigorta maliyetlerini artırır
• Deniz taşımacılığı primlerini yükseltir
• Altın ve gümüş gibi güvenli limanlara talebi güçlendirir
• Dolar endeksinde kısa vadeli güvenli liman etkisi yaratabilir
Özellikle Basra Körfezi, küresel petrol akışının yaklaşık beşte birinin geçtiği bir boğaz hattıdır. Burada oluşacak her askeri tansiyon doğrudan enerji fiyatlamasına yansır.
Bu nedenle gelişme askeri olmaktan çok makroekonomik risk boyutuyla önemlidir.
Şu anki tablo:
Savaş yok.
Ama risk primi yükseliyor.
Caydırıcılık seviyesi artıyor.
Piyasa belirsizlik fiyatlıyor.
Pearl Harbor anıtına yapılan gönderme semboliktir. ABD askeri doktrini limanda yakalanmayı unutmaz. Fakat unutulmaması gereken başka bir şey daha var: Modern dönemde donanmalar limandan çıkıyorsa bu çoğu zaman savaşı başlatmak için değil, savaşı limanda kaybetmemek içindir.
Gelişmenin seyri, İran hattındaki diplomatik ve askeri sinyallere bağlı olacak. Eğer karşı taraftan benzer bir askeri mobilizasyon gelirse risk matrisi büyür. Gelmezse bu hamle caydırıcılık hamlesi olarak kalır.
Şu an için bu bir pozisyon değişimi.
Ama jeopolitik denklemin kırılgan olduğu bir eşikte gerçekleşmiş bir pozisyon değişimi.
